Oransal ölçek nedir, Oransal ölçek ne demek

Oransal ölçek; Yöntem Bilimi alanında kullanılan bir sözcüktür.

Teknik terim anlamı:

Eşitlik-eşitsizlik, sıra düzeni ve eşit aralık özelliklerinin yanısıra kat, yarım gibi oransal ilişkilerin kurulmasına elverişli ölçümler yapan ölçek. bk. adlayıcı ölçek, aralıklı ölçek, ölçüm düzeyleri, sıralayıcı ölçek.

Oransal ölçek anlamı, kısaca tanımı

Oran : Büyüklük, nicelik, derece bakımından iki şey arasında veya parça ile bütün arasında bulunan bağıntı, nispet, rasyo. İki şeyin birbirini tutması, karşılıklı uygunluk, tenasüp. İki büyüklük, iki nicelik arasındaki bağıntı. Akıl yoluyla gerçeğe yakın olduğuna inanılarak verilen yargı, tahmin

Ölçek : Birim kabul edilen herhangi bir şeyin alabildiği kadar ölçü. Tahıl ölçmeye yarar kap, kile. Bir ölçü aletinin üzerinde çizgilerle ayrılmış bölüm, kadran. Bu ölçü miktarında olan. Dört okkaya eşit ağırlık ölçüsü. Bir harita veya resimde görülen uzaklıklarla bunların işaret ettiği, karşılandığı gerçek uzunluklar arasındaki oran.

Sıralayıcı ölçek : Nesneleri ölçülmekte olan özellik bakımından bir sıra düzenine sokan ve bu özelliğin çeşitli dizillerine uygun biçimde sayısal değerler verebilen ölçek bk. adlayıcı ölçek, aralıklı ölçek, oransal ölçek, ölçüm düzeyleri.

 

Ölçüm düzeyleri : Sayı dizgesinin özelliklerinden içerdiklerinin türü ve sayısına göre ölçme aracı ve ölçümler arasında beliren ayrımlar. Buna göre, sayı dizgesinin tüm özelliklerini içeren oransal ölçüm, eşit aralık ve sıra özelliklerini içeren aralıklı ölçüm, salt sıra özelliğini içeren sıralayıcı ölçüm, hiçbirini içermeyense bölütleyici (adlayıcı) ölçümdür, bk. adlayıcı ölçek, aralıklı ölçek, oransal ölçek, sıralayıcı ölçek, sayı dizgesinin özellikleri.

Aralıklı ölçek : Nesne ya da özellikleri sıraya dizmekle kalmamayıp bunlar arasındaki kesin uzaklığı da gösterme olanağı veren ve ölçüm boyutunun tüm ardıl değerleri arasında eşit uzaklık bulunan ölçek. bk. adlayıcı ölçek, boyut, oransal ölçek, ölçüm düzeyleri, sıralayıcı ölçek.

Eşit aralık : Büyük ölçekli bir haritada birbirini izleyen iki eşyükselti eğrisi arasındaki yükseklik. Bir ölçeğin birbirini izleyen konumları arasında, uzaklığı aynı ya da birbiriyle değiştirilebilir birimlerle gösterilebilen aralık, bk.z aralıklı ölçek, eşit görünen aralık.

Sıra düzeni : Ölçme konusu olan çeşitli nesne ve özellikler arasında, bir süreklilik üzerinde yapılan değerlendirici yargılar aracılığıyla kurulan sıra ilişkisi ya da basamaklı düzen.

Sıralayıcı : Kır koşularında, varış çizgisini geçen atletlere varış sırasına göre sayı veren yargıcı.

Elverişli : Uygun, müsait. İşe yarayan, ergonomik.

Aralıklı : Birbirine bitişik olmayan, aralarında açıklık bulunan, aralı, fasılalı. Dizgide kelimeler, harfler veya satırlar arasında açıklık olan, espaslı. Kesik kesik.

 

Yanısıra : Yanında, birlikte.

Özellik : Bir şeyin benzerlerinden veya başka şeylerden ayrılmasını sağlayan nitelik, hususiyet, hasiyet, hassa, mahsusluk, spesiyalite.

Kurulma : Kurulmak işi.

Eşitlik : İki veya daha çok şeyin eşit olması durumu, denklik, müsavilik, müsavat, muadelet. Bedensel, ruhsal başkalıkları ne olursa olsun, insanlar arasında toplumsal ve siyasi haklar yönünden ayrım bulunmaması durumu. Kanunlar yönünden insanlar arasında ayrım bulunmaması durumu.

Aralık : Ara. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. Yarı açık, tam kapanmamış. Uygun, elverişli durum, fırsat. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Tuvalet. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık. Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık.

İlişki : İki şey arasında karşılıklı ilgi, bağ, münasebet, temas. Bağlantı, temas.

Düzeni : İki tepe arasındaki düz yerler, vadi.

Ölçüm : Ölçme işi. Ölçülerek elde edilen sonuç. Ölçümleme sonucu, takdir. Eli işe yatkın, becerikli, usta. Doktor. Fal. En, boy, oylum, süre gibi nicelikleri kendi cinslerinden seçilmiş bir birimle karşılaştırıp kaç birim geldiğini belirtme işlemi. Özdeğin türlü görünümlerini ve bunların niteliklerini karşılaştırabilmek ve dolayısıyla niceliklerini belirleyebilmek amacıyla nesnelere, ilişkin olduğu niteliğe uygun belli kurallara göre sayı verme işlemi. Bir kümenin altkümelerinden oluşan bir dolam üzerinde artı değerler alan sayılabilir toplamsal küme işlevi, Anlamdaş. sayılabilir toplamsal ölçüm. Türlü toplumsal olguların özelliklerini uygun ölçü araçları kullanarak sayısal olarak saptamaya yönelik bir bilme süreci. Bir değişken taşıdığı özelliği belirtmek için yapılan bir işlem. Ölçüye vurulan bir konuda bir ölçme aracıyla elde edilen ve ölçme dizgesinin çeşitli birimleriyle dile getirilen değer. Şekil, biçim, tarz. Acemi, beceriksiz. Şımarık.

Yarım : Bütün bir şeyin ayrıldığı iki eşit parçadan her biri. Tam ve istenildiği gibi olmayan, eksik, noksan. Saatte on iki otuz. Hastalıklı, sakat, sağlıksız. Bir bütünün yarısı olan miktar.

Aralı : Uzak: Bu iki taş birbirine çok aralı. Aralıklı, uzak. Uzak.

Diğer dillerde Oransal ölçek anlamı nedir?

İngilizce'de Oransal ölçek ne demek ? : ratio scale