Lopped türkçesi Lopped nedir
- Sarkıtmak.
- Kesmek.
- Asılı olmak.
- Buda.
- Kesip atmak.
- Sarkmak.
- Ucunu kesmek.
- (ağaç) budamak.
- Budamak.
- Ağacın dallarını kesmek.
Lopped ile ilgili cümleler
English: Ali flopped onto his bed and was soon fast asleep.
Turkish: Ali yatağına yığıldı ve kısa sürede hızlıca uyudu.
English: Our plan flopped.
Turkish: Planımız suya düştü.
Lopped ingilizcede ne demek, Lopped nerede nasıl kullanılır?
Clopped : Ayaklarıyla ses çıkarmak (at).
Flopped : Çöküvermek. Düşüvermek. Çırpınmak. Yığılmak. Fiyasko ile sonuçlanmak. Suya düşmek. Güme gitmek. Cup diye düşmek. Düşürmek. Başarısızlığa uğramak.
Plopped : Cup. Lap. Şıp. Cup diye ses çıkarmak. Cumburlop. Cup diye. Suya düşen ağır bir cismin çıkardığı ses. Cumburtu. Cup diye düşmek. Cumbadak.
Slopped : Ağzını şapırdatarak yemek. Sarhoş. Sıçratmak. Kafası dumanlı. Höpürdeterek içmek. Döküp saçmak. Suda yürümek. Dökmek. Çamurlu suda koşmak. Çakırkeyif.
Loppers : Çift kollu budama makası. Kollu budama makası.
Compressed floppy disk : Sıkıştırılmış disket.
Flopperoo : Suya düşme eylemi. Başarısızlığa uğrama. Cup sesi. Başarısız olma eylemi. Düşme.
Did a sloppy job : İşini zayıf yaptı. Kötü bir iş çıkardı. Gevşek bir iş yaptı.
Clopping : Ayaklarıyla ses çıkarmak (at). Atın ayaklarını sert zemine vurduğunda çıkan ses.
Compressed floppy drive : Sıkıştırılmış disket sürücü.
İngilizce Lopped Türkçe anlamı, Lopped eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Lopped ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Cuts : İncitmek. İndirmek. Oymak. Makasla kesmek. Görmemezlikten gelmek. Hadım etmek. Biçmek. Yol açmak. Eskrim, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Chipped : Yontmak. Havalandırmak (top). Ufalanmış. Çentmek. Alaya almak. Kırılmak. Takılmak. Yontulmuş. Dilimlemek.
Cut away : Kesip çıkarmak. Bağlayıcı çekim. Kesip çıkartmak (örneğin, oğluma ağaçtan dışarı uzanan dalları kesmesini rica ettim). Kesip çıkartmak. Tüymek. Film çekimi sırasında hızlıca başka bir sahneye geçmek veya başka bir şeye odaklamak (örneğin, savaş sahnesinin çekimi sırasında, askerin yaralandığı zaman yönetmen 'şimdi kesip atın!' diye bağırdı). Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir görünçlüğün kurgusunda zaman ya da akıcılık yönünden duyulan boşluğu doldurmak için kullanılan çekim.
Beetled : Kakmak. Çomak. Çakmak. Tokmaklamak. Tokmak. Dışa doğru çıkıntılandırılmış. Kınkanatlı böcek. Böcek. Dövmek. Çıkıntı yapılmış.
Block : Kapamak. Bir dağoluş dizgesinin içinde sertleşmiş, oldukça dengeli, kıvrılma devimlerine dirençli bir yer birimi. Engellemek. Küçük çocukların yapım, yaratma ve imgeleme güçlerini geliştirmeye yardımcı olmak üzere daha çok ana okullarında kullanılan ve genellikle tahtadan yapılan bir oyun aracı. Kütle. Tıkamak. Bloke etmek. Alıkoymak. Blok. Teknik ya da mantıksal nedenlerle bir birim gibi düşünülen ve işlem gören bir tutanak dizgisi, sözcük dizgisi ya da damga dizgisi, özellikle mıknatıslı kuşak üzerindeki bilginin, kuşak deviniminin başlamasıyla durması arasında, aralıksız, bir seferde okunan kesimi, bk. mantıksal tutanak, fiziksel tutanak.
Chalcocite : Bakır cevheri. Kalkosit. Pırıltılı bakır.
Drape : Kumaş. Katlamak. Kalın perde. Kumaşla süslemek. Kumaşla örtmek. Kaplamak. (kumaş ile) üstünü örtmek. Sermek. Kıvırmak. Süslemek.
Belt up : Kes sesini. Sus. Çenesini kapatmak. Emniyet kemerini takmak.
Bronze : Bronz sanat eseri. Genellikle % 1-10 kalay ve % 90-99 bakırdan oluşan alaşımlar. Bronz rengi. Bronz. Bronzlaşmak. Bronzlaştırmak. Kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Bronzdan yapılmış. Tunç.
Bag : Aşırmak. Torbalamak. Yakalamak. Kapmak (sandalye). Çuvala koymak. Çanta. Torbaya koymak. Torbalanmak. Germek.
Lopped synonyms : metallic element, blister copper, atomic number 29, peacock ore, abandon, buddha, cut back, beetle, metal, brass, blouse, amputates, jab out, drooped, draping, barge, truncating, lopping, abridge, blousing, truncates, chop off, bloused, amputate, impended, dangles, truncate, amputated, hang, amputating, be dependent, slouched, depend.
Lopped zıt anlamlı kelimeler, Lopped kelime anlamı
Empty : Anlamsız. İçini boşaltmak. Dökmek. Önemsiz. Akıtmak. Aç. Tahliye etmek. Dökülmek. İçeriksiz.
Insulator : Kalorifer. Elektrik akımını, ısıyı iletmeyen ya da çok az ileten özdek. Fincan. Yalıtıcı madde. Yalıtkan. Yalıtaç. Yalıtım işçisi. Yalıtkan madde. Yalıtıcı. Bir cismi yalıtkan yapan veya yalıtan herhangi bir madde.

Bu kısımda Lopped kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Lopped ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Lopped anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Lopped ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.