Lowed türkçesi Lowed nedir

Lowed ile ilgili cümleler

English: A sinkhole formed under the National Corvette Museum and swallowed eight cars.
Turkish: Ulusal Corvette Müzesi altında bir subatan oluştu ve sekiz arabayı yuttu.

English: After a heated discussion, a compromise was adopted. Smokers will be allowed to smoke in the smoking corner.
Turkish: Hararetli bir tartışmadan sonra,uzlaşma sağlandı.Sigara içme köşesinde sigara içenlerin sigara içmesine izin verilecek.

English: After a moment, Moustapha followed.
Turkish: Bir süre sonra Mustafa izledi.

English: A dog followed me to my school.
Turkish: Bir köpek okuluma kadar beni izledi.

English: A dog followed me to my house.
Turkish: Bir köpek beni evime kadar izledi.

Lowed ingilizcede ne demek, Lowed nerede nasıl kullanılır?

Allowed : Yetkili. İzin verilen. İzin verilmiş. İzinli. İzin verildi.

Allowed band : Bir katıdaki eksiciklerin olası erke aralığı. İzinli bant. İzinli kuşak.

Allowed him to : -yapmasına izin verdi. Ona olanak verdi. Onun – yapmasını mümkün kıldı.

Allowed the appeal : Dilekçeyi kabul etti. Önceki kararı bozdu. Mahkeme kararına karşı itirazı kabul etti. Temyizi kabul etti.

 

Allowed time : Orta aşamada bir işçinin, belli bir işi, olağan koşullar altında ve kendini zorlamadan yapabilmesi için gereken zaman. Ölçek süre. Müsaade edilen süre. Müsaade edilen zaman. Zaman ayırmak.

Allowed transition : İzinli geçiş.

Bellowed : Kükreme. Böğürmek. Böğürtü. Kükremek. Feryat. Bağırış. Körük. Öğürmek. Bağırmak. Feryat etmek.

Disallowed : İzin verilmeyen. İnkar etmek. Reddetmek. Menetmek. İzin vermemek. İptal etmek. Saymamak.

Allowed traffic load : Müsaade edilen trafik yükü.

Editingallowed : Düzenlemeiznivar.

İngilizce Lowed Türkçe anlamı, Lowed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lowed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abortions : Çocuk düşürme. Akamet. Kürtaj. Başarısızlık. Düşürme (çocuk). Alma (çocuk). Düşürtme (dölütü). Bebek aldırma. Alma (dölütü).

Contemptible : Aşağılık. Hor. Adi. Rezil. Alçakça.

Contracted : Büzülmüş. Büzük. Büzülen. Kısalmış. Kısaltılmış. Sözleşmeli. Pazarlığı edilmiş. Kasılmış. Sınırlı.

Blackguard : Küfretmek. Hergele. Edepsiz kimse. Küfürbaz. Alçak herif. Terbiyesiz. İt. Hain. Sövüp saymak.

Grunted : Hırlamak. Domuz gibi ses çıkarmak. Sızlanmak. Hırıldamak. Oflayıp puflamak. Homurdanmak. Domuz gibi homurdanmak. Hırıltı. Homurtu.

Dashes : Fırlamak. Kesik çizgiler. Atmak. Çarpmak. Dolaştırmak. Sıçratmak. Cesaretini kırmak. Düş kırıklığina uğratmak. Karalamak. Fışkırtmak.

Caitiffs : Alçak kimse. Korkak. Bayağı. Aşağılık. Aşağılık kimse.

Derate : Vergi indirimi yapmak. Tarifeyi indirmek (britanya). Tarifeyi düşürmek. Tarifeyi indirmek. Vergi oranını indirmek. Vergi tarifesini düşürmek.

 

Cheaps : Ucuzcu. Kalitesiz. Kıytırık. Adi. Değersiz. Aciz. Bayağı. Ucuzlatmak. Uğraşsız.

Lowed synonyms : low, drooping, fewer, littlest, mooing, cheap, subordinate, failed, abortion, few and far between, incline, cut up, inconsiderable, declaredly, bellowed, grunt, cheesier, lowings, dimes, bellow, dirt cheap, blow down, lowing, depress, displace, baggiest, come down, confounding, get down, falling, exiguous, bell, dastardly.

Lowed zıt anlamlı kelimeler, Lowed kelime anlamı

Rise : Doğmak. Kabarmak. Doğma eylemi. Görünmek. Zam. Yükseliş. Havalanmak. Şiddetlenmek. Ayyuka çıkmak. Çıkmak.

Ascend : Tırmanmak. Ziyadeleşmek. Artmak. Çıkmak (tahta). Yukarı çıkmak. Tahta çıkmak. Yükselmek. Pesten tize geçmek (müzik terimi). Çıkmak. Ağmak.

Raise : Bir araya getirmek. İnşa etmek. Yukarı kaldırmak. Büyütmek (çocuk). Toplamak. Yetiştirmek. Yükseltmek. Yükselme. Kaldırmak (yukarı). Yokuş.

Lowed antonyms : increase.