Nerve cord türkçesi Nerve cord nedir

  • Sinir şeridi.
  • Omurgasızlarda vücut boyunca uzanan sinir tellerinden oluşan demet veya gangliyonlar zinciri ve onları birbirine bağlayan sinir telleri.
  • Biyoloji alanında kullanılır.

Nerve cord ingilizcede ne demek, Nerve cord nerede nasıl kullanılır?

Nerve : Birçok sinir telinin bir araya gelmesi ile oluşan yapı. Cesaret. Asap. Yüzsüzlük. Cüret. Cesaret vermek. Soğukkanlılık. Gayret. Sinir.

Cord : Bağlamak (kablo vb). İple bağlamak. Sicim. Fitilli kadife giysi. Yüksek akım çekebilen, telleri kalın bir yalıtkanla kaplı kordon. Bağ. Kablo. Elektrik akımı ileten, üzeri yalıtkanla örtülü, çeşitli boydaki madenden kalın tel. Fitilli kadife. Odun tartı birimi.

Ventral nerve cord : Halkalı solucanlarda (annelida) ve eklem bacaklılarda (ınsecta) bulunan ve vücudun karın bölgesi boyunca her segmentte bir çift olarak tekrarlanan sinir düğümleri dizisi. Karın sinir zinciri.

Nerve agent : Sinir etmeni. Sinir gazı.

Nerve block : Sinir bloğu. Sinir bloku.

Nerve block anesthesia : Sinir bloğu anestezisi.

İngilizce Nerve cord Türkçe anlamı, Nerve cord eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Nerve cord ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abo blood groups system : Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi. Abo kan grupları sistemi.

 

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

Aardwolf : Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli.

A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini.

Aardvarks : Yer domuzugiller. Damarlı dişliler. Yerdomuzu. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım.

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

 

A cells : Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi. Alfa hücreleri.

Abductor muscle : Uzaklaştırıcı kas. Abdüktör kas. Bir bacak ya da herhangi bir bölgeyi dışa doğru çeken kas. abdüktör kas.

Aardvark : Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yerdomuzu. Karınca yiyen. Yer domuzu. Borudişli.

Abramis zone : Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi. Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu.

Nerve cord synonyms : a site, abiotic factor, abiotic environment, a chromosome, acacia, abacus bodies.