Okaliptüs nedir, Okaliptüs ne demek
Okaliptüs; bitki bilimi, Biyoloji, Veteriner alanlarında kullanılan bir sözcüktür. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de isim olarak kullanılır.
- Mersingillerden, asıl yurdu Avustralya olan, boyu 100 metreyi aşabilen, toprağın suyunu çekerek yerin bataklık duruma gelmesini önleyen bir ağaç (Eucalyptus globulus).

Biyoloji'deki anlamı:
[Bakınız: sıtma ağacı].
Veterinerlikte sözlük anlamı:
Yapraklarında bulunan tanenden dolayı içeriden sürgün önleyici, idrar yolları antiseptiği, öksürük dindirici ve balgam söktürücü olarak kullanılan mersingiller familyasından bir ağaç, sıtma ağacı.
Okaliptüs tanımı, anlamı
Okal : Okunu al, savaşa hazırlan anlamında kullanılan bir isim
Balgam söktürücü : Solunum yollarında birikmiş olan koyu kıvamlı ve yapışkan nitelikli salgıları sulandırıp akıcılığını artırarak öksürük ve silyar etkinliklerle vücut dışına atılmasını kolaylaştıran madde, ekspektoran, mukokinetik.
Mersingiller : İki çeneklilerden, mersin, karanfil, okaliptus gibi yaprakları almaşık, çiçekleri genel olarak talkım durumunda bulunan, güzel kokulu bitkileri içine alan bir familya.
Sıtma ağacı : Okaliptus.
Avustralya : Dünya üzerinde yer alan kıtalardan biri. Bu kıtada yer alan bir ülke.
İçeriden : Bizden anlamında kullanılır: Bu çocuk içeriden.
Önleyici : Yenimli ortamlarda ve temizleme işlemlerinde kullanılan çözeltilerin bileşimindeki asitlerin, metal yüzey üzerindeki etkilerini azaltmak ve yavaşlatmak için kullanılan özdek.
Globulus : Kürecik gibi.
Bataklık : Çok derin olmayan sularla örtülü batak bölge, aynaz, azmak. Uygunsuz ve kötü, ahlak dışı durum.
Familya : Aile. Karı, eş. Birçok ortak özelliği sebebiyle bir araya getirilen cinslerin topluluğu, fasile.
Bataklı : Bataklığı olan (yer).
Öksürük : Ciğerlerdeki havanın, solunum organlarının kasılması ve zorlanmasıyla ağızdan gürültü ile çıkması. Üşütme gibi bir sebeple ortaya çıkan göğüs hastalığı.
Çekerek : Yozgat iline bağlı ilçelerden biri.
Sürgün : Ceza olarak belli bir yerin dışında veya belli bir yerde oturtulan kimse. Filiz. İshal. Bir kimsenin sürüldüğü yer. Sürülme işi, nefiy.
Yaprak : Bitkilerde solunum, karbon özümlenmesi, terleme vb. olayların oluştuğu, çoğu klorofilli, yeşil ve türlü biçimdeki bölümler. Börek, baklava vb. şeylerde yufka. Eni 50, boyu 75 santimetre olan bayrak ölçüsü. Kat kat ayrılabilen şeylerde kat. Birkaç parça eklenerek yapılmış olan şeylerde her parça. Sarma yapılmış olan asma yaprağı. Kitap, defter vb. şeylerde ön ve arka yüzü oluşturan kâğıtlardan her biri, varak.
Mersin : Mersingillerden, Güney ve Batı Anadolu dağlarında yetişen, yaprakları yaz kış yeşil kalan, gıda ve parfüm sanayisinde ham madde olarak kullanılan, meyvesi murt adıyla bilinen, esansı çıkarılan, beyaz çiçekli, güzel kokulu bir ağaç, mersin ağacı, sazak (Myrtus communis). Türkiye'nin Akdeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
Dolayı : Çevrede, etrafta bulunan. Ötürü.
Çekere : Sarı.
Balgam : Solunum organlarının salgıladığı, ağızdan dışarı atılan sümüksü madde.
Tanen : Birçok bitkisel maddede bulunan, deri tabaklamada, hekimlikte kullanılan, tadı buruk bir madde.
Diğer dillerde Okaliptüs anlamı nedir?
İngilizce'de Okaliptüs ne demek ? : eucalyptus

Bu kısımda Okaliptüs nedir? Okaliptüs ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Okaliptüs tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Okaliptüs hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.