Pırnal meşesi nedir, Pırnal meşesi ne demek

Pırnal meşesi; Biyoloji alanında kullanılan bir terimdir.

Biyoloji'deki anlamı:

Kayıngiller (Fagaceae) familyasından, 10-15 m kadar boylanabilen, Karadeniz Bölgesi'nde doğal olarak yayılış gösteren, her dem yeşil ağaçlar.

Pırnal meşesi kısaca anlamı, tanımı

Meşes : Hayvanları dürtmekte kullanılan ucu demirli değnek, üvendire

Pırna : Rakı.

Meşe : Kayıngillerden, üç yüz kadar türü arasında, yaz kış yapraklarını dökmeyenleri de bulunan, kerestesi dayanıklı bir orman ağacı (Quercus). Bu ağaçtan yapılan.

Pırnal : Kışın yapraklarını dökmeyen bir tür meşe çalısı (Quercus ilex).

Kayıngiller : İki çeneklilerden, palamut diye adlandırılan, meyveleri yüksüksü bir kadehçik içinde duran, kayın, meşe, kestane vb. kerestelik orman ağaçlarını içine alan bir familya, palamutlular.

Karadeniz : Çok düşünceli ve durgun görünen kimseler için kullanılan "Karadeniz'de gemilerin mi battı?" deyiminde geçen bir söz.

Gösteren : Gösterilenle birleşerek göstergeyi oluşturan ses veya sesler bütünü.

Familya : Aile. Karı, eş. Birçok ortak özelliği sebebiyle bir araya getirilen cinslerin topluluğu, fasile.

Yayılış : Yayılma işi.

Her dem : Her zaman.

Boylan : Kibirli. Kibirli, mağrur.

Yayılı : Yayılmış, serilmiş.

 

Göster : Gösteriş eyleminin yapılması için kılıçoyunu öğretmenince verilen komut.

Kayın : Kayıngillerin örnek bitkisi olan, 30-40 metre boyunda, 2 metre çapında, kışın yapraklarını döken, kerestesi beyaz ve değerli olan bir orman ağacı (Fagus orientalis). Kadın veya kocaya göre birbirlerinin erkek kardeşi, kayınbirader, ini. Bu ağaçtan yapılmış.

Bölge : Sınırları idari, ekonomik birliğe, toprak, iklim ve bitki özelliklerinin benzerliğine veya üzerinde yaşayan insanların aynı soydan gelmiş olmalarına göre belirlenen toprak parçası, mıntıka. Vücut yüzeyinde sınırları belli herhangi bir bölüm, nahiye.

Yeşil : Sarı ile mavinin karışmasından ortaya çıkan, bitki yapraklarının çoğunda görülen renk. Olmamış, ham (meyve). Kurumamış, taze (sebze), kuru karşıtı. Bu renkte olan.

Doğal : Doğada olan, doğada bulunan. Olağan, alışılmış, her zamanki gibi olan, beklenildiği gibi. Yapmacık olmayan. Kendiliğinden olan, insan eliyle yapılmamış, yapay karşıtı. Doğada rastlandığı gibi, doğaya uygun olan, doğa güçlerine, kurallarına uyan, tabii, natürel. Katıksız, saf. Sağduyuya, mantığa, olağan düzene uygun olan.

Boyla : Değirmen çarkını döndüren suyun çıktığı delik. [Bakınız: boyra]. Değirmen oluğu.

Kadar : Ölçüsünde, derecesinde. Miktarda, derecede. Gibi. Denli. Büyüklüğünde, genişliğinde. Süre belirten bir söz. Bir sayıdan sonra geldiğinde kesinlikle belli olmayan bir niceliği belirten söz. Dek.

Olar : Onlar. Onlar (III. çokluk şahıs zamiri).

Diğer dillerde Pırnal meşesi anlamı nedir?

İngilizce'de Pırnal meşesi ne demek ? : holm oak