Olumsuz büyü nedir, Olumsuz büyü ne demek

Olumsuz büyü; Halk Bilimi alanında kullanılan bir terimdir.

Sosyoloji'deki terim anlamı:

Halkın; uygulandığında istenmeyen kimi sonuçlar vereceğine inandığı büyüsel eylemlerden her biri. bk. büyü. karşılığı olumlu büyü.

Olumsuz büyü anlamı, kısaca tanımı

Olum : Ölüm. Oğlum, evladım. İkincil, ifintisel ve süreksiz olay

Büyü : Tabiat kanunlarına aykırı sonuçlar elde etmek iddiasında olanların başvurdukları gizli işlem ve davranışlara verilen genel ad, afsun, efsun, sihir, füsun, bağı. Karşı durulamaz güçlü etki.

Olumsuz : Yapıcı ve yararlı olmayan, hiçbir sonuca ulaşmayan, gözetilen amaca veya beklenilene uygun olmayan, menfi, negatif. Onaylamayan, kabul etmeyen, aleyhte olan. Davranışları beğenilmeyen, yıkıcı düşünceleri olan, zararlı, menfi. Olumsuzluk anlatan (kelime, cümle), menfi. Bir şeyi inkâr eden, inkâr veya ret özelliği taşıyan.

Olumlu büyü : Uygulama amacı bakımından, bireyin ve toplumun iyiliğine yönelik; sayrılık, ölüm, kaza ve benzerleri doğal yıkımları önlemeye dönük büyü türü. bk. büyü. karşılığı olumsuz büyü.

Her biri : Ayrı ayrı hepsi.

İstenme : İstenmek işi.

Büyüsel : Büyü ile ilgili olan.

Her bir : Sayılabilen şeylerin ayrı ayrı hepsi, beher (I).

İnandı : Mardin şehri, Kızıltepe ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

 

Halkın : Leğen.

Olumlu : Gözetilen amaca veya beklenilene uygun, yararlı, müspet, pozitif. Olumsuzluk anlatmayan (kelime, cümle). Olgulara, deneylere dayalı olarak bazı nitelikleri belli olan, müspet, pozitif. Onaylayan, kabul eden, lehte olan. Yapıcı. Davranışları beğenilen, yapıcı düşünceleri olan, yararlı.

Halkı : Araba tekerinin ortasındaki demir halka. (Ortayazı Senirkent Isparta; Gölbaşı Çankaya Ankara; Eskil Aksaray Niğde). [Bakınız: holta].

Eylem : Eyleme işi, fiil, hareket, aksiyon. Fiil. Bir durumu değiştirme veya daha ileriye götürme yönünde etkide bulunma çabası.

Karşı : Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. İçin, hakkında. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Ön, kat, huzur. Yüzünü bir şeye doğru çevirerek.

Sonuç : Bir olayın doğurduğu başka bir olay ya da durum, netice. Bir gelişim veya girişimden elde edilen şey. Sürmekte olan veya biten bir yarışmanın veya spor karşılaşmasının sayı bakımından durumu, skor. Yazının veya sözün bitim bölümü. Öz, özet.

Halk : Aynı ülkede yaşayan, aynı kültür özelliklerine sahip olan, aynı uyruktaki insan topluluğu, folk. Aynı soydan gelen, ayrı ülkelerin uyruğu olarak yaşayan insan topluluğu. Belli bir bölgede veya çevrede yaşayanların bütünü, ahali. Bir ülkedeki yurttaşların bütünü, kamu. Bir ülke içerisinde yaşayan değişik soylardan insan topluluklarının her biri. Yaratma.

Sonu : Boyunduruğun iki yanına konulan çubuklar.

İnan : İnanmak işi. Bir kimse veya şeyin doğruluğunu, büyüklüğünü ve gücünü sarsılmaz bir duygu ile benimseme. Tanrı'ya duyulan sınırsız inanış, iman, itikat.

Diğer dillerde Olumsuz büyü anlamı nedir?

İngilizce'de Olumsuz büyü ne demek ? : negative magic