Nurlanmak nedir, Nurlanmak ne demek

Nurlanmak kısaca anlamı, tanımı:

Nurlanma : Nurlanmak işi.

Işık : Mutluluk, sevinç veya zekâdan doğan, özellikle yüzde ve gözlerde beliren parıltı. Cisimleri görmeyi, renkleri ayırt etmeyi sağlayan fiziksel enerji, erke, ziya, nur, şavk. Aydınlanmak için kullanılan elektrik. Bir yeri aydınlatmaya yarayan araç. Yol gösteren, aydınlatan kimse, düşünce, eser vb. Yüksek derecede ısıtılan cisimlerin veya çeşitli enerji biçimleriyle uyarılan cisimlerin gaz ışı yaydığı gözle görülen ışıma.

Parlak : Parlayan, ışıldayan. Göze çarpacak kadar başarılı. Yüzü güzel (oğlan). Temiz ve ışıklı.

Durum : Duruş biçimi, konum, tavır. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon.

Gelme : Gelmek işi. Gelmiş olan. Yetişme. Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi.

İçinde : Süresince, zarfında. ... ile dolu bir biçimde. Ortamında.

Kalmak : Oyalanmak, vakit geçirmek. İşlemez, yürümez duruma gelmek. Sınırlanmak. Oturmak, yaşamak. Bir işi belli bir noktada bırakmak, ara vermek. Belli bir gelirle geçinmek zorunda bulunmak. Varlığını korumak, sürdürmek. Herhangi bir durumu sürdürmek. Miras olarak geçmek. Sınıf geçmemek. Bir şeyle kaplanmak, bir şeye bulanmak. Eğleşmek. Yapamamak. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e), -ıp (-ip) zarf-fiil eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Konaklamak, konmak. Zaman, uzaklık veya nicelik belirtilen miktarda bulunmak. İleriye atılmak, ertelenmek. Hayatını sürdürmek, yaşamak. Yetinmek. Olduğu yeri ve durumu korumak, sürdürmek. Olmak, herhangi bir durumda bulunmak.

 

Temiz : Sabıkasız. Ahlakça lekesiz, necip, nezih. Özenle yapılmış. Çok az kullanılmış veya hiç kullanılmamış olan, özrü olmayan. Kirli, lekeli, bulaşık olmayan bir biçimde. Kirli, lekeli, pis, bulaşık olmayan, arı, pak, münezzeh, hijyen, hijyenik.

Bir : Sayıların ilki. Tek. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Eş, aynı, bir boyda. Bu sayı kadar olan. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Sadece. Aynı, benzer. Bir kez. Ancak, yalnız. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Beraber.

Gelmek : Katılmak, eklenmek. -dikçe, -esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil. Türemek. Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek. Ortaya çıkmak, doğmak. Görünmek, sanılmak. Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak. Kendine yapılmış olan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak. Ulaşmak, varmak. Kadar olmak. Getirmek. Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek. Oturmaya, ziyarete gitmek. Etkisini herhangi bir biçimde göstermek. Belli bir zamana ulaşmak. Olmak, -e uğramak. Mal olmak. Akmak. Kazanılmak, sağlanılmak. İzlemek, takip etmek. Uygun düşmek. Dayanmak, tahammül etmek. İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil. Düşmek, rast gelmek. Sonuç çıkmak. Başlamak, ortaya çıkmak. Herhangi bir sırada bulunmak. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar. Çıkmak, yönelmek. -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar. Biriyle birlikte gitmek. Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek. Uymak. İsabet etmek. Belli bir süre dolmak.

 

Diğer dillerde Nurlanmak anlamı nedir?

İngilizce'de Nurlanmak ne demek? : (nesne almayan fiil)