Limanlamak nedir, Limanlamak ne demek

Limanlamak; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de mecaz olarak kullanılır.

  • Gemi bir limana girip orada kalmak
  • Yatışmak, sakinleşmek.

Limanlamak anlamı, kısaca tanımı

Lima : Sabun

Liman : Gemilerin barınmalarına, yük alıp boşaltmalarına, yolcu indirip bindirmelerine yarayan doğal veya yapay sığınak.

Limanlama : Limanlamak işi veya durumu.

Sakinleşmek : Yatışmak, durgun duruma gelmek, durgunlaşmak, dinginleşmek. Sıkıntısı, öfkesi ya da heyecanı geçmek.

Sakinleşme : Sakinleşmek işi.

Yatışmak : Hızı, etkisi azalmak, aşırılığı geçmek. Yan yana, kucak kucağa yatmak. Coşku, sinir, korku vb.nin etkisi azalmak, geçmek, sakinleşmek. Ayaklanma, kargaşa sakinleşmek, durulmak.

Yatışma : Yatışmak işi.

Kalmak : Olduğu yeri ve durumu korumak, sürdürmek. Yapamamak. Eğleşmek. Bir işi belli bir noktada bırakmak, ara vermek. Belli bir gelirle geçinmek zorunda bulunmak. Sınırlanmak. Oturmak, yaşamak. Olmak, herhangi bir durumda bulunmak. İşlemez, yürümez duruma gelmek. Sınıf geçmemek. Herhangi bir durumu sürdürmek. Oyalanmak, vakit geçirmek. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e), -ıp (-ip) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Varlığını korumak, sürdürmek. Hayatını sürdürmek, yaşamak. Zaman, uzaklık veya nicelik belirtilen miktarda bulunmak. Yetinmek. Miras olarak geçmek. Bir şeyle kaplanmak, bir şeye bulanmak. İleriye atılmak, ertelenmek. Konaklamak, konmak.

 

Yatış : Yatma işi.

Kalma : Kalmak işi. Herhangi bir kimseden veya bir dönemden kalmış olan.

Sakin : Hareket etmeyen, kımıldamayan. Durgun, dingin. Sessiz. Kimseyi rahatsız etmeyen, kızgınlık göstermeyen. Huysuzluğu, rahatsızlığı azalmış veya geçmiş. Bir yerde oturan. Sakın!, Aman!. Sakin. Sessiz, kendi hâlinde.

Orada : Sözü edilen yerde. İşaret edilen görece olarak uzak yerde.

Giri : Geri taraf, kıç. Geri.

Gemi : Su üstünde yüzen, insan ve yük taşımaya yarayan büyük taşıt, sefine.

Yatı : Gidilen yerde geceyi geçirme.

Saki : İçkili toplantılarda içki dağıtan kimse.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Bir kez. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Beraber. Aynı, benzer. Bu sayı kadar olan. Ancak, yalnız. Sadece.

Diğer dillerde Liman vergisi anlamı nedir?

İngilizce'de Liman vergisi ne demek ? : harbor dues, groundage