Meçik nedir, Meçik ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Davul tokmağı.

Davul çalarken tokmakla birlikte kullanılan ince çubuk.

Uzun ve geniş sakal.

Zift.

Davul çalmakta kullanılan küçük çubuk.

Teknik terim anlamı:

Av âleti olarak kullanılan ucu topuzlu değnek.

Başı topuzlu çomak, davul tokmağı.

Meçik anlamı, tanımı

Meçikli : Uğursuz kişi. Eşeğin erkeklik organı. Tütünlerin dibinde biterek onları kurutan asalak bir ot. Ağı

Meçiklü : Taun.

Birlikte : Bir arada, beraberce, hep beraber. Yanında, beraberinde. Beraber.

Topuzlu : Topuzu olan.

Çalmak : Başkasının malını gizlice almak, hırsızlık etmek, aşırmak. Bir müziği dinlemeyi sağlayan aleti çalıştırmak. Benzemek, andırmak. Bozmak, zarar vermek. Üzerine sürmek. Kumaşın bir parçasını kesmek. Vurarak ya da sürterek ses çıkartmak. Ses çıkarmak, ses vermek. Zamanı boşa harcatmak, ziyan edilmesine yol açmak. Süpürmek, temizlemek. Atmak, çarpmak, vurmak. Madeni oymak, kalemle işlemek.

Tokmak : Ağaçtan yapılmış iri çekiç. Davul vb. vurmalı çalgıları çalmakta kullanılan ve çalgının bir parçası olan araç. Dibekte dövme işi için kullanılan ağaçtan araç. Kapı kolu yerinde bulunan ve kapıyı açmaya yarayan topuz. Kapıya asılı duran ve kapıyı çalmaya yarayan, türlü biçimlerde metal parça.

 

Değnek : Elde taşınacak incelikte düzgün ağaç, sopa, çomak. Değnekle atılan dayak.

Birlik : Tek, bir olma durumu, vahdaniyet. Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen. Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması. Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk. Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet. Bir arada olma durumu, vahdet. Bölünmezliği içeren yalın bütün. En büyük değerdeki nota, dört dörtlük. Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek.

Çalar : Ayırtı.

Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada. Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Kısık, parlak olmayan (ses). Küçük abdest.

Tokma : Çok yemekten olan mide ağrısı. Tarlaları ayıran sınır sırıkları arasından arabaların geçmesi için yapılan ilkel kapı.

Geniş : Eni çok olan, enli, vâsi. Çok. Kolay kolay tasalanmayan, hoşgörülü, rahat. Bol (elbise). Kapsamı büyük, dar sınırlar içinde kalmayan, yaygın, makro. Alanı büyük olan, makro, dar karşıtı.

Sakal : Yetişkin erkeklerde yanak ve alt çenede çıkan kılların tümü. Bazı hayvanlarda çene altında bulunan kılların tümü. Gemi karinasında oluşan yosun, yapışan midye vb. yabancı madde.

Davul : Büyük ve enlice bir kasnağın iki yanına deri geçirilerek yapılan, tokmak ve değnekle çalınan çalgı. Bateri.

Çalma : Çalmak işi. Çalınmış. Hırsızlık, sirkat. Kakmalı olmayan, kalemle işlenmiş. Başa sarılan sarık. Kibrit.

Çomak : Ucu topuzlu değnek.

 

Çubuk : Körpe dal. Tütün içmek için kullanılan uzun ağızlık. Ankara iline bağlı ilçelerden biri. Değnek biçiminde ince, uzun ve sert olan şey. Ana direkler üzerine sürülen ikinci ve üçüncü direk parçası. Kumaşta düz çizgi.

Birli : Bir parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden bir tane bulunan. As (II).

Topuz : Ucu top biçiminde eski bir silah. Top biçiminde toplanmış saç. Bir şeyin elle tutulabilen çıkıntısı.

Çoma : Lor peyniri. Bekletilen sütten yayıkla çıkarılan yağ. Ağız tarafı tamamen kırılmış testi. Toparlak, yuvarlak, yumru. Yetim, öksüz.

Diğer dillerde Meckeldivertikülü anlamı nedir?

İngilizce'de Meckeldivertikülü ne demek ? : meckel’s diverticulum