OECD nedir, OECD ne demek

OECD, bir ekonomi terimidir. İngilizce, Organisation for Economic Co-operation and Development'ın kısaltılmış halidir.

  • Türkçe'de Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü bazen de İktisadi İşbirliği ve Gelişme Teşkilatı olarak anılır.
  • Uluslararası bir ekonomi örgütü.
  • 1961 yılında kurulmuştur.
  • 1948 yılında kurulan Avrupa Ekonomik İşbirliği Örgütü'nün (OEEC) devamı niteliğindedir.
  • Üye ülkelerinin çoğu Avrupa Birliği üyesidir ve sanayi olarak gelişmiş ülkelerdir bir çoğu da sadece gözlemci olan üyelerdir.

OECD ile ilgili bilgiler

OECD ülkeleri en özetle sanayileşip zengin olmuş ülkeler sınıfıdır. OECD ülkelerinin belli amaçları vardır. Bunlar şu şekilde sıralanır:

  • Finansal istikrarın korunduğu ve OECD üyesi olan ülkelerde ve özellikle gelişmekte olan ülkelerde halkın yaşam standardının iyileştirilmesi, sürekli ve dengeli ekonomik gelişim sağlayan politikaya destek ve yardım, işsizliğin ortadan kaldırılması;
  • Ekonomik genişleme politikasının uyandırılması ve sosyo-ekonomik eşgüdümlü gelişmenin desteklenmesi;
  • Uluslararası yükümlülüklere uygun olarak çok taraflı ve ülkeler arasında ayrım gözetmeyen dünya ticaretinin geliştirilmesine destek verilmesi.
  • OECD'ye üye veya bu örgüte üyelik talebinde bulunan ülkeler, sosyo-politik ve ekonomik yaşamda, aşağıda belirtilen üç ilkeyi vazgeçilmez değerler olarak benimsemişlerdir: Demokrasi, İnsan haklarına ve yurttaş özgürlüğüne bağlılık.
 

OECD üyesi ülkeler hangileridir?

OECD örgütü, 34 tam üye ülkeye sahiptir. 4 ülke hariç, hemen hepsi yüksek gelirli, zengin ülkeler sınıfından sayılmaktadır.

OECD Kurucu Üyeleri (1961)

  • Amerika Birleşik Devletleri (ABD)*
  • Avusturya*
  • Belçika*
  • Birleşik Krallık (İngiltere)*
  • Kanada*
  • Danimarka*
  • Fransa*
  • Almanya*
  • Yunanistan
  • İzlanda*
  • İrlanda*
  • İtalya*
  • Lüksemburg*
  • Hollanda*
  • Norveç*
  • Portekiz*
  • İspanya*
  • İsveç*
  • İsviçre*
  • Türkiye*

OECD'ye sonradan katılanlar:

  • Yugoslavya* (1962)
  • Japonya* (1964)
  • Finlandiya (1969)
  • Avustralya* (1971)
  • Yeni Zelanda* (1973)
  • Meksika* (1994)
  • Çek Cumhuriyeti* (1995)
  • Macaristan* (1996)
  • Polonya* (1996)
  • Güney Kore* (1996)
  • Slovakya (2000)
  • Şili* (2010)
  • Estonya* (2010)
  • Slovenya* (2010)
  • İsrail (2010)

Yanlarında * işareti ile gösterilen ülkeler, Dünya Bankası tarafından 2005'te yüksek gelirli ülkeler arasında gösterilmiştir. OECD, bir yönüyle amaç edindiği ilkelerin üye ülkelerde gerçekleştirilmesine katkı sağlarken, diğer taraftan da bu büyük örgüte üye olmayan ülkelerde bu önemli ilkelerinin tanıtımını yaparak, üye olmayan ülkelerde de uygulanmasını teşvik etmeye çalışmaktadır.

OECD hakkında daha ayrıntılı bilgi almak için oecd.org sitesi ziyaret edilebilir.

OECD hakkında terimler

Avrupa : Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri.

Banka : Bankacılık işleminin yapıldığı yapı. Faizle para alıp veren, kredi, iskonto, kambiyo işlemleri yapan, kasalarında para, değerli belge, eşya saklayan ve ticaret, sanayi, ekonomi alanlarında çeşitli etkinliklerde bulunan kuruluş.

 

Birleşik : Bir araya gelmiş, birleşmiş olan, müttehit.

Demokrasi : Halkın egemenliği temeline dayanan yönetim biçimi, el erki, demokratlık.

Devlet : Talih. Büyüklük, mevki. Toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık. Bu tüzel varlığın yönetim organları. Mutluluk.

Ekonomi : Bu ilişkileri inceleyen bilim dalı, iktisat. İnsanların yaşayabilmek için üretme, ürettiklerini bölüşme biçimlerinin ve bu faaliyetlerden doğan ilişkilerin bütünü, iktisat. Tutum.

Ekonomik : Kolay kullanılabilen. Az masraflı, hesaplı, iktisadi. En az çabayla en çok verim alınan, kazançlı. Ekonomi ile ilgili olan, iktisadi.

Gelir : Bir kimseye veya topluluğa belli zamanlarda, belli yerlerden gelen para, varidat. Bir ekonomik birimin belli bir süre içinde kazandırdığı aylık, kira vb. getiri, varidat, irat.

Gelişim : Aksiyon. Serpilip büyüme. Gelişme işi. İlerleme, inkişaf, tekâmül.

Gelişme : Olan biten şey. Gelişmek işi, inkişaf, neşvünema, tekâmül, evolüsyon. Yazılarda giriş bölümlerinden sonra konunun türlü yönlerden açılıp genişlediği, zenginleştiği, olgunlaştığı bölüm.

Gelişmiş : Gelişme gösteren, ümranlı.

İktisadi : Ekonomik.

Kalkınma : Kalkınmak işi. İyileşme, şifa bulma.

Örgüt : Ortak bir amacı veya işi gerçekleştirmek için bir araya gelmiş kurumların veya kişilerin oluşturduğu birlik, teşekkül, teşkilat. Bir kuruluşa bağlı alt bölümlerin bütünü.

Politik : Belli bi hedefe ulaşabilmek için uzlaşmayı, iyi geçinmeyi amaçlayan. Siyasal.

Politika : Devletin etkinliklerini amaç, yöntem ve içerik olarak düzenleme ve gerçekleştirme esaslarının bütünü, siyaset, siyasa. Bir hedefe varmak için karşısındakilerin duygularını okşama, zayıf noktalarından veya aralarındaki uyuşmazlıklardan yararlanma vb. yollarla işini yürütme. Davranış biçimi, düşünce yapısı.

Sanayi : Ham maddeleri işlemek, enerji kaynaklarını yaratmak için kullanılan yöntemlerin ve araçların bütünü, işleyim, uran, endüstri.

Teşkilat : Örgüt.

Teşvik : İsteklendirme, özendirme. Bir kimseyi kötü bir iş yapması için kışkırtma.

Ticaret : Bu etkinlikle ilgili bilim. Alışveriş sonucu elde edilen, yararlanılan fiyat farkı, kâr. Ürün, mal vb. alım satımı. Kazanç amacıyla yürütülen alım satım etkinliği.

Zengin : Parası, malı çok olan, varlıklı, varsıl, variyetli, fakir, yoksul karşıtı. Verimli. Gösterişli. Yararlı veya kendisinden beklenilen, istenilen nitelikleri çok olan. Çok, bol.