Mercimektaşı nedir, Mercimektaşı ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

İçinde nümülit fosilleri çok olan taş.

Mercimektaşı tanımı, anlamı

Merc : Bahis

Merci : Başvurulacak yer ya da makam.

Mercimek : Baklagillerden, beyaz çiçekli bir tarım bitkisi (Lens culinaris). Bu bitkinin, besin değeri yüksek, ufak, kırmızı, sarı veya yeşil, yuvarlak ve yassıca tohumu, yasmık.

Taş : Kimyasal veya fiziksel durumu değişiklikler gösteren, rengini içindeki maden, tuz ve oksitlerden alan sert ve katı madde. Bu maddeden yapılmış, bu maddeden oluşmuş. Bazı yerlerde ve işlerde kullanılmak için bu maddeden özel olarak hazırlanmış malzeme. Yapı işlerinde kullanılmak için bu maddeden hazırlanmış malzeme. Mücevherlerde kullanılan yüksek değerli cevher. Dama, domino ve benzerleri oyunlarda kullanılan metal, kemik, plastik veya tahta parçalardan her biri. 7. tıp Bazı organların içinde, özellikle idrar kesesi vb.nde oluşan, türlü biçim ve hacimdeki katı madde. 8. jeol. Bazı kütlelerden kopan veya koparılan parça. 9. mec. Üstü kapalı bir biçimde söylenen iğneleyici söz. Gönü işlemekte kullanılan bir araç. [Bakınız: kayaç]. Kimyasal veya fiziksel özellikleri değişiklikler gösteren, rengini içindeki maden, tuz ve oksitlerden alan, sert ve katı madde. Çeşitli biçim ve büyüklükte her türlü kaya parçası. (Söz sanatı terimi) Kapalıca yapılan sitem veya takışma. Kimi kütlelerden kopan ya da koparılan parça. Değirmen taşı. (Bünyan Kayseri). [Bakınız: daş].

 

Nümülit : Bir hücrelilerin (Protozoa), kök ayaklılar (Rhizopoda) sınıfının, foraminiferler (Foraminifera) takımından, çaplan 19 cm kadar olabilen en büyük fosil foraminifer türlerini de içine alan bir cins. (Nummulites), Birgözeli hayvanlardan kök-ayaklılar (Rhizopoda) sınıfının foraminiferler (Foraminifera) takımından bir cins. Çapları 19 cm' ye varan en büyük taşıl foraminifer türleri bu cinse aittir.

İçinde : Süresince, zarfında. ile dolu bir biçimde. Ortamında.

Fosil : Geçmiş yer bilimi zamanlarına ilişkin hayvanların ve bitkilerin, yer kabuğu kayaçları içindeki kalıntıları veya izleri, müstehase, taşıl. Düşünce, yaşayış biçimi vb. bakımlardan çağın gerisinde kalmış kimse.

Olan : Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

Fosi : Herhangi bir şey dikmek için açılan çukur.

İçin : Amacıyla, maksadıyla. Düşüncesince, kendince, göre. Özgü, ayrılmış. Ant deyimleri yapan bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Oranla, göz önünde tutulursa. Uğruna, yoluna. -den dolayı, -den ötürü. Neden ve sonuç belirten bir söz. Hakkında. Süre belirten bir söz.

Çok : Sayı, nicelik, değer, güç, derece vb. bakımından büyük ve aşırı olan, az karşıtı. Aşırı bir biçimde.

Diğer dillerde Mercimek samanı anlamı nedir?

İngilizce'de Mercimek samanı ne demek ? : lentil straw