Mahru nedir, Mahru ne demek

Mahru; İsim olarak kullanılan bir sözcüktür.

Mahru isminin anlamı, Mahru ne demek:

Ay yüzlü, yüzü ay gibi olan güzel. Mahru ismi; Farsça kökenli olup bir Kız ismidir.

Mahru ile ilgili Cümleler

  • Yabancı bir ülkede olduğunuzda, bazı şeylerden mahrum kalıyorsunuz.
  • “Nitekim allem ettiler, kallem ettiler, beni buradan mahrum etmek için her şeyi yaptılar.”
  • Ondan mahrum kalmak seni üzdü mü?
  • Suçlular sosyal haklardan mahrum edilirler.
  • Hiç kimse keyfi olarak mal ve mülkünden mahrum edilemezse o zaman adam gibi yatırım yapsınlar.
  • Hayatın zevklerinden kendinizi mahrum etmeyin.
  • Birçok çiftçi kuraklık sırasında beslenme maliyetlerinde tasarruf etmek için kendilerini stoktan mahrum bırakmak zorunda kaldılar.
  • Ve kendinizi bir şeyden mahrum etmeyin.
  • “Servet, ondan mahrum olanların ahlaklarını bozmakta büyük bir amil değil midir?”
  • Yap yap beni hayallerimden mahrum bırak bunların acısı elbet çıkacaktır senden.
  • Savaş, onları şanslarından mahrum etti.
  • En kötü yalnızlık, samimi bir dosttan mahrum olmaktır.

Mahru ile ilgili Atasözü veya Deyim

(bir şeyden) mahrum olmak : yoksun kalmak.

mahrum etmek : yoksun bırakmak.

Mahru anlamı, kısaca tanımı

Mahrugat : Arapça kökenli mahruk-at: Ateş yakmaya yarayan odun, kömür gibi yakacaklar

Mahrumiyyet : Yoksunluk, mirâsdan ~: kalıttan yoksunluk.

 

Mahrur : Hararetli, ateşli.

Mahrurlanınak : Kendini başkalarından üstün tutmak, beğenmek.

Mahrukat : Yakacak.

Mahrum : Yoksun.

Mahrumiyet : Yoksunluk.

Mahrumluk : Yoksunluk.

Mahrut : Koni.

Mahruti : Konik.

Yüzlü : Yüzü herhangi bir nitelikte olan. Şımartılmış, yüz bulmuş (kimse).

Güzel : Göze ve kulağa hoş gelen, hayranlık uyandıran, çirkin karşıtı. Güzellik kraliçesi. Görgü kurallarına uygun olan. İyi, hoş. Güzel kız ya da kadın. Okşayıcı, aldatıcı, kandırıcı. Beklenene uygun düşen ve başarı düşüncesi uyandıran. Adamakıllı, şiddetli. Hoşa giden, beğenilen, iyi, doğru bir biçimde. Soyluluk ve ahlaki üstünlük düşüncesi uyandıran. Sakin, hoş (hava). Pek iyi, doğru.

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Güze : Su kaynağı. Testi. Güzel. [Bakınız: Göze].

Gibi : -e benzer. İmişçesine, benzer biçimde. O anda, tam o sırada, hemen arkasından. -e yakışır biçimde.

Ay : Birdenbire duyulan acı, ağrı, şaşırma, ürkme veya sevinç anlatan bir söz. Dünya'nın uydusu olan gök cismi, kamer, mah, meh. Yılın on iki bölümünden her biri. Art arda gelen iki yeni ay arasında geçen süre. Bir ayın herhangi bir gününden ertesi ayın aynı gününe kadar geçen veya yaklaşık otuz gün olarak kabul edilen süre.

Diğer dillerde Mahogany anlamı nedir?

Osmanlıca Mahogany : maun