Oturma bölgesi nedir, Oturma bölgesi ne demek

Oturma bölgesi; Şehir alanında kullanılan bir sözcüktür.

Teknik terim anlamı:

Bir kentin düzentasarında öncelikle konutların yerleştirilmesine ayrılan, orta ve ağır işleyim kuruluşlarının ve üretimliklerin açılması hiç olurlanmayan ya da belli ölçünlere uymaları koşuluyla çok sınırlı biçimde olurlanan bölge.

Oturma bölgesi anlamı, tanımı

Bölge : Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka. Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye

Oturma : Oturmak işi. Kısa süre için konukluğa gitme.

Yerleştirilme : Yerleştirilmek işi.

Ağır işleyim : Yapılan nesnenin türü, kullanılan anamal, işlenmemiş özdek, gereç ve araçların nitelik ve niceliği, çalıştırılan işçi sayısı ve benzerleri gibi ölçütlere dayanarak, işleyimde yapılan sınıflandırmanın iki büyük kolundan biri. Büyük çapta işçi çalıştıran, yüksek düzeyde güç kullanan ya da belirli bir üretim düzeyinin üstünde üretimde bulunan ve kent içinde tecime ve oturmaya ayrılmış alanlardan uzakta bulundurulması genellikle benimsenen işleyim türlerinin tümü.

Düzentasar : Kent ya da kasaba halkının sağlığını korumak, toplumsal, ekonomik ve ekinsel gereksinmelerini, iyi yaşama düzenini ve çalışma koşullarını ve güvenliğini sağlamak amacıyla, ülke, bölge ve kent verilerine dayanılarak oturma, çalışma, dinlenme ve ulaşım gibi kentsel işlevler arasında denge kurup, eldeki ve sağlanabilecek olanaklar ölçüsünde en iyi çözüm yollarını bulmak için, varsa yeryazım durumu da belirtilen haritalar üzerinde toprak parçalarının kullanım biçimlerini ve başlıca bölge tiplerini gösteren, tüzel bir değeri olan onaylanmış belge. bk. ana düzentasar.

 

Öncelikle : Öne alınarak, daha önce olarak.

Üretimlik : Fabrika.

İşleyim : Sanayi.

Kuruluş : Kurulma işi. Yapı, yapılış, bünye. Bir sefer kuvvetini oluşturan birliklerin yapısı. Kasılma. Topluma hizmet, üretim, tüketim vb. amaç ve görevlerle kurulan her şey, tesis.

Bir ken : Bir kez. Bir kere, bir defa.

Ağır iş : Fazla güç ve emek isteyen yıpratıcı her türlü iş.

Sınırlı : Sınırı olan, bir sınırla ayrılmış olan, hudutlu. Az sayıda. Sınırlanmış, belirlenmiş, belirli, limitet.

Öncelik : Bir şeyin öbüründen önce olması durumu, takaddüm.

Koşulu : Şanlıurfa şehri, Demirci bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Açılma : Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.

Üretim : Belirli faaliyet ve işlemler sonucu yeni bir mal veya hizmet meydana getirme, istihsal, tüketim karşıtı.

Kurulu : Kurulmuş olan, yerleşmiş, oturmuş.

 

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Ölçün : Standart.

Sınır : İki komşu devletin topraklarını birbirinden ayıran çizgi, hudut. Değişken bir büyüklüğün istenildiği kadar yaklaşabildiği durağan büyüklük, limit. Komşu il, ilçe, köy veya kişilerin topraklarını birbirinden ayıran çizgi. Bir şeyin yayılabileceği veya genişleyebileceği son çizgi, uç. Uç, son. Bir şeyin nicelik bakımından inebileceği veya çıkabileceği en alt ve en üst yer, limit.

Diğer dillerde Oturma bölgesi anlamı nedir?

İngilizce'de Oturma bölgesi ne demek ? : residential area