Onurgu nedir, Onurgu ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Vücuttaki içi sertleşmiş şiş.

Ağaçların gövde ve dallarında hastalık niteliğindeki yumru.

Onurgu anlamı, tanımı

Onur : İnsanın kendine karşı duyduğu saygı, şeref, öz saygı, haysiyet, izzetinefis. Başkalarının gösterdiği saygının dayandığı kişisel değer, şeref, itibar

Sertleşmiş : Sertleşmeye uğramış olan.

Hastalık : Organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla sağlığın bozulması durumu, rahatsızlık, çor, dert, sayrılık, illet, maraz, maraza, esenlik karşıtı. Aşırı düşkünlük, tutku. Ruh sağlığının bozulması durumu. Bitkilerin yapılarında görülen bozukluk.

Hastalı : Hastalıklı.

Dallar : Fürû' (bk. çocuklar, torunlar...).

Vücut : İnsan ya da hayvan gövdesi, beden. Var olma, varlık.

Yumru : Yuvarlak, şişkin şey. Şişkin, kabarık, yuvarlak biçimli. Genellikle derinin içine gömülü, yuvarlak ve sert oluşum, nod. Sap, kök veya dallarda bulunan, yedek besin taşıyan şişkin madde. Eğri büğrü, çarpık, yamru yumru.

Nitel : Nitelik bakımından, nitelikle ilgili, kalitatif.

Hasta : Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken kimse, rahatsız. Aşırı düşkün, tutkun. Parasız, züğürt. Zihinsel yetenekleri bozulmuş olan.

 

Dalla : Yağmur, güneş ve rüzgârın etki yapamadığı gizli, kuytu yer, kenar, saklanılacak yer, ağaç, bina gölgesi, gölge.

Gövde : Bir şeyin asıl bölümü. Ad ve fiil köklerinden yapım ekleriyle türetilmiş kelime. Ağaç ve bitkilerin dallarının dışında kalan ana bölümü. Kesilmiş hayvanın, sakatatı alındıktan sonraki durumu. Hayvanlarda baş, ayak ve kuyruktan geri kalan bölüm. İnsan bedeninde baş, kol ve bacaklar dışında kalan bölüm.

Ağaç : Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki. Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan. Tahta, kereste.

Nite : Nasıl, niçin.

Sert : Çizilmesi, kırılması, buruşması, kesilmesi veya çiğnenmesi güç olan, pek, katı, yumuşak karşıtı. Kolay dayanılmayan, zor katlanılan, etkili, yumuşak karşıtı. Gönül kırıcı, katı, ters. Ciğerlerden gelen havanın ağız boşluğundaki tam kapalı veya yarı kapalı engellere çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimsiz, süreksiz, ötümsüz, tonsuz, sedasız. Güçlü kuvvetli. Sarsıcı niteliği olan, çarpıcı, keskin, hafif karşıtı. Gönül kırıcı, katı, ters bir biçimde. Esnekliği az olan, kolayca eğilip bükülmeyen. Hırçın, öfkeli, hiddetli. Titizlikle uygulanan, sıkı. Bağışlaması, hoşgörüsü olmayan.

Şiş : Şişmiş olan yer, şişlik. Şişmiş, şişkin. Bir ucu sivri, demir veya ağaçtan, bazen silah gibi kullanılabilen ince uzun çubuk. Bu çubuğa veya şişe geçirilerek pişirilmiş olan et. Örgü örmekte kullanılan, metal, ağaç, kemik vb.nden yapılan uzun çubuk. 1.Ekmek pişirmekte kullanılan ağaç çevirgeç. 2.Sacda ekmek çevirmeye yarayan ucu sivri demir çubuk. 3.Tandır karıştırmaya yarayan demir. 4.Tandırda kelle ütülemek için kullanılan sivri demir çubuk. 5.Ateş küreği. Sac üstündeki yufkayı çevirmeye yarayan uzun, tahta araç. Şiş; 'egiş'in eşanlamlısı. Yenim olayı sonucu hidrojen gazı oluşumuyle, kaplama ve örtülerde beliren kabarcık. Üzerinde odun kırılan kütük. (Yukarıtırtar Yalvaç Isparta; Kemalpaşa İzmir.; Saçıkara İslahiye Gaziantep). Tandır duvarından düşen pişmiş ekmekleri dışarı almak için kullanılan ucu çengelli demir çubuk. (Küllük Iğdır Kars). Ateş karıştırılan çubuk. (Güdül Ankara). Hayvanların bulundukları yerlerden ayrılmalarını önlemek için kullanılan demir kazık. (Kızılca Bor Niğde).

 

İçi : Bir memleketin saygı duyulanı, ileri geleni. İçin.

Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.

Diğer dillerde Onur kurulu genel toplantısı anlamı nedir?

İngilizce'de Onur kurulu genel toplantısı ne demek ? : general meeting of committee of honor