Partenogenezis nedir, Partenogenezis ne demek
Partenogenezis; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.
Veterinerlikte sözlük anlamı:
Erkek olmadan dişinin döl verebilme yeteneği. Schistosomalar, birkaç Digenea türü, Monogenealar, Strongyloides stercoralis, kimi Haemaphysalis türlerinde olduğu gibi fertilizasyon olmaksızın haploit veya diploit karakterde yumurta üretimi.
Partenogenezis anlamı, tanımı
Part : Karın. Çok şişkin (karın). Sarkık (karın). İşkembe. Kurt, köpek ve benzerleri hayvanların parçaladığı koyunun derisi. Ekin demetlerinin başaklar içe gelecek biçimde yığılmış durumu. Biçilmiş ekinin otuz demetinden yapılmış yığın. Otuz yumurtadan yapılmış yığın. Eski giysi, paçavra. Yeni yapılan evlere, ev sahibinin akrabalarının armağan olarak taktıkları kumaş. Yüzük oyununda yüzüğü saklamakta kullanılan mendil, bez parçası. Bağışlama: Ali'nin suçunu part etti. Çelik çomak oyununda çeliğin yerde vurulması. Yüzük oyununda, saklanan yüzüğün yerini bulan oyuncu bölüğüne, karşı yanın tanıdığı sayı. İskambil ya da tavla oyunlarında oynanacak sayı. Eski türkçe bart: Koyunun karın ve göğüs boşluğu; işkembe; ot yığını; ekin yığını. Bir kaç bağlık ot yığını. Yerine göre mesl 30 bağ bir part eder. Karın göbek
Partenogenez : Döllenmesiz üreme.
Strongyloides stercoralis : Rhabditoidea üst ailesinde, Strongyloididae ailesinde yer alan, tropik ve subtropik bölgelerde insan ve evcil hayvanların sindirim sisteminde yaygın olarak bulunan, dişileri ve larvaları bağırsak mukozasında yerleşerek ülserlere ve ishale neden olan Anguillula intestinalis, Anguillula stercoralis ve Strongyloides intestinalis olarak da adlandırılan nematod türü.
Haemaphysalis : Ixodidae ailesinde 150den fazla türe sahip, Babesia türlerinin vektörü olan kene cinsi.
Fertilizasyon : [Bakınız: döllenme]. Döllenme.
Strongyloides : Rhabditoidea üst ailesinde, Rhabditidae ailesinde bulunan memelilerin bağırsaklarında parazitlenen, kimi sınıflandırma sistemlerinde Rhabdiasoidea üst ailesinde bulundurulan fazmid nematod cinsi.
Schistosoma : [Bakınız: şistozoma]. İnsan ve hayvanların kanında yaşayıp hastalık yapan bir trematot cinsi. Kan kelebekleri.
Verebilme : Verebilmek işi.
Monogenea : Balıkların, amfibiaların, sürüngenlerin, memeli deniz hayvanlarının veya kafadan bacaklıların tipik olarak deri veya solungaçlarında ektoparazit olarak yaşayan yassı solucanların bir sınıfı. Yassı solucanların bir sınıfı. Monogenealar balıkların, amfibiaların, sürüngenlerin, memeli deniz hayvanlarının veya kafadan bacaklıların tipik olarak deri veya solungaçlarında dış parazit olarak yaşarlar. Kimi türleri burun, yutak, kloaka ve idrar torbasında iç parazit olarak bulunmaktadır.
Karakter : Ayırt edici nitelik. Bir kimsenin veya bir insan grubunun tutumu, duygulanma ve davranış biçimi. Basımda harf türü. Bireyin kendi kendine egemen olmasını, kendi kendisiyle uyum içinde bulunmasını, düşünüş ve hareketlerinde tutarlı, sağlam kalabilmesini sağlayan özellikler bütünü. Bir bireyin kendine özgü yapısı, onu başkalarından ayıran temel belirti ve bireyin davranış biçimlerini belirleyen, üstün ana özellik, öz yapı, ıra, seciye. Bir eserde duygu, tutku ve düşünce yönlerinden ele alınan kimse.
Digenea : Genç ve erişkinleri konakların hemen hemen tüm organlarına yerleşebilen, dıştan bakıldığında tutunma ve yerleşmede rol oynayan bir ağız çekmeni ve karın çekmeni bulunan yassı solucanlar. Yassı solucanların Trematoda sınıfının alt sınıfı. Yaklaşık 6000 digenetik trematod türü omurgalılarda yaygın olarak görülmektedir. Genç ve erişkinleri konakların hemen hemen tüm organlarına yerleşebilir. Digeneaların gelişiminde en az iki farklı konak ve birkaç nesil bulunur.
Diploit : İki kromozom takımı taşıyan hücre veya organizma.
Yumurta : Bir dişinin vücudunda oluşan, yumurtlama ve döllenmeden sonra aynı türden bir canlı oluşturan hücre. Er bezi. Çorap onarmakta kullanılan, yumurta biçiminde, genellikle tahta veya mermerden kalıp. Tavuk yumurtası. Kanatlı hayvanların çoğalmasını sağlayan kabuklu bir besin maddesi.
Haploit : Olgun bir üreme hücresinde bulunan kromozom takımı.
Birkaç : Çok olmayan, az sayıda, az.
Fertil : [Bakınız: verimli]. Verimli. Üreme yeteneği normal sınırlar içinde olan.
Üretim : Belirli faaliyet ve işlemler sonucu yeni bir mal veya hizmet meydana getirme, istihsal, tüketim karşıtı.
Karak : Tahta pencere kapağı, kepenk. Hırsız. Bademcik. Geri kalma. Kapı mandalı, sürgü. Karda açılan ince yol, iz. Göz, gözbebeği, bakış, nazar.
Olmak : Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek. Bir şeyi elde etmek, edinmek. Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak. Yitirmek, elinden kaçırmak. Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur. Gerçekleşmek ya da yapılmak. Yol açmak. Sarhoş olmak. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek. Hastalığa yakalanmak, tutulmak. Yetişmek, olgunlaşmak. Bulunmak. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak. Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz. Sürdürmek, yürütmek. Herhangi bir durumda bulunmak. Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak. Yaklaşmak, gelip çatmak. Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak. Geçmek, tamamlanmak. Uygun düşmek, yerinde görülmek. Uymak, tam gelmek.
Erkek : Yetişkin adam, bay, er kişi. Sözüne güvenilir, mert. İnsan, hayvan ve bitkilerin dişiyi dölleyecek cinsten olanı. Girintili ve çıkıntılı olarak bir çift oluşturan nesnelerden çıkıntılı olanı. Koca. Sert, kolay bükülmez. Sperma oluşturan organizma.
Diğer dillerde Partenogenezis anlamı nedir?
İngilizce'de Partenogenezis ne demek ? : parthenogenesis

Bu kısımda Partenogenezis nedir? Partenogenezis ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Partenogenezis tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Partenogenezis hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.