Opens türkçesi Opens nedir
Opens ile ilgili cümleler
English: Ali opens the gate every morning at 8:00.
Turkish: Ali her sabah 8:00'de kapıyı açar.
English: Ali never opens that window.
Turkish: Ali o pencereyi asla açmaz.
English: Ali opens the windows every morning as soon as he gets to his office.
Turkish: Ali her sabah ofise varır varmaz pencereleri açar.
English: Death is the door that brings this mortal life that we have lived to an end and opens out to the eternal life to come.
Turkish: Ölüm, yaşadığımız bu fani hayatın sona ermesi ve ebedi olan ahiret hayatına açılan kapıdır.
English: Automatic doors can be controlled more intelligently than is now the case. A newly developed control system opens the door only when someone is actually approaching. The door will remain closed if someone is merely standing in front of it or walking past.
Turkish: Otomatik kapılar şimdiki durumundan daha akıllıca kontrol edilebilmektedir.Yakın zamanda geliştirilmiş kontrol sistemi sadece birisi kapıya gerçekten yaklaştığı zaman kapıyı açar.Eğer biri sadece kapının önünde duruyorsa ya da önünden geçiyorsa kapı kapalı kalacaktır.
Opens ingilizcede ne demek, Opens nerede nasıl kullanılır?
Average propensity to consume : Apc. Belli bir dönemde yapılan tüketim harcamalarının harcanabilir gelir içindeki payı, diğer bir deyişle belli bir dönemde yapılan tüketim harcamalarının harcanabilir gelire oranı. Ortalama tüketim eğilimi. Ekonomi, iktisat alanlarında kullanılır.
Average propensity to consumption : Belli bir dönemde yapılan tüketim harcamalarının harcanabilir gelir içindeki payı, diğer bir deyişle belli bir dönemde yapılan tüketim harcamalarının harcanabilir gelire oranı. Ortalama tüketim eğilimi.
Average propensity to import : Ortalama dışalım eğilimi. Bir ülkede belli bir dönemde gerçekleştirilen dışalımın milli gelire bölünmesiyle hesaplanan, belirli bir dönemde bir birim milli gelire karşılık gelen dışalım.
Average propensity to invest : Ortalama yatırım eğilimi. Belli bir dönemde yapılan yatırım harcamalarının milli gelir içindeki payı, diğer bir deyişle belli bir dönemde yapılan yatırım harcamalarının milli gelire oranı.
Average propensity to save : Ortalama tasarruf eğilimi. Belli bir dönemde gerçekleştirilen tasarrufların harcanabilir gelir içindeki payı, diğer bir deyişle belli bir dönemde yapılan tasarrufun harcanabilir gelire oranı.
Propensities : Eğilim. Meyelan. Eğiklik. Arzu. Meyil. İstek. Temayül.
Longrun propensity : Lrp. Uzun dönem eğilimi.
Marginal propensity to save : Harcanabilir gelirde ortaya çıkan değişmenin tasarruflarda yol açtığı değişim, diğer bir deyişle tasarruflardaki değişmenin harcanabilir gelirdeki değişmeye oranı. Marjinal tasarruf eğilimi. Marjinal tasarruf meyli.
Propension : Eğsinim.
Marginal propensity to invest : Marjinal yatırım eğilimi. Milli gelirde ortaya çıkan artışın yatırımlarda yol açtığı artış, diğer bir deyişle yatırımlardaki değişmenin milli gelirdeki değişmeye oranı olarak hesaplanan katsayı.
İngilizce Opens Türkçe anlamı, Opens eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Opens ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Commences : Start vermek. Dava açmak. Doktora derecesi almak. Start almak. Yüksek lisans almak.
Ahead : İleriye. Gelecekte. Önümüzde. Öndeki. İlerde. İleride. Önde. Önden. Geminin baş tarafında.
Acumination : Genişlik veya kalınlık açısından giderek incelen uç. Bilemek. Keskin uçta sona eren. Bir yaprak ucunun şekli (botanik terimi).
Broached : İleri sürmek. Delmek.
Be in the clear : Kapatmak (borcu). Kaldırmak (bir şeyi bir yerden). Yok etmek (bir şeyi bir yerden). Takas etmek (banka çekini). Üstünden geçmek. İzin vermek. Gidermek (bulutları veya sisi). Masumluğu ispatlanmış olmak. Açılmak (gökyüzü veya hava).
Give a start : Yerinden sıçratmak. Yürütmek. Ürkütmek.
Unlock : Kilidi açmak. Kilidini açmak. Kilit açmak. Ortaya çıkarmak. Kilitten kurtarmak. Çözmek.
Bring into : Dışarıdan mal getirmek. İthal etmek. Getirmek.
Aboveboard : Sadece. Dürüst. Doğru. Çıplak. Yasal. Kanuna aykırı olmayan. Dürüst bir şekilde. Hilesiz. Adil.
Bared : Çıkarmak. Soymak. Yalın.
Opens synonyms : click open, come loose, acuminate, reopen, above board, activate, establish, blankest, begin, get start, lever, come into, opened, be opened, break open, barer, jimmy, apparentness, burst forth, prise, commence, cave in, bawdy, embark upon, aired, bares, broaches, blossomed, found, air, unbolt, break, blanker.
Opens zıt anlamlı kelimeler, Opens kelime anlamı
Bar : Atletizm, bilgisayar, hukuk, tiyatro alanlarında kullanılır. Baro. Parça. Yüksek ya da sırıkla atlamada aşılması gereken yüksekliği gösteren tahta, maden vb. özdekten yapılmış yuvarlak, yerine göre üçgen kesitli uzun ince çubuk. Kalıp. Kapatmak. Bariyer. Kısıtlamak. Panoları ya da gergileri taşımakta kullanılan demir çubuk. Sırık.
Lock : Bloke etmek. Hareketli arna seddi. Başka amaçla kullanılmakta olduğu için ya da günlenmemiş olduğu için bilginin erişimini ya da kullanımını engelleyen her türlü donanım ya da yazılım tekniği. Kilitlenmek. Kilitlemek. Bağlamak. Kilit. Yapağı buklesi. Birbirine geçirmek. Lüle.
Cork : Mantar. Tıkaç. Bitkilerde koruyucu doku olarak görev yapan ve ana maddesi süberin olan ölü hücrelerden oluşan tabaka. süberin. Oltayı belirli bir derinlikte tutmaya yarayan olta ipinin üzerinde derinliğe göre yeri ayarlanabilen delikli mantar. Mantar meşesi kabuğu. Mantarla tıkamak. Biyoloji, kimya alanlarında kullanılır. Mantar tıpa. Mantar meşesinin kabuğundan sağlanan, şişe tapası ve yalıtkan olarak kullanılan , az gözenekli açık kahverenkli özdek. Mantarla kapamak.
Opens antonyms : bolt, seal, close, abolish.

Bu kısımda Opens kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Opens ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Opens anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Opens ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.