Pürüzlenmek nedir, Pürüzlenmek ne demek
- Pürüz oluşmak, pürüzlü duruma gelmek

- Bir iş, durum vb. karışık ve güç bir duruma gelmek.
- Ses boğuk ve bozuk çıkmak.
"Pürüzlenmek" ile ilgili cümle örnekleri
- "Konserlerde sesi pürüzlendiği zaman böyle yapardı." - R. N. Güntekin
Pürüzlenmek anlamı, tanımı:
Pürüz : Bir şeyin düzgünlüğünü bozacak çıkıntı, gedik veya kusur. Engel, güçlük.
Oluşmak : Belli bir varlık kazanmak, ortaya çıkmak, meydana gelmek, teşekkül etmek, tekevvün etmek.
Pürüzlü : Karışık, güç (durum, iş). Boğuk ve bozuk (ses). Pürüzü olan.
Durum : Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.
Gelme : Bir ışının, kaynağından çıkarak bir ayna yüzüne veya saydam bir cismin yüzeyine erişmesi. Yetişme. Gelmek işi. Gelmiş olan.
Boğuk : Kısılmış (ses).
Bozuk : Kızgın, sıkıntılı. Görevini yapamaz duruma gelmiş (organ). Türk halk müziğinde, bağlamadan biraz büyük ve meydan sazından küçük dokuz telli bir saz. Bozulmuş olan. Madenî para, bozuk para. Kötümser, gergin, huzursuz, karışık.
Çıkmak : Harcamak zorunda kalmak. Yerinden oynamak. Verilmek. İçeriden dışarıya varmak, gitmek. Bir durumla ilgili niteliklerini yitirmek, bir durumdan başka bir duruma geçmek. Elde edilmek, sağlanmak, istihsal edilmek. Bir inceleme, bir araştırma sonucu bulmak. Meydana gelmek. Bir iddia ile ortalıkta görünmek. Niteliği sonradan anlaşılmak. Artırmak, fiyatı yükseltmek. Süresi dolduğunda ayrılmak. Ay, Güneş görünmek. Karşı gelebilmek, boy ölçüşmek. Yayılmak, duyulmak. Bir konu yetkililerce karara bağlanmak. Gelmek. Bulaşmak. Herhangi bir durumda olduğu anlaşılmak. Yetkili birinin makamına iş için gitmek. Mal olmak. Yayılmak. Oyunda herhangi bir rolü oynamak. Bir yere ulaşmak, varmak. Görünür veya belli bir durumda bulunmak. Bulunduğu yerden fırlamak, kopmak. Sesini yükseltmek. Yetişecek ölçüde olmak. Yapılmak, yürümek. Belirmek, tanınmak. Bitmek, büyümek, sürmek. Karaya ayak basmak. Talihine veya payına düşmek, isabet etmek, vurmak. Yükselmek, artmak. Büyük abdest bozmak. Erişmek, görmek. Bir meslek veya bilim kurumunda okuyup yetişmek, mezun olmak. Bir şeyin düzeni bozulmak, eskisinden daha değişik, kötü bir duruma girmek. Flört etmek. Gerçekleşmek. Sıyrılmak, ayrılmak. Vermeye katlanmak. Bir şeyin yukarısına doğru yürümek. Yayımlanmak. Oluşmak, olmak. Davranışta herhangi bir niteliği bulunmak. Giderilmek, yok olmak. Yeni yetişip satışa sunulmak. Unutmak. Olmak, bulunmak, var olmak. Piyasaya sürülmek. Bir sebeple bulunulan yerden ayrılmak. Binaya kat eklemek. Eksilmek. Bulunduğu yeri bırakıp başka yere geçmek, taşınmak, ayrılmak, ilgisini kesmek. Ay veya mevsim geçmek.
Gelmek : Biriyle birlikte gitmek. Dayanmak, tahammül etmek. İzlemek, takip etmek. Uygun düşmek. İhtiyaç anlatan deyimler kurmaya yarayan bir fiil. Etkisini herhangi bir biçimde göstermek. Getirmek. İsabet etmek. Akmak. -dikçe, -esi biçiminde kullanılan sıfat-fiil eklerinden sonra geldiğinde önceki fiille ilgili olarak pekiştirilmiş bir istek ve sürerlik bildiren bir fiil. Kazanılmak, sağlanılmak. Bir şeye sonradan inanmak, doğruluğuna hak vermek, eğilim göstermek, kabul etmek. Türemek. Sonuç çıkmak. Kendine yapılmış olan herhangi bir davranış veya durumu iyi karşılamak. Herhangi bir sırada bulunmak. Daha önce üzerinde durulmuş olan bir konuya yeniden dönmek. Varlığını sürdürmek, yaşamak, intikal etmek. Başlamak, ortaya çıkmak. Kadar olmak. Mal olmak. Belli bir süre dolmak. -mez, -mezlik ile birlikte yapmacık anlatan deyimler yapar. Ulaşmak, varmak. Oturmaya, ziyarete gitmek. Bir yerden alınıp bir yere ulaştırılmak. Belli bir zamana ulaşmak. Yönelme durumundaki bazı kelimelere getirilerek birleşik fiil yapar. Olmak, -e uğramak. Kök veya gövdeleri sonuna -a (-e) eki almış fiillere gelerek süreklilik bildiren birleşik fiiller oluşturur. Katılmak, eklenmek. Uymak. Ortaya çıkmak, doğmak. Düşmek, rast gelmek. Çıkmak, yönelmek. Görünmek, sanılmak.
Ses : Aralarında uyum bulunan titreşimler. Akciğerlerden gelen havanın ses yolunda oluşturduğu titreşim. Duygu ve düşünce. Kulağın duyabildiği titreşim, seda, ün. Herhangi bir davranış, tutum karşısında uyanan ruhsal tepki.
Ve : Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu. İki kelime veya iki cümle arasına girerek aralarında bir bağ olduğunu anlatan söz.
Diğer dillerde Pürüzlenmek anlamı nedir?
İngilizce'de Pürüzlenmek ne demek? : v. roughen

Bu kısımda Pürüzlenmek nedir? Pürüzlenmek ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Pürüzlenmek tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Pürüzlenmek hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.