Orchestral türkçesi Orchestral nedir

  • Orkestrayla ilgili.
  • Orkestraya ait.
  • Orkestra için bestelenen.
  • Orkestra.

Orchestral ingilizcede ne demek, Orchestral nerede nasıl kullanılır?

Orchestrally : Orkestra şeklinde. Orkestraya ait olarak.

Orchestra balcony : Çalgıcı seti. Çalgıcıların bulunduğu set.

Orchestra conductor : Orkestra şefi. Orkestrada enstrüman çalan kişileri yönetmekten sorumlu olan kimse.

Orchestra director : Orkestra sorumlusu. Bir tiyatroda orkestranın işlemesinden ve yönetsel işlerinden sorumlu kişi.

Orchestra leader : Orkestra yönetmeni. Orkestrayı yöneten, bir müzik yapıtını yönettiği orkestra ile yorumlayan ve uygulayan sanatçı.

Orchestra room : Müzisyenler odası. Orkestradaki müzisyenlerin dinlenme ve hazırlanma yeri. bu yer çoğu kez sahne altında ya da gerisindedir.

Orchestra rehearsal room : Orkestra çalışma yeri. Bir tiyatroda orkestra çalışmalarının yapıldığı yer.

Chamber orchestra : Oda müziği çalan 2 ila 10 arasındaki müzisyen grubu. Oda orkestrası.

Idf orchestra : İsrail savunma kuvvetleri orkestrası. İsrail ordusunun müzik grubu.

Orchestra pit : Müzikli tiyatro gösterileri düzenleyen tiyatrolarda sahne ile seyirci arasında bulunan ve orkestrayı alabilen çukur. Orkestra çukuru. Sahnenin aşağında orkestranın oturduğu ve gösteri sırasında çaldığı alçak alan.

 

İngilizce Orchestral Türkçe anlamı, Orchestral eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Orchestral ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Orchestic : Dans. Dansla ilgili.

Musics : Makam. Ahenk. Musiki. Nağme. Nota. Hava. Müzik. Partisyon.

Orchestras : Orkestra yeri. En ön sıralar.

Orchestics : Dans figürleri.

Orchestra : Saz takımı. Orkestra çalgı topluluğu. Orkestra yeri. Çalgı takımı. Parter. Tiy parter. En ön sıralar. Tiy orkestra.

Ensemble : Küçük müzik topluluğu. Koro. Sayıtım düzeneğinde üzerinden ortalama alınan, iriölçekteki özellikleri eş, ancak özdeciksel duruları değişik, birbirine denk dizgeler topluluğu. Türküm. Takım. Birkaç parçadan oluşan kadın kostümü. Küçük topluluk. Grup. Ekonomi, fizik, kimya, tiyatro alanlarında kullanılır. Topluluk.

Band : Bando. Kolan. Çemberlemek. Ağın üst kenarını belirten ak uçkurluk. Çete. Ağın üst kenarında, içinden germe telinin geçtiği uçkurluk. Bant. Kemer. Bir izgenin iki sıklık değeri arasında kalan ışınım bölgesi. Bağlamak.

Music : Duygu, düşünce ve imgeleri, tek ya da çok sesli olarak türlü biçimlerde anlatma sanatı; bu biçimde düzenlenmiş eserlerin söylenmesi ya da çalınması. öğrencilere kendi sesleriyle şarkı söylemek, müzik dilini doğru olarak okuyup yazmak, herhangi bir çalgı çalmak, değerli müzik parçalarını dinlemekten zevk almak ve bu parçaları yorumlamak için gerekli bilgi, beceri ve beğeyi kazandırmak amacıyla okutulan ders. Musiki. Nağme. Müzik. Bir filmde ya da televizyon yayınında kullanılan, özgün ya da derleme her çeşit müziği anlatır genel terim. İnsanoğlunun toplumsal, dinsel, büyüsel, duyusal, düşünsel, eşeysel gereksinmelerini karşılamak için kullandığı uyaklı uyaksız, ölçülü ölçüsüz, düzenli düzensiz ses, sözlü ses, doğal ya da yapay aygıtların seslerinden oluşan evrensel kültür düzeni, bk. müzikbilim, halk müziği, krş. halk koşuğu, halk oyunu. Partisyon. Makam. Nota. Ahenk.

 

Orchestral ingilizce tanımı, definition of Orchestral

Orchestral kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Of or pertaining to an orchestra. Suitable for, or performed in or by, an orchestra.