Oligofruktoz nedir, Oligofruktoz ne demek

Oligofruktoz; Veteriner alanında kullanılan bir terimdir.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

İnce bağırsaklardan emilmeyen, yararlı bifidobakterilerinin çoğalmasını teşvik eden, çok sayıda fruktoz molekülünden oluşan zincir.

Oligofruktoz tanımı, anlamı

Oligo : Yunanca az ya da birkaç anlamına gelen ön ek. Birkaç(2-10) anlamında ön ek. Birkaç, 3-12 alt birim içeren

İnce bağırsak : Sindirim borusunun mideden kalın bağırsağa kadar olan yiyeceklerin sindirilmesi görevini yapan bölümü.

Bağırsak : Sindirim organının mideden anüse kadar olan, ince bağırsak ve kalın bağırsaktan oluşan bölümü.

Molekül : Element veya bileşikleri oluşturan ve onların özgül niteliklerini gösteren en küçük birim, madde. Bir bütünün en küçük parçası. Fiziksel kimyada bir veya birkaç atomun birleşmesinden oluşan, birkaç çekirdek veya elektronlu yapı.

Fruktoz : Meyve şekeri.

Yararlı : Yarar sağlayan, yararı olan, yarayışlı, faydalı, nafi, avantajlı.

Çoğalma : Çoğalmak işi, fazlalaşma, ziyadeleşme.

Teşvik : İsteklendirme, özendirme. Bir kimseyi kötü bir iş yapması için kışkırtma.

Zincir : Birbirine geçmiş bir sıra metal halkadan oluşan bağ. Altın ya da gümüşten yapılmış takı. Taşıtların kar veya buzda kaymaması için tekerleklerine takılan alet. Hükümlülerin eline, ayağına vurulan demir bağ. Art arda gelen şeylerin oluşturduğu dizi.

 

Emilme : Emilmek işi.

Yarar : Bir işten elde edilen iyi sonuç, fayda, avantaj. Çıkar. Yarayan, elverişli, uygun.

Bağır : Göğüs. Ciğer, bağırsak vb. vücut boşluklarında bulunan organların ortak adı, ahşa. Ok yayı ve dağda orta bölüm.

Çoğal : Çoğanın özellikleri ya da çoğabilim çözümlemelerine ilişkin olan.

Mole : Ben. Muğla ili.

Çoğa : Bebek, çocuk. Kadınların iş yaparken giydikleri daha çok siyah renkli giysi. Belli bir ülke, alan ya da yerleşme biriminde yaşayan insanların sayısal toplamı. Çok, çok a, çok bulunur, çok vardır. Çocuk. Yavru.

Bağı : Büyü. Hayvanların ayağının altında, zorlamadan ileri gelen şiş, ur.

Oluş : Olma işi, vuku. Oluşma, teşekkül, tekevvün. Bir durumdan öteki duruma geçiş.

İnce : Kendi cinsinden olanlara göre dar ve kalınlığı az olan, kalın karşıtı. Düşünce, duygu veya davranış bakımından insanın sevgi ve saygısını kazanan, zarif, kaba karşıtı. İyiden iyiye, enikonu, ayrıntılı. Taneleri ufak, iri karşıtı. Hafif, gücü az. Aşırı özen gerektiren, kaba karşıtı. Ayrıntılı. Zayıf. Akışkanlığı çok olan, yoğun ve koyu olmayan (sıvılar). Tiz (ses), pes karşıtı.

Sayı : Sayma, ölçme, tartma vb. işlerin sonunda bulunan birimlerin kaç olduğunu bildiren söz, adet. Gazete, dergi vb. sürekli yayınların bir bütün oluşturan, değişik tarih, numara taşıyan baskılarından her biri, nüsha. Bir spor karşılaşmasında taraflardan her birinin başarı derecesini gösteren nicelik, skor.

Yara : Keskin bir şeyle veya bir vuruşla vücutta oluşan derin kesik. Dert, üzüntü, acı. Bir şeyin iç veya dış yüzünde herhangi bir etki ile oluşan ve tehlikeli olabilen oyuk, gedik, yarık. Vücutta işlemekte olan çıban.

Diğer dillerde Oligofruktoz anlamı nedir?

İngilizce'de Oligofruktoz ne demek ? : oligofructose