Nare nedir, Nare ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Güç, direnç: Ayakta dikilmeye naresi yok.

Çocukların bindiği dönme dolap.

Nare tanımı, anlamı

Nareke : Gölge oyunu gösterisi başlarken, göstermeliğin kaldırılması sırasında çalman kamış düdük. Bu düdüğün ucuna gerilmiş sigara kağıdı bağlanır ve bundan da zırıltılı bir ses çıkar. Karagöz oyunu başladıktan sonra göstermeliği perdeden kaldırırken çalınan alet. Ucuna sigara kâğıdı gerilmiş, arılar gibi vızıltılı bir ses çıkaran kamış düdük

Narenç : Turunç.

Nares : Burun delikleri.

Narenciye : Turunçgiller.

Narenciyeci : Narenciye üreticisi.

Narenciyecilik : Narenciyeci olma durumu.

Dönme dolap : Eğlence alanlarında, bir eksen çevresinde yukarıdan aşağı dönen ve oturma yerleri olan eğlence aracı. Büyük konaklarda bir yerden bir yere yemek geçirmek için duvardaki bir açmaya yerleştirilmiş, dönebilen dolap.

Dikilme : Dikilmek işi.

Ayakta : Ayağa kalkmış durumda. Telaşlı, heyecanlı bir biçimde.

Direnç : Dayanma, karşı koyma gücü, mukavemet. Bir nesnenin elektrik akımına karşı dayanma özelliği, mukavemet, rezistans. Bir çevrime istenilen değerde ek direnç katmak için kullanılan düzen, mukavemet, rezistans.

Dikil : Horoz. Alık.

Dönme : Dönmek işi. Biçimi değişmeyen bir şeklin ekseni çevresindeki hareketi. Başka bir dindeyken Müslüman olan, mühtedi. Ameliyatla cinsiyet değiştiren kimse.

 

Dolap : Genellikle tahtadan yapılmış, bölme veya çekmelerine eşya konulan kapaklı mobilya. Düzen. Su dolabı. Dönme dolap. İstanbul bedesteninde dükkân. Orta oyununda sahnede dükkân veya ev olarak kullanılan dekor.

Çocuk : Küçük yaştaki erkek ya da kız. Genç erkek. Soy bakımından oğul veya kız, evlat. Büyükler arasında daha az yaşlı olan kişi. Belli bir işte yeteri kadar deneyimi ve yeteneği olmayan kimse. Büyüklere yakışmayacak, daha çok küçüklerin yapabileceği gibi davranan kimse. Bebeklik ile erginlik arasındaki gelişme döneminde bulunan oğlan veya kız, uşak.

Bindi : Destek.

Diren : Dirgen.

Diki : Biraz, bir parça, azıcık. Çalımlı(kimse). [Bakınız: dıkı]. Tane: Üç diki şeker ver. Et parçası. Kemikli ya da kemiksiz pişmiş et, kavurma. Etli ufak kemik parçası. Pamuk ipliği. İplik.

Ayak : Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.

Çocu : Çocuğu.

Diğer dillerde Narçiçeği kotinga anlamı nedir?

İngilizce'de Narçiçeği kotinga ne demek ? : cock of the rock