Massa nedir, Massa ne demek
Massa; Anatomi, Veteriner alanlarında kullanılan bir terimdir.
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Üvendire.
Arapça kökenli misâs: Öküzleri gütmeye yarayan, ucunda küçükçe çivi bulunan, uzun sopa.
Övendire; bk. ayrıca modul.
Veterinerlikte sözlük anlamı:
Kitle, yığın, küme.
Massa ile ilgili Cümleler
- Onlar Massachusetts'de istedikleri gibi yaşayabildiler.
- Ali Boston, Massachusetts'de marangoz olarak çalıştı.
- Massachusetts'in insanları son derece kızgın.
- Tom'un davası Massachusetts'teki Boston'a taşındı.
Massa anlamı, tanımı
Massa lateralis : Birinci boyun omurunun, eklem çukurcuklarını kapsayan kesimi
Massak : Tatsız.
Massalamak : Bıçağı bilemek.
Massat : Kav yakarken kullanılan çelik eşya.
Övendire : Hayvan dürtmeye yarayan ucu bizli değnek, üvendire. [Bakınız: öğendire, övendere].
Üvendire : Çifte koşulan öküzleri yürütmek için kullanılan, ucuna nodul çakılmış uzun değnek, gönder.
Küçükçe : Biraz küçük.
Kökenli : Asıllı. Belli bir kaynaktan çıkmış olan, bir kaynağa dayanan.
Arapça : Sami dilleri ailesine giren ve Arap ülkelerinde kullanılan dil, Arabi. Bu dille yazılmış olan.
Ayrıca : Ayrı olarak, başkaca, antrparantez. Bundan başka. Ayrı bir önem verilerek.
Gütme : Gütmek işi.
Modul : Tomurcuk. Toprağı sertleşmiş, verimsizleşmiş tarla. Hasat yapılarak ekini alınmış tarla. Hayvanları dürtmek için kullanılan ucu çivili değnek ya da değneğin ucundaki çivi, nodul. At, eşek, öküzleri dürtmekte kullanılan ucu çivili değnek, üvendire. Hayvanları gütmekte kullanılan ucu çivili sopa (Erzincan Merkez). Nodul; üvendire çivisi. Mesesin ucundaki sivri demir.
Kitle : Bir yerde toplanmış, bir araya gelmiş insan topluluğu, kütle. Belirli işleviyle özellik gösteren büyük insan kalabalığı, kütle. Kist.
Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada. Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Kısık, parlak olmayan (ses). Küçük abdest.
Köken : Bir şeyin çıktığı, dayandığı temel, biçim, neden veya yer, menşe. Tulumbacı hortumlarının uç kısmındaki sarı maden sap. Bir malın üretildiği veya yapıldığı, alındığı, getirildiği yer, menşe, orijin. Soy, asıl. Kavun, karpuz, kabak vb. bitkilerin toprak üstünde yayılan dalları.
Yığın : Bir şeyin yığılmasıyla oluşturulan küme, tepe. Birçok kimsenin veya nesnenin bir araya gelmesiyle oluşan kalabalık, küme, kitle, kütle.
Modu : Hayvanları dürtmek için kullanılan ucu çivili değnek ya da değneğin ucundaki çivi, nodul.
Küçü : Dokuma tezgâhlarında arış ipliklerini açıp kapayan tarak. Gücü (dokuma aygıtında). Dokumacılıkta arış ipliklerini aralayan iplik tarak.
Yığı : Başağın taneli kısmı, taneleri. Yığı etdik, yedik. İstenildiğinde kullanılmak üzere yığınlanmış bilgi.
Köke : Su içinde çökerek taş haline gelmiş kireç ya da kum. Silisli, kumlu taş. [Bakınız: köfeke]. Çok sert, yeşile yakın renkteki toprak tabakası. Toprak tencere, güveç. Denizli ili, Acıpayam ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Isparta ili, Gelendost ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
Diğer dillerde Massa anlamı nedir?
İngilizce'de Massa ne demek ? : massa

Bu kısımda Massa nedir? Massa ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Massa tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Massa hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.