Merze nedir, Merze ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Hamur açmak için kullanılan oklava, merdane.

Renkli kadın başörtüsü.

Hamam havlusu.

Bağ, bahçe, bostan kulübesi.

Köfteye konulan, hoş kokulu, ince uzun yapraklı bir çeşit bitki.

Köy dışındaki ev, tarla ve benzerleri varlık.

Oklava.

Teknik terim anlamı:

Renkli örtü. (Emirdağ Afyonkarahisar).

Merze kısaca anlamı, tanımı

Merzenguş : Mercanköşk

Afyonkarahisar : Türkiye'nin Ege Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Hoş kokulu : Hoş kokusu olan, aromalı, aromatik.

Bağ bahçe : Bahçe, bostan vb. taşınmaz mal.

Hoş koku : Bitki özlerinden veya yağlarından elde edilen koku, aroma.

Yapraklı : Yaprağı olan. Çankırı iline bağlı ilçelerden biri.

Emirdağ : Afyonkarahisar iline bağlı ilçelerden biri.

Merdane : Erkeğe yakışan. (me'rda:ne) Mertçe. Kalın oklava. Türlü işlerde kullanılan, silindir biçiminde araç.

Başörtü : Başörtüsü.

Kokulu : Kokusu olan.

Kulübe : Kerpiç, saman veya ağaçtan yapılmış küçük, basit, ilkel ev. Hayvanlar için yapılmış barınak. Bir yeri beklemekle görevli kimsenin içinde bulunduğu küçük barınak. Alçak gönüllülük göstermek amacıyla "ev" anlamında kullanılan bir söz.

Varlık : Var olma durumu, mevcudiyet. Kalıcı olan, gelip geçici olmayan şey. Para, mal, mülk, zenginlik, variyet. Var olan her şey. Canlı varlıkların sayısal yoğunluğu veya dağılımı, popülasyon. Önemli, yararlı, değerli şey. Ömür, hayat.

 

Merdan : Erkekler, yiğitler, mertler. Diyarbakır şehrinde, Tepe nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Oklava : Hamur açmakta kullanılan silindir biçiminde uzunca, ince değnek.

Renkli : Beyaz dışında başka rengi veya renkleri olan. Doğadaki renkleri olduğu gibi görüntüye aktarmayı gözeten film. Neşeli, canlı, ilgi çekici. Kendine özgü, ilginç, çarpıcı nitelikleri olan (kimse).

Benzer : Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.

Yaprak : Bitkilerde solunum, karbon özümlenmesi, terleme vb. olayların oluştuğu, çoğu klorofilli, yeşil ve türlü biçimdeki bölümler. Börek, baklava vb. şeylerde yufka. Eni 50, boyu 75 santimetre olan bayrak ölçüsü. Kat kat ayrılabilen şeylerde kat. Birkaç parça eklenerek yapılmış olan şeylerde her parça. Sarma yapılmış olan asma yaprağı. Kitap, defter vb. şeylerde ön ve arka yüzü oluşturan kâğıtlardan her biri, varak.

Bostan : Sebze bahçesi. Kavun, karpuz tarlası. Kavun ve karpuza verilen ortak ad.

Kadın : Erişkin dişi insan, hatun, hatun kişi, zen. Analık veya ev yönetimi bakımından gereken erdemleri, becerileri olan. Bayan. Hizmetçi bayan.

Tarla : Tarıma elverişli olan, sınırlı ve belirli toprak parçası. Deniz hayvanlarının çok olduğu yer.

Diğer dillerde Mertiyolat anlamı nedir?

İngilizce'de Mertiyolat ne demek ? : merthiolate