Meşes nedir, Meşes ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Hayvanları dürtmekte kullanılan ucu demirli değnek, üvendire.

Meşes anlamı, kısaca tanımı

Meşe : Kayıngillerden, üç yüz kadar türü arasında, yaz kış yapraklarını dökmeyenleri de bulunan, kerestesi dayanıklı bir orman ağacı (Quercus). Bu ağaçtan yapılan

Kasnak meşesi : Kayıngiller (Fagaceae) familyasından, 25-30 m kadar boylanabilen, yaprak döken, ve yapraklarının alt yüzeyinde yıldız şeklinde tüyler bulunan, ülkemizde Konya, Kütahya, Isparta ve Afyon'da doğal olarak yetişen endemik bir tür.

Kazdağı meşesi : Kayıngiller (Fagaceae) familyasından, 4-6 m kadar boylanabilen, yaprak döken, fındıksı meyveleri olan, ülkemizin Marmara ve Ege bölgelerinde doğal olarak yetişen bir tür.

Kermes meşesi : Kayıngiller (Fagaceae) familyasından, her dem yeşil, yaprakları dikenli, Marmara, Ege ve Akdeniz bölgelerinde geniş bir yayılış gösteren, makinin en başları bitkilerinden biri.

Pırnal meşesi : Kayıngiller (Fagaceae) familyasından, 10-15 m kadar boylanabilen, Karadeniz Bölgesi'nde doğal olarak yayılış gösteren, her dem yeşil ağaçlar.

Mantar meşesi : Batı Akdeniz bölgesinde yetişen bir tür meşe, sezü (Quercus suber).

Mazı meşesi : Mazı üstünde urların oluştuğu bir tür meşe (Quercus infectoria).

 

Palamut meşesi : Yurdumuzun batı bölgesinde yetişen 5-10 metre yüksekliğinde, kışın yapraklarını döken bir tür meşe (Quercus vallonea).

Türk meşesi : Ülkemizde yetişen bir tür meşe (Quercus cerris).

Yer meşesi : Kurtluca.

Hayvanlar : (Animalia), Canlı varlıklardan bitkiden farklı olarak yer değiştirebilen, uyartılara cevap veren, besinlerini vücudu içinde sindirebilenleri içine alan bir âlemdir. Birgozeliier (Protozoa) ve çokgözeliler (Metazoa) olmak üzere 2 altâlemi vardır.

Üvendire : Çifte koşulan öküzleri yürütmek için kullanılan, ucuna nodul çakılmış uzun değnek, gönder.

Dürtmek : Ucu sivri bir şeyle veya elle hafifçe itmek. Değmek, dokunmak. İstenilen şeyi yaptırmak için birine kışkırtıcı söz söylemek, tahrik etmek. Uyarmak, ikaz etmek.

Demirli : İçinde metal veya karışım durumunda demir bulunan. Bağlanıp kalmış. Demir atmış (gemi). Demir atmış bir biçimde. Demir parmaklık veya demir bir parça takılmış olan.

Değnek : Elde taşınacak incelikte düzgün ağaç, sopa, çomak. Değnekle atılan dayak.

Hayvan : Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).

Dürtme : Dürtmek işi.

Demir : Atom numarası 26, atom ağırlığı 55,847, yoğunluğu 7,8 olan, 1510 °C'de eriyen, mavimtırak esmer renkte, özellikle çelik, döküm ve alaşımlar durumunda sanayide kullanılmaya en elverişli element (simgesi Fe). Bu elementten yapılmış parça. Bu elementten yapılmış. Ayakkabı topuğuna veya ayakkabı burnuna aşınmayı önlemek için çakılan, özel olarak yapılmış madenden parça. Çıpa. Güçlü, kuvvetli, sert.

 

Hayva : Ayva. Tenekeyi lehimlemek için kullanılan bakır ya da demir araç. [Bakınız: hayva demiri].

Demi : Yemeni, yazma, başörtüsü, tülbent. Susuz, kıraç tarla. Dizlik, iç donu. Değil mi anlamında.

Diğer dillerde Meşe zehirlenmesi anlamı nedir?

İngilizce'de Meşe zehirlenmesi ne demek ? : quercus toxication