Make sure that türkçesi Make sure that nedir
- Emin olun.
- Sağlama almak.
Make sure that ile ilgili cümleler
English: I asked Tom to make sure that he didn't show up late.
Turkish: Tom'un geç kalmadığından emin olmasını istedim.
English: Ali wants to make sure that that doesn't happen again.
Turkish: Ali bunun tekrar olmayacağından emin olmak istiyor.
English: Ali wants to make sure that doesn't happen to him.
Turkish: Ali bunun ona olmayacağından emin olmak istiyor.
English: Ali told Mary to make sure that she wasn't late.
Turkish: Ali Mary'ye geç kalmadığından emin olmasını söyledi.
English: Ali told me to make sure that Mary was safe.
Turkish: Ali Mary'nin güvende olduğundan emin olmamı söyledi.
Make sure that ingilizcede ne demek, Make sure that nerede nasıl kullanılır?
Make : Hazırlamak. Yaratmak. Çeşit. Yapı. Yapmak. Olmak. Hesap etmek. Biçim. Zorlamak. -e neden olmak.
Sure : Sabit. Muhakkak. Kati. Kesin. Güvenilir. Soruşturmak. Şüphesiz. Emin. Tabii. Mutlaka.
That : Ki. -dığı. O kadar. Diye. -diği. Şu. -en. Bu kadar. Öteki. İçin.
Make sure : Garanti etmek. Emin olmak. Sağlam kazığa bağlamak. Temin etmek. Sağlama bağlamak. Bakmak. Unutmamak. Garantilemek. Garantiye almak. Emin olmak için gerekeni yapmak.
Make sure of : Kesinlikle. Sağlama almak. Doğru olup olmadığından emin olmak. Elbette. -den emin olmak. Eminim. Mutlaka. Kesinlikle bilmek. Sanırım. Emin olmak.
I am sure that : Eminim ki. Kesinlikle. Hiç şüphem yok ki.
Feel sure that : - konuda emin olmak. - konuda ikna olmuş olmak. Emin olmak.
İngilizce Make sure that Türkçe anlamı, Make sure that eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Make sure that ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Insure : Sağlamak. Sigortalama. Sigorta yapmak. Garantiye almak. Emin olmak. Temin etmek. Sigortalamak. Sigorta ettirmek. Garantilemek.
Ensured : Sigorta etmek. Temin edilmiş. Sigorta edilmiş. Emniyete alınmış. Garanti edilmiş. Sağlamak. Garantiye almak. Sağlanmış.
Battens : Tıkınmak. Sağlamlaştırmak. Şişmanlamak. Sırtından geçinmek. Semirmek. Tirizlerle.
Insuring : Temin etmek. Sigortalamak. Sigorta ettirmek. Garantiye almak. Sigorta etmek.
Entrenching : Emniyete alma. Hendek veya siper kazma. Siperlerle kuşatmak. Siper kazmak. Yerleştirmek. Yerleştirme. Sağlamlaştırma.
Assures : Temin etmek. İnandırmak. İkna etmek. Söz vermek. Temin etmek (rahatlatıcı veya ikna edici sözlerle). Sağlamak. Güven vermek. Sigorta etmek. Güvence altına almak. Garanti etmek.
Ensure : Garantilemek. Hüküm altına almak. Sağlamak. Olmasını kesinleştirmek. Kesinleştirmek. Garantiye almak. Emniyete almak. Sigorta etmek. Korumak.
Assure : Sağlamak. Temin etmek (rahatlatıcı veya ikna edici sözlerle). Güvence altına almak. Sigortalamak. Sağlamlaştırmak. Sigorta etmek. İkna etmek. Garanti etmek. Kesinleştirmek.
Batten : Tıkınmak. Semirmek. Uzun tahta. Sahne üstündeki genel ışıklama lambaları. Sahne yukarısından makaralarla indirilip çıkartılabilen genellikle iki parmak çapında çelik çubuk. bk. askı. Sağlamlaştırmak. Üst lamba dizisi. Tirizlerle donatmak veya sağlamlaştırmak. Tiriz.
Insures : Sigorta olmak. Sigortalamak. Sigorta yapmak. Temin etmek. Emin olmak. Sigorta etmek. Sağlamak. Garantiye almak. Sigorta ettirmek.
Make sure that synonyms : entrench, assuring, entrenches, battened, ensures, battening.

Bu kısımda Make sure that kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Make sure that ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Make sure that anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Make sure that ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.