League türkçesi League nedir

  • Antlaşma.
  • Lig.
  • Küme.
  • Birleşme.
  • Birlik.
  • Yaklaşık beş kilometreye eşit bir uzaklık ölçüsü.
  • İşbirliği.
  • İttifak.
  • Belirli bir amaçla bir araya gelen insanların veya milletlerin oluşturduğu grup.
  • Takımların durum ve nitelikleri göz önünde bulundurularak ayaktopu birliğince belli sayıdaki takımdan oluşturulan topluluk.
  • Futbol alanında kullanılır.
  • Birleştirmek.
  • Dernek.
  • Fersah.

League ile ilgili cümleler

English: Manchester United is one of the most successful teams in both the Premier League and England.
Turkish: Manchester United, hem Premier League'de hem de İngiltere'de en başarılı takımlardan biridir.

English: Ali's in the big leagues now.
Turkish: Ali şimdi birinci ligde.

English: He's way out of my league.
Turkish: O benim klasıma uymuyor.

English: Japan seceded from the League of Nations in 1933.
Turkish: Japonya 1933'te Milletler Cemiyetinden ayrıldı.

English: I wish I could afford to send my daughter to an Ivy League university.
Turkish: Keşke kızımı bir Ivy League üniversitesine gönderecek gücüm olsa.

League ingilizcede ne demek, League nerede nasıl kullanılır?

League cup tournament : Lig üyeleri tarafından oynanan oyunlar serisi. Lig kupa turnuvası.

League of arab states : Las. Arap birliği. Arap ülkeleri teşkilatı. Genel arap çıkarlarını desteklemek için kurulan arap ülkeleri işbirliği organizasyonu.

 

League of nations : Cemiyet-i akvam. Birleşmiş milletler'in atası (1920 - 1938). Milletler cemiyeti. Cemiyeti akvam. I. dünya savaşı'nın ardından dünya barışı ve işbirliğini sağlamak için kurulan uluslararası organizasyon.

League together : Biraraya gelmek.

Be in league with : İşbirliği içerisinde olmak. İşbirliği yapmak. Müttefiki olmak.

Seven league boots : Peri masalındaki giyenin bir adımda yedi fersah ileri gidebileceği çizmeler. Yedi fersahlık çizmeler.

American basketball league : Amerikan basketbol ligi. Abd'deki profesyonel basketbol liglerinden biri. Abl.

Major league baseball : Büyük basketbol ligi. Abd ve kanada'da profesyonel beyzbol ligi. Mlb.

American football league : Amerikan futbol ligi. Abd'deki iki profesyonel futbol liginden biri. Afl.

Anti defamation league : Adl. Irksal iftira ve karalamaya karşı çıkan ve bu bunlara karşı faaliyet gösteren örgüt. Anti iftira ligi.

İngilizce League Türkçe anlamı, League eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak League ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Concordats : Anlaşma. Sözleşme. Konkordato sözleşmesi. Konkordato. Muahede. Kilise ile devlet arasındaki anlaşma. Pakt.

Bounce up : Kimi nedenlerle hakemce durdurulan oyunu yeniden başlatırken hakemin topu eliyle yere bırakarak oyuna sokması. Hakem atışı.

Brotherhood : Biraderlik. İhvan. Efsanelerde, destanlarda ve masallarda kardeşler arasındaki yazgı birliğini ve bağını gösteren kavram, a. bk. kan kardeşliği. Beraberlik. Topluluk. Kardeşlik. Uhuvvet. Arkadaşlık. Bir kuruluşun üyeleri.

 

Backheel pass : Topukla aktarmak. Topuk pası. Topu, topuk vuruşu ile takım arkadaşına aktarmak.

Majors : Reşit kimse. Majör. Branş. Binbaşı. Yetişkin.

Adjunction : Ek. Bitiştirme. Katma. Kelime veya ifade nitelemek için kullanılan katma bitiştirme(gramer). Yeni düğüm yaratma. Bir şeye ilave.

Collegia : Yönetim komitesi. Ortak amaçları olan saygı ve karşılıklı güvenle çalışan insanlar grubu.

Ally : Müttefik. Dost. Ticaret serbestliği. Katmak. Müttefik ülke. Katılmak. Birleşmek. Arkadaş.

Confederations : Devletler birliği. Konfederasyon.

Collegiums : Cemiyet. Ortak amaçları olan saygı ve karşılıklı güvenle çalışan insanlar grubu. Yönetim komitesi. Lonca.

League synonyms : six nations, ivy league, bush league, five nations, league of iroquois, iroquois league, hockey league, cluster, centre forward, amalgamations, clumps, corporations, centre kick, bodies, baseball league, batch, attacking game, clump, cooperate, alliances, associations, assn, backheel, class, cahoot, assemblage, cohesion, centre spot, body, bloc, collaborations, fellowship, consociation.

League zıt anlamlı kelimeler, League kelime anlamı

Divide : Ayrılmak. Dağıtmak. Taksim etmek. Paylaşma, paylara ayırma. Ayırmak. Bölme. Paylaştırmak. Paylaşmak. Bölüştürmek. İkiye ayırmak.

Superior : Üst orun. Üst (rütbe). Üstün nitelikli. Üstünlük taslayan. Satırın üstüne basılmış. İlgisiz. Daha kuvvetli. Yüksek. Asil.

League ingilizce tanımı, definition of League

League kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To confederate. To unite. To unite in a league or confederacy. To cause to combine for a joint purpose. An alliance or combination of two or more nations, parties, or persons, for the accomplishment of a purpose which requires a continued course of action, as for mutual defense, or for furtherance of commercial, religious, or political interests, etc. To join in a league. A measure of length or distance, varying in different countries from about 4 to 6 English statute miles of 5,280 feet each, and used (as a land measure) chiefly on the continent of Europe, and in the Spanish parts of America. The marine league of England and the United States is equal to three marine, or geographical, miles of 6080 feet each. To combine. As, common interests will league heterogeneous elements. To combine for mutual support.