Objektif vergi nedir, Objektif vergi ne demek

Objektif vergi; İktisat alanında kullanılan bir sözcüktür.

İktisat terim anlamı:

Mükelleflerin kişisel ve sosyal durumlarına bakılmaksızın bina, arazi, gümrük ve gider vergileri gibi doğrudan doğruya alınan vergiler.

Objektif vergi tanımı, anlamı

Obje : Nesne

Objektif : Nesnel, subjektif karşıtı. Fotoğraf makinesi, mikroskop, dürbün vb. optik aletlerde cisimlerden gelen ışınları alıp ekran üzerine aktaran mercek veya mercek sistemi.

Vergi : Kamu hizmetlerine harcanmak için hükûmetin, yerel yönetimlerin yasalara göre doğrudan doğruya veya bazı malların fiyatlarının üstüne koyarak dolaylı yoldan herkesten topladığı para. Bir kimsenin doğuştan sahip olduğu iyi nitelik.

Doğrudan doğruya : Dolaysız, araçsız, aracısız, araya başka bir şey girmeden, resen.

Doğrudan : Aracısız. Aracısız olarak, herhangi bir aracı kullanmadan.

Mükellef : Yükümlü. Eksiksiz, özenli bir biçimde yapılmış. Vergi vermekle yükümlü olan kimse veya kuruluş.

Bakılmak : Bakma işine konu olmak veya bakma işi yapılmak.

Bakılma : Bakılmak işi.

Kişisel : Kişi ile ilgili, kişiye ilişkin, kişinin kendi malı olan, şahsi, zatî.

Sosyal : Toplumsal.

Gümrük : Bir ülkeye giren veya bir ülkeden çıkan mal ve eşya üzerinden alınan vergi. Bu verginin alınması işlemiyle uğraşan devlet kuruluşu. Sınır kapılarında denetim ve gözetim işlerinin yapıldığı yer.

 

Gümrü : Küçük çömlek, güveç.

Gider : Bir iş için harcanan paranın bütünü, masraf. Binalarda ortak kullanımla ilgili atık suların merkezî kanalizasyona iletilmesini sağlayan boru hattı. Gelecekte sağlanacak değerler karşılığı yapılmış olan harcamalar.

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

Doğru : Bir ucundan öbür ucuna kadar yönü değişmeyen, eğri ve çarpık karşıtı. Hiçbir yöne sapmadan, dosdoğru, doğruca. Yakın, yakınlarında. Yanlışsız, eksiksiz bir biçimde. Gerçek, hakikat. Yasa, yöntem ve ahlaka bağlı, dürüst, namuslu. Akla, mantığa, gerçeğe veya kurala uygun. Gerçek, yalan olmayan. Karşı yönünce. İki nokta arasındaki en kısa çizgi.

Arazi : Yeryüzü parçası, yerey, toprak. Yer.

Gide : Koyunları kovalama ünlemi.

Araz : İlinek. Belirti.

Bakı : Özellikle dağlık yörelerde bir yamacın güneş ışınlarına, güneye veya kuzeye karşı konumunu belirleyen, bunun sonucu olarak da doğal şartlarını tespit eden durumu. Denetleme. Fal.

Diğer dillerde Objektif vergi anlamı nedir?

İngilizce'de Objektif vergi ne demek ? : objective taxes