Odalar nedir, Odalar ne demek
Odalar; İktisat, Yerleşim Merkezi alanlarında kullanılan bir terimdir.
İktisat terim anlamı:
Üyelerinin ortak mesleki gereksinimlerini karşılamak, mesleki etkinlikleri kolaylaştırmak ve mesleğin toplumsal çıkarlara uygun olarak gelişmesini sağlamak, üyelerinin birbirleri ve halk ile olan ilişkilerinde karşılıklı güven ortamını oluşturmak, kuruluş yasasında ve mevzuatında yer alan görevleri yerine getirmek amacıyla kamu tüzel kişiliğine sahip olarak kurulan meslek kuruluşları.
Gezilecek Görülecek bir yer olarak anlamı:
Kars ili, Karakurt nahiyesine bağlı bir bölge.
Odalar ile ilgili Cümleler
- Ali çocuklara odalarını temizletti.
- Odalar sadece kullanıldığı zaman ısıtılırlar.
- Odaların hepsi meşguldü.
- Dışarısı ne kadar soğuk olursa olsun, odalar bir rahatlık sıcaklığına kadar ısıtılır.
- Bu oteldeki odalar o oteldeki odalar kadar temiz değil.
- Bunu denemek istiyorum. Deneme odaları nerede?
- Bu otelde yalnızca sigara içmeyenler için odalar vardır.
- O, çocuklara kendi odalarını temizletti.
- Odalardan hiçbiri hazır değil.
- Bizim hâlâ mevcut odalarımız var.
- Odaların üçü sokağa bakıyor.
- Odaların hepsi temiz.
- Üç tane çift kişilik odaları kaldı.
Odalar anlamı, kısaca tanımı
Eski odalar : İstanbul'da Şehzadebaşı'ndaki yeniçeri kışlaları
İş odaları : İşçilerle işveren temsilcilerinin aynı sayıda katılarak her iki yanın çıkarlarını ve aralarındaki ekonomik verileri koruma, kendi uğraşılarında ilerlemeye yararlı sonuçları verme ve aralarındaki anlaşmazlıkları karşılıklı bir düzenlemeyle çözümleme amacıyla görevlendirilen kamu kuruluşu iş odaları.
İşçi odaları : İşçilerin çıkarlarını korumak amacıyla kurulan dernek niteliğindeki özerk kuruluşlar.
Meslek odaları : Ticaret ve sanayi alanlarında etkinlikte bulunanları aynı çatı altında toplayan kuruluş.
Odalar birliği : Üyelerinin çıkarlarını korumak ve desteklemek amacıyla işadamlarınca bölgesel veya ulusal düzeyde oluşturulan örgüt.
Türkiye odalar ve borsalar birliği : Odalar ve borsalar arasında birlik ve dayanışmayı pekiştirmek, ticaret ve sanayinin toplumsal çıkarlara uygun olarak gelişmesini sağlamak, üyelerinin mesleki etkinliklerini, birbirleri ve halk ile olan ilişkilerinde karşılıklı güven ortamını oluşturmak amacıyla kamu tüzel kişiliğine sahip olarak 1952 yılında Ankarada kurulan bir üst kuruluş.
Yeniçeri odaları : Yeniçeri kışlaları.
Kolaylaştırmak : Kolay bir duruma getirmek, güçlükleri ortadan kaldırmak. Bir işi sonuna yaklaştırmak.
Kolaylaştırma : Kolaylaştırmak işi. Üstün tutma, benimseyerek koruma, kişiye yapılacak işlemde kolaylık gösterme. Küme çözümleme yordamlarında gözlemcinin özgür tartışmalar, kendiliğindenli ilişkilerin örtük anlamlarını açığa çıkarma ve sorunları ya da ilişki düğümlenmelerini, çözümleme de üstlendiği yardım ve ayrıştırma işi.
Oluşturmak : Oluşmasını sağlamak, meydana getirmek, teşekkül ettirmek, tekvin etmek.
Karşılamak : Dışarıdan gelen bir kimseye karşılayıcı olarak çıkmak, istikbal etmek. Söylenen, yapılan, bildirilen bir şeyi olumlu veya olumsuz bulmak. Önlemek, durdurmak. Boksta karşı oyuncunun yumruklarını savmak. Masrafı ödemek. Karşılık olmak, denk gelmek, tekabül etmek.
Karşılıklı : İki kişi veya iki topluluğun arasında geçen ve karşılaşılan harekete eş değer bir hareketle beliren, mütekabil. Birbirine karşı bulunan. Birbiriyle ilgili olarak. Birbirlerine karşı bir biçimde.
Gereksinim : Eksikliği duyulan şey, ihtiyaç.
Tüzel kişi : Hukuk bakımından bireylerin veya malların topluluğundan doğan ve tek bir kişi sayılan varlık.
Toplumsal : Toplumla ilgili, topluma ilişkin, içtimai, maşerî, sosyal.
Karşılama : Karşılamak işi, istikbal. Trakya ve Marmara bölgesinde oynanan bir halk oyunu veya bu oyunun müziği.
Oluşturma : Oluşturmak işi.
Sağlamak : Bir işin olması için gerekli durumu, şartları hazırlamak, temin etmek. Bir işlemin doğruluğunu ortaya koymak. Öndeki aracın sağından ilerleyerek önüne geçmek. Elde etmek, sahip olmak.
Getirmek : Gelmesini sağlamak. Erişmek ya da eriştiğini sanmak. Bir makama atamak veya seçmek. Sebep olmak, ortaya çıkarmak. İleri sürmek. İletmek, bildirmek. Bir şeyi yanında veya üstünde bulundurmak. Sağlamak. Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar.
Etkinlik : Etkin olma durumu, müessiriyet. Bir işletmenin, bir kurumun belli bir alandaki eylemi, faaliyet, aktivite. Bir canlının iç veya dış uyaranların etkisiyle giriştiği çalışma durumu. Fiilde bulunanın, etkin olanın niteliği. İnsanın çevresiyle arasındaki ilişkileri düzenleyen her türlü eylemi.
Diğer dillerde Odalar anlamı nedir?
İngilizce'de Odalar ne demek ? : chambers

Bu kısımda Odalar nedir? Odalar ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Odalar tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Odalar hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.