Mağal nedir, Mağal ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Koyunun kırda yatıp dinlendiği yer.

Koyunun kırda yatırılıp dinlendirilmesi.

Dinlendirilen tarlanın ayrıldığı bölümlerden her biri.

Çapa işinde kullanılan, ağzı çapadan daha dar bir çeşit araç.

Mağal tanımı, anlamı

Mağal mağal : Sessiz sessiz, bön bön, şaşkın ve üzgün (bakmak için)

Mağalcık : Muş ilinde, Karahasan bucağına bağlı bir yer.

Mağallah : Takla atma, takla.

Mağallahcı : Çabuk yürüyen.

Mağallak : Tezgâhtaki ipleri germeye ve ayırmaya yarayan araç.

Dinlendirilme : Dinlendirilmek işi.

Her biri : Ayrı ayrı hepsi.

Her bir : Sayılabilen şeylerin ayrı ayrı hepsi, beher (I).

Yatırı : Yıkılmış, kesilmiş, kuru kütük. Eğimli.

Ayrıl : Karşılaşma sırasında, yumrukoyuncularının birbirlerine kenetlenmeleri ve kendilerinden ayrılmamaları halinde orta hakemin verdiği komut. Bu durumda yumrukoyuncuları bir adım geriye açılırlar ve ancak ondan sonra vurabilirler. İki yolun ayrıldığı yer, yol kavşağı.

Yatır : Doğaüstü gücü bulunduğuna ve insanlara yardım ettiğine inanılan kimsenin mezarı.

Tarla : Tarıma elverişli olan, sınırlı ve belirli toprak parçası. Deniz hayvanlarının çok olduğu yer.

Çeşit : Aynı türden olan şeylerin bazı özelliklerle ayrılan öbeklerinden her biri, tür, nev. Türlü. Canlıların bölümlenmesinde, bireylerden oluşan, türden daha küçük birlik.

 

Bölüm : Bir bütünü oluşturan parçaların her biri, kısım. Canlıların bölümlenmesinde filumların bir araya gelmesiyle oluşan birlik. Çağ, devir. Bir okul veya üniversitenin herhangi bir bilim ve uzmanlık dalında eğitim sağlayan birimlerinden her biri, departman. Bir kuruluşun yönetim birimlerinden her biri, departman, seksiyon. Bölme işlemi sonunda elde edilen sayı.

Koyun : Geviş getirenlerden, eti, sütü, yapağısı ve derisi için yetiştirilen evcil hayvan (Ovis aries). Verilen buyruklara uyan, kendi kişiliğini gösteremeyen kimse. Kollar arası, kucak. Koruyucu, şefkatli çevre. Göğüsle giysi arası.

Yatı : Gidilen yerde geceyi geçirme.

Bölü : Bölme işlemini gösteren “/” veya “:” işaretlerinin okunuşu, taksim. Bir bayağı kesrin gösterilişinde pay ile payda arasına konulan yatay çizginin okunuşu. Böyle.

Ayrı : Başka, başka türlü. Aynı yerde kalan. Yalnız, tek başına.

Koyu : Yoğunluğundan dolayı güç akan, sulu karşıtı. Yazı karakterinin daha belirgin olarak yazılmış biçimi. Rengi açık olmayan, daha belirgin, açık karşıtı. Derin, hararetli. Aşırı (davranış, düşünce vb.).

Çapa : Tarlalarda toprağı işlemek için kullanılan ağaç veya demir saplı kazı aracı. Çapalama işi.

Diğer dillerde Magnifikasyon anlamı nedir?

İngilizce'de Magnifikasyon ne demek ? : magnification