Lay off türkçesi Lay off nedir

  • Kesmek.
  • Vazgeçmek.
  • Geçici olarak uzaklaştırmak.
  • İşten çıkarma.
  • Bir şeyi yapmaya son vermek.
  • İş çevrimlerindeki daralmaya bağlı olarak işçinin geçici veya sürekli olarak işten çıkarılması.
  • Bir kenara koymak.
  • İşten çıkarmak.
  • Ara vermek.
  • Rahat bırakmak.
  • Kovmak.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Ertelemek.
  • Geçici olarak yol vermek (işçiye).
  • Bitmek.
  • Bırakmak.

Lay off ile ilgili cümleler

English: I've apologized, so lay off, OK?
Turkish: Özür diledim, bu yüzden beni rahat bırak, tamam mı?

English: Hey, lay off.
Turkish: Rahat bıraksana.

English: I said lay off.
Turkish: İşten çıkar dedim.

Lay off ingilizcede ne demek, Lay off nerede nasıl kullanılır?

Lay : Örmek (tuğla). Yaymak. Kurmak (sofra). Sermek. Tasarlamak. Yüklemek (suç). Kaymak. Durum. Mevki. Türkü.

Off : İndirmek. Baş. Kapalı. Yanılmak. Öldürmek. Dışında. Çıkarmak. Başlangıç. Soğutmak.

Lay off pay : Geçici işsizlik parası.

Lay off rate : İşten çıkarma oranı. Belirli bir dönemde işten çıkarılan işçilerin toplam işlendirmeye oranı.

Lay off smoking : Sigarayı bırakmak.

Lay about one : Sağına soluna vurmak.

Lay a foundation : Temel atmak. Temelini atmak. Zemin yaratmak.

İngilizce Lay off Türkçe anlamı, Lay off eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lay off ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Decapitations : Boynunu vurma. Başını keserek idam etme. Dekapitasyon. Başını kesme.

Continues : İdame etmek. Uzatmak. Kalmak. Sürmek. Devam ettirmek. Sürdürmek. Devamı gelmek. Dayanmak. Uzamak.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

Interrupting : Sekte vurmak. Söze karışmak. Sözünü kesme. Kapatmak (görüntü). Söze karışma. Sözünü kesmek. Yarıda kesmek. Sekte vurma.

Carrying over : Röpor. Nakletmek (hesap). Nakli yekun. Uzatma. Borsada bir alışverişin gününü uzatma. borsada bir alışverişin gününü uzatmak için ödenen para. Nakliyekün. Gelmek. Toplam aktarma.

Bounces : Girivermek. Fırlamak. Zıplatmak. Sıçramak. Dalmak. Sekmek. Sepetlemek (argo terim). Zıplamak.

Back away : Çekilmek. Geri çekilmek. Ödün vermek. Geriye çekilmek.

Adore : Çok sevmek. Tapınmak. Bayılmak. Tapmak. Delicesine sevmek. Çılgınca sevmek.

Bend the neck : Teslim olmak.

Adjourning : Sonraya bırakma. Son vermek (oturum vs). Dağılmak. Erteleme. Geciktirmek. Sonraya bırakmak. Geçmek (bir yere).

Lay off synonyms : barge, abdicates, dismissals, gate, displacements, breaks, discharges, adjourned, barged, leave well alone, abstentions, abandon hope, be out, disemploy, ability rent, cashier, delay, decapitates, conge, bow out of, a shift in individual demand, being finished, let be, abridge, deferring, abjured, allow, a type mutual funds, dismissal from office, ability to pay approach, allows, bequeath, discharging.