Lağım nedir, Lağım ne demek
Lağım; kökeni arapça dilinden gelmektedir.
- Bir yerleşim merkezinde pis suların akıp gitmesi için yer altında açılmış kanal, geriz.
- Düşmanın kale duvarlarını yıkmak veya düşman ordugâhına zarar vermek amacıyla, düşman siperlerine doğru yer altından açılan dar yol

"Lağım" ile ilgili cümle örnekleri
- "Eğrikapı, girmek için başlıca bir hedef olmuştu, oradan lağımlarla suru yıkmaya girişilmişti." - Y. K. Beyatlı
Tarih'teki anlamı:
Kale duvarlarında gedik açmak ya da düşman ordugâhına zarar vermek amacıyla düşman siperlerine doğru yer altından açılan dar yol.
Lağım hakkında bilgiler
Osmanlı Devleti döneminde kale, palanka ve tabya kuşatmalarında, surları çökertmek ya da gedik açmak, düşman kuvvetlerinin ordugahına zarar vermek ya da düşman tarafın açtığı lağımları patlatarak yok etmek amacıyla açılan tünellere verilen ad.
Savaşlarda bu faaliyetleri yürüten istihkam sınıfı askerlerine lağımcılar, lağımcıların bağlı bulundukları ocağa da Lağımcı Ocağı adı verilirdi.
Lağım kısaca anlamı, tanımı:
Düşman : Aralarında birbirleriyle çatışmaya varacak ölçüde anlaşmazlık olan taraflar. Birinin kötülüğünü isteyen, ondan nefret eden, ona zarar vermeye çalışan kimse, yağı, hasım, antagonist, dost karşıtı. Bir şeyin yaşamasına, barınmasına engel olan (güç, tutum vb.). Bazı şeylerden nefret eden, tiksinen kimse. Bir şeyi büyük ölçüde kullanıp tüketen kimse. Birbirleriyle savaşan devletler ve bu devletlerin asker, sivil bütün uyrukları.
Kale : Takımla oynanan bazı top oyunlarında topun sokulmasına çalışılan yer. Malatya iline bağlı ilçelerden biri. Satranç tahtasının dört köşesine dikilen, tahtanın bir tarafından diğer tarafına kadar düz olarak boş hanelerde gidebilen kale biçiminde taş. Genellikle bir düşüncenin savunulduğu, sürdürüldüğü yer. Denizli iline bağlı ilçelerden biri. Düşmanın gelmesi beklenilen yollar üzerinde, askerî önem taşıyan şehirlerde, geçit ve dar boğazlarda güvenliği sağlamak için yapılmış olan kalın duvarlı, burçlu, mazgallı yapı, kermen.
Ordu : Bir devletin silahlı kuvvetlerinin tümü. Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri. Bu topluluğun başlıca bölümlerinden her biri. Çok sayıda insan, kalabalık. Amaç, nitelik vb. yönlerden benzeyen insanların bütünü.
Zarar : Bir şeyin, bir olayın yol açtığı çıkar kaybı veya olumsuz, kötü sonuç, dokunca, ziyan, mazarrat.
Vermek : Dayamak. Hepsini herhangi bir duruma sokmak. Düşünce veya bilgi anlatan şeyleri başkalarına iletmek, bildirmek. Bırakmak veya bağışlamak. Kazandırmak, katmak. Tespit etmek. Bir şey üzerinde etki yapmak, biçimini değiştirmek. Yaymak. Üzerinde, elinde veya yakınında olan bir şeyi birisine eriştirmek, iletmek. Herhangi bir şey ortaya çıkarmak, oluşturmak. Ondan bilmek, atfetmek. Herhangi bir duruma yol açmak. Doğurmak. Kızı, kadını biriyle evlendirmek. Bitki ve ağaç, ürün üretmek. Döndürmek, çevirmek, yöneltmek. Satmak. Kök veya gövdeleri sonuna -ı (-i, -u, -ü) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek tezlik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Sahip olmasını sağlamak. Ödemek. Cinsel yönden kendisini kullandırmak. Ayırmak, harcamak.
Lağımla atmak : Bir kayayı delip içine patlayıcı maddeler koyduktan sonra bu maddeleri ateşleyerek parçalamak.
Lağım çukuru : Atık suları ve pislikleri toplamak için kazılmış kapalı kuyu, foseptik.
Lağım döşemi : Kanalizasyon.
Lağım faresi : Kuyruğu hariç 18-25 santimetre boyunda ve 200-600 gram ağırlığında, küt burunlu, kulağı ve gözü küçük, kaba tüyleri kahverengi siyah, karın bölgesi gri beyaz arası bir renkte olan, daha çok kanalizasyon sisteminde, binaların bodrum veya alt katlarında yaşayan bir tür fare.
Taban lağımı : Eğimli bir cevher yatağının tabanındaki tabakalar içinde ve cevher yatağı doğrultusuna paralel olarak sürülen lağım türü.
Lağımcılık : Lağımcının yaptığı iş.
Yerleşim : Yerleşme, iskân.
Merkez : Biçim, tarz. Bir işin yoğun olarak yapıldığı yer. Bir bölgenin veya kuruluşun yönetim yeri. Bir dairenin veya bir küre yüzeyinin her noktasından aynı uzaklıkta bulunan iç nokta, özek. Bir işin öğretildiği yer. Polis karakolu. Belirli bir yerin ortası. Bir kapalı eğrinin veya bazı çokgenlerde köşegenlerin kesişme noktası.
Altın : Üstün nitelikli, değerli. Altından yapılmış sikke. Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Bu elementten yapılmış.
Kanal : İki kıyı arasındaki dar ve derin deniz. Tahtanın liflerine dik yönde açılan kırlangıç kuyruğu biçimli girinti. Bazı bölgeleri sulamak, kurutmak amacıyla veya gemilerin işlemesine elverişli, insan eliyle açılmış su yolu. İçinden damar, sinir veya bir sıvı geçen yol. Telefon, telgraf, radyo, televizyon vb. araçlarla iletişimi sağlayan yol, hat.
Geriz : Lağım, keriz.
Duvar : Voleybolda ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma. Bir yapının yanlarını dışa karşı koruyan, iç bölümlerini birbirinden ayıran, taş, tuğla vb. gereçlerden yapılmış olan veya örülen dikey düzlem. Sonuç alınamayan yer. Engel. Bir toprak parçasını sınırlayan taş, tuğla, kerpiçten yapılmış olan engel.
Yıkmak : Birine yüklemek. Yıkımına yol açmak, mahvına sebep olmak. (-i, -e) mec. Herhangi bir suç, iş vb.ni birine yüklemek. Yük indirmek. Bir yana eğmek. Kurulu bir şeyi parçalayarak dağıtmak, bozmak, tahrip etmek. İnsan, hayvan veya ağaç devirmek.
Osmanlı : XIII. yüzyılda Osman Gazi tarafından Anadolu'da kurulan ve Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra dağılan büyük Türk imparatorluğunun uyrukları. Düşündüğünü çekinmeden, açıkça söyleyen, bulunduğu toplulukta yetki sahibi olan.
Lağım gazı : Lağım suyunun bozunmasından oluşan gazlar. Biyogaz.
Lağım giderleri : Lağımların yapımı için harcanan paraların karşılıkları sağlanılmak üzere kişilerce belediyelere ödenen katılma payı.
Lağım kaşığı : Delik açılan yerdeki pisliği çıkarmaya yarayan araç.
Lağım mili : Kayaları delmeye yarayan araç.
Lağım sineği : Lağımlarda, gübreliklerde çoğalan ve bağırsak kurtlanmalarına da yol açabilen küçük sinek. (Midesinekleri familyasındandır.)
Lağımcı : Pis su kanallarını açıp temizleyen işçi. tar. Düşman kalelerini yıkmak için lağım kazan asker. Düşman kalelerini havaya uçurmak için lağım kazan asker sınıfı.
Lağımcı ocağı : Önceleri yeniçeri örgütünde lağım kazarak kale duvarlarını havaya uçurma ile görevli, sonraları bugünkü istihkâm birliğine denk duruma getirilen ağa bölüğü.
Lağımcıbaşı : Timarlı lağımcıların komutanı.
Diğer dillerde Lağım anlamı nedir?
İngilizce'de Lağım ne demek? : n. sewer, drain, mine, gallery, shot, cloaca
Fransızca'da Lağım : égout [le]
Almanca'da Lağım : n. Kloake
Rusça'da Lağım : n. подземный ход (M), водосток (M), сток (M), фугас (M)
adj. сточный, фугасный

Bu kısımda Lağım nedir? Lağım ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Lağım tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Lağım hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.