Ligant nedir, Ligant ne demek

Ligant; Biyoloji, Kimya, Veteriner alanlarında kullanılan bir sözcüktür.

Biyoloji'deki anlamı:

Bir metal iyonuna ya da bir makromoleküle bağlanan bir atom, bir grup atom ya da bir molekül. Özellikle reseptör proteinlere bağlanan haberci moleküller ve enzimlere bağlanan düzenleyici moleküller için kullanılır.

Kimya'da terim anlamı:

Katyonlarla bağ oluşturabilecek en az bir çift ortaklanmamış elektron bulunduran bir molekül veya iyon veya kompleks bir bileşikte, merkezdeki bir metal iyonu etrafındaki bir atom grubu. Örneğin [Fe(CN)6]4- ve [SiF6]2-deki ligantlar sırası ile CN- ve F- dir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Merkez atomuna bağlı olan nötr molekül veya anyonlar.

Almaç proteinlerine bağlanan haberci moleküller ve enzimlere bağlanan düzenleyici moleküller.

Ligant hakkında bilgiler

Kimyada bir ligand, merkezî bir metale bağlanan bir atom, iyon veya moleküldür. Bu bağ genelde bir veya birkaç elektron verilmesiyle oluşur, kovalent de olabilir iyonik de. Ayrıca, metal-ligand bağ değeri birden üçe kadar uzanabilir. Ligandlar genelde Lewis bazı(en) olarak sayılırlar ama ender olarak Lewis asidi ligandlar da olabilir. Metal ve metaloidler hemen her şartta bağlı olabilirler; ancak boşlukta "çıplak" metal iyonları oluşabilir. Bir kompleks oluşturan ligandlar merkez metalin reaktivitesini belirlerler. Ligand substitusyon hızı, ligandın kendi reaktivitesi ve redoks özellikleri metal-ligand oluşumundan etkilenebilir. Çoğu uygulamalı sahada, örneğin biyoinorganik kimya, tıbbi kimya ve çevre kimyasında, ligand seçimi çok önemlidir. Ligandlar çeşitli şekilde sınıflandırılırlar: yüklerine, büyüklüklerine, koordinasyon yapan atomların kimliklerine, merkez metale verilen elektron sayısına (dişlilik ve haptisite) göre.

 

Ligant anlamı, tanımı

Liga : Üç deniz mili uzunluğunda bir ölçü birimi

Ligant kapıları : Hücre zarlarında özel bir maddenin, ligandın, bağlanmasıyla açılıp kapanması kontrol edilen reseptörler ve iyon kanalları.

Ligant proteini : Bağlanma proteini.

Tek dişli ligant : Bir kompleksin merkez metal atomuna verebileceği tek bir elektron çifti olan ve koordinasyon küresinin ancak bir konumuna bağlanabilen ligant.

Koordinasyon : Eş güdüm.

Makromolekül : İçinde genellikle pek çok kere tekrarlanan atom gruplarından meydana gelmiş bir veya birçok yapısal motif bulunan molekül. Proteinler, polisakkaritler, nükleik asitier gibi molekül ağırlığı birkaç bin Dalton'dan büyük organik moleküller. Karmaşık moleküllerin tekrarlanmasıyla oluşan büyük molekül. Proteinler, polisakkaritler ve diğer doğal ve sentetik polimerlerde olduğu gibi birkaç binden milyonlara uzanan molekül ağırlığına sahip çok büyük polimerik zincir yapısına sahip bir molekül. Çok sayıda monomer birimlerin veya yapı taşlarının bir araya gelmesiyle meydana gelen protein, nükleik asit, polisakkarit gibi biyopolimerler.

Düzenleyici : Herhangi bir işi, kuruluşu gerçekleştirip düzenli sonuç alınmasını üstlenen kimse, organizatör, aranjör. Belirli sesler, çalgılar veya topluluklar için yazılmış bir eserin, başka sesler, çalgılar veya topluluklar tarafından söylenip çalınabilmesi için o eserde değişiklikler yapan kimse, aranjör. Bir makinenin görevini istenilen ölçüde tutup ayarlayabilen araç, regülatör.

 

Proteinler : Yaklaşık %50 karbon, %25 oksijen, %15 azot, %7 hidrojen ve bazen kükürt de içeren ve amino asitlerden oluşan biyopolimer madde.

Uygulamalı : Yalnız düşünce alanında kalmayıp işe dönüşen, kılgılı, kılgısal, kılgın, tatbikî, pratik, amelî, kuramsal karşıtı.

Bağlanan : Akarsuların seviyesini yükseltmek, suları toplamak veya başka yöne çevirmek için yapılan bent.

Elektron : Bütün atomlarda bulunan negatif yüke sahip temel parçacık, pozitron karşıtı.

Büyüklük : Büyük olma durumu. Ululuk. Depremde oluşan enerjinin düzeyini belirten ölçü. Büyüklere yaraşır bağışlayıcı davranış.

Kompleks : Karmaşık. Karmaşa. Vitamin ya da proteinlerin oluşturduğu bileşik. Karmaşıklık, karmaşa. Aynı ekonomik etkinliği gerçekleştiren sanayinin tesisler bütünü, kuruluşlar bütünü.

Olabilir : Gerçekleşme imkânı bulunan, olur, mümkün, kabil.

Reseptör : Almaç.

Bir çift : İki adet. Biraz, bir iki.

Uygulama : Uygulamak işi, tatbikat, tatbik, pratik. Yürütüm. Bir sanat ve bilim dalının ilkelerini düşünce alanından uygulama alanına geçirip gerçekleştirme işi, kılgı, tatbik, ameliye, pratik. Kuramsal bir bilgiyi, ilkeyi, düşünceyi herhangi bir alanda hayata tatbik etme, tatbik.

Dişlilik : Dişli olma durumu.

Merkezi : Merkezde olan, merkezi oluşturan.

Çeşitli : Çeşidi çok olan, türlü, mütenevvi.

Diğer dillerde Ligant anlamı nedir?

İngilizce'de Ligant ne demek ? : ligand