Merken nedir, Merken ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Küçük küp biçiminde, bakır yoğurt kabı.

Merken, toprak kap, küçük küp.

Merken tanımı, anlamı

Merk : Evlek. Yara ya da çıban yangısı. Bir kabın, borunun içindeki tortu, pas. Tarla içindeki her bir bölüm (Erzincan Merkez)

Toprak : Yer kabuğunun, toz durumuna gelmiş türlü kütle kırıntılarıyla, çürümüş organik cisimlerden oluşan ve canlılara yaşama ortamı sağlayan yüzey bölümü. Memleketli. Kara. Yer kabuğunun bu bölümünden yapılmış. Arazi, tarla. Ülke.

Yoğurt : Maya katılarak koyulaştırılmış beyaz, kıvamlı bir süt ürünü.

Biçim : Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.

Bakır : Atom numarası 29, yoğunluğu 8,95 olan, 1084 °C'ye doğru eriyen, doğada serbest veya birleşik olarak bulunan, ısı ve elektriği iyi ileten, kolay dövülür ve işlenir olduğundan eski çağlardan beri türlü işlerde kullanılan, kızıl renkli element (simgesi Cu). Bu elementten yapılmış.

 

Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada. Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Kısık, parlak olmayan (ses). Küçük abdest.

Topra : Torba.

Küçü : Dokuma tezgâhlarında arış ipliklerini açıp kapayan tarak. Gücü (dokuma aygıtında). Dokumacılıkta arış ipliklerini aralayan iplik tarak.

Biçi : Erkek çocuk.

Bakı : Özellikle dağlık yörelerde bir yamacın güneş ışınlarına, güneye veya kuzeye karşı konumunu belirleyen, bunun sonucu olarak da doğal şartlarını tespit eden durumu. Denetleme. Fal.

Kabı : Kapı.

Kap : İçi gaz, sıvı veya katı herhangi bir maddeyi alabilen oyuk nesne. Türlü şeylerin taşınması veya saklanması için kullanılan torba, kılıf, çanta, sepet, sandık vb. Kadınların giydiği kolsuz üstlük. Kapak, cilt. Kap kacak. Gövdeyi omuzların üstünden çepeçevre saracak biçimde yapılmış olan bir tür üst giysisi.

Küp : Su, pekmez, yağ ve benzerleri sıvıları veya un, buğday gibi tahılları saklamaya yarayan, geniş karınlı, dibi dar toprak kap. Sarhoş. Birbirine eşit karelerden oluşan altı yüzlü dikdörtgen, mikâp. Bu biçimindeki nesne. Bir cismin hacim hesabında kullanılan ölçü birimi. Bir sayının üçüncü kuvveti: (43)=4x4x4=64.. Saz çalgısının gövde kısmı. Darbuka. Arabaların ön ve arkasında olan iki kalın tahta. Küreğin, baltanın sap takılan yeri. Çalılık. Kesilmiş ağaç. Kısa boylu ağaç. Testi. Uzayda on iki ayrıtının tümü eş uzunlukta, yüzleri birbirine eşleşik dördüller olan altıyüzlü. nin, eş uzunluklu n sayıda kapalı aralığın çarpım kümesinden oluşan altkümesi. Üçboyutlu uzayda, tüm yüzleri kareler olan dik prizma. Adana kenti, Aladağ ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

 

Diğer dillerde Merkelhücresi anlamı nedir?

İngilizce'de Merkelhücresi ne demek ? : merkel cell