Pelikula nedir, Pelikula ne demek
Pelikula; Biyoloji, Zooloji alanlarında kullanılan bir kelimedir.
Biyoloji'deki anlamı:
Euglena'da plazma zarı tarafından dış tarafa salgılanan ince esnek, koruyucu örtü.
Herhangi bir ince deri şeklinde dış örtü.
Zooloji'deki anlamı:
[Bakınız: dericik].
Teknik terim anlamı:
İnce deri biçimindeki dış örtü.
Pelikula hakkında bilgiler
Pelikula, Tek hücreli canlılarda hücre zarının altında organik liflerden oluşan çadırımsı yapılar. Kök ayaklılarda bulunmaz. Canlıya şekil verir turgor patlamasına karşı korur. Kamçılı ve sillilerde destek görevini görür. Endositoz ve Ekzositozu engeller. Canlı bir tabakadır. Sil ve kirpik adı verilen uzantıları bulunur. Bazen pelikulanın yapısına kalsiyum ve silisyum gibi minerallerin girmesi sonucu kabuk olusur. Bir canlıda pelikulanın bulunması o canlının prokaryot olduğunu kanıtlamaz. Çünkü tek hücreli ökaryot canlılarda da vardır. k
Pelikula anlamı, kısaca tanımı
Pelik : Çınar, meşe ve benzerleri ağaçların meyvesi, pelit. Saç. [Bakınız: porik]. Örülmüş saç bölüğü, saç örgüsü. Parça. Patik. Mısır ekmeği pişirilen toprak kap. Alnın üstüne bırakılmış saç, kâkül. Palamut meyvesi. İnce saç örgüsü
Kök ayaklılar : Bir hücreliler (Protozoa) alt âleminden, kök biçiminde yalancı ayak denen ve harekete yarayan protoplazma çıkıntılarıyla tanınan, tatlı su ve denizlerde yaşayan, bazısı asalak bir sınıf. Amipler (Amoebozoa), foraminiferler (Foraminifera), güneş hayvancıkları (Heliozoa) ve ışınlılar (Radiolaria) olmak üzere 4 takımı vardır. Bir hücreliler (Protozoa) şubesinden, kök biçiminde yalancı ayak denen ve harekete yarayan protoplazma çıkıntılarıyla tanınan, tatlı su ve denizlerde yaşayan, bazısı asalak olan bir sınıf. (Rhizopoda), güneş-hayvancıkları (Heliozoa) ve ışınlılar (Radiolaria) olmak üzere 4 takımı vardır.
Koruyucu örtü : Çelik yüzeyleri, yenime karşı korumak ereğiyle yapılmış boya ya da metal örtü.
Tek hücreli : Bir hücreli.
Plazma zarı : [Bakınız: hücre zarı]. Hücre zarı.
Hücre zarı : Sitoplazmayı çevreleyen, 75-80 A° kadar kalınlıkta, protein, lipit ve karbohidratlardan oluşan, lipitlerin genellikle fosfolipitler hâlinde çift tabaka oluşturdukları, sıvı mozaik zar modeline göre proteinlerin lipitlere birleşik ya da az veya çok gömülü oldukları, karbohidratların oligosakkarit zincirleri hâlinde bazı lipit ve bazı proteinlere bağlı bulundukları, hücrenin alt, üst ya da yan kısımlarında çeşitli özelleşmeler gösteren, hücreyi koruyan, pek çok hücre faaliyetine katılan yarı geçirgen yapı. Organellerin etrafını çevreleyen zar ise mitokondri zarı, Golgi zarı gibi organellerin adıyla anılır. Plâzma zarı, sitoplâzmik zar, membran, biyomembran, biyolojik zar, plazmalemma. Sitoplazmayı çevreleyen, 75-80 ºA kadar kalınlıkta, protein, lipit ve karbonhidratlardan oluşan, hücreyi koruyan, pek çok hücre faaliyetine katılan yarı geçirgen yapı, plazma zarı, plazmalemma. Hücreleri dıştan kesintisiz çevreleyen, metabolik olaylarda görev alan ve elektron mikroskobunda üç katman hâlinde gözlenen birim zar yapısında organellerden biri, plazma zarı, sitoplazmik zar, plazmalemma, birim zar.
Endositoz : Ökaryot hücrelerin plazma zarının içeri çökmesi ile bir kesecik içinde dışarıdan madde alınması. Pinositoz, fagositoz. Hücre zarının içeri çökerek kese oluşturması suretiyle büyük moleküllerin hücre içine alınması ve hücresel sindirimi. Hücre zarının dış tarafında oluşan bir çukurluk içine giren bir molekül veya taneciğin çevresindeki zar parçası tarafından tamamen sarılması ve böylece oluşan vezikülün zardan koparak sitoplazma içine alınması olayı, viropeksis. Endositoz; hücrelere sıvıların alınması olan pinositozla katı maddelerin alınması olan fagositozu içerir. Virüslerin hücre içerisine girmelerinde kullandıkları bir yoldur.
Ekzositoz : Ökaryot hücrelerde Salgı ve benzerleri moleküllerin hücreden çıkarılması. Ökaryot hücrelerde salgı ve benzerleri moleküllerin hücreden çıkarılması. Hücre zarının iç tarafında oluşan bir çukurluk içine giren bir molekül veya taneciğin çevresindeki zar parçası tarafından tamamen sarılması ve böylece oluşan vezikülün zardan koparak dışarı çıkması olayı, hlk. hıtam. Salgı molekülleri hücre içinden hücre dışı boşluğa bu biçimde verilir.
Kanıtlama : Kanıtlamak işi, ispatlama.
Prokaryot : Küçük ve basit yapılı hücreler olup DNA veya RNA materyali bir zarla çevrili çekirdek içerisinde olmayan canlıları içine alan bir alem, Prokaryota.
Koruyucu : Koruyan kimse, muhafız. Himaye eden, kollayıcı, hami. Asalağı dış ortamda yok eden, onun konakçıya ulaşmasına engel olan (ilaç veya işlem).
Silisyum : Atom sayısı 14, atom ağırlığı 28,09, yoğunluğu 2,34 olan, 1420 °C'de eriyen, endüstride geniş ölçüde kullanılan ve doğada oksijenden sonra en bol bulunan element (simgesi Si).
Silliler : [Bakınız: kirpikliler]. Kirpikliler.
Kalsiyum : Atom numarası 20, atom ağırlığı 40,80, yoğunluğu 1,55 olan, 845 °C'de eriyen, kireç ve alçının birleşimine giren, sarımtırak beyaz bir element (simgesi Ca).
Mineral : Normal sıcaklıkta doğada katı durumda birtakım maddelerle karışık veya birleşik olarak bulunan veya kimyasal yollarla elde edilen inorganik madde. İçinde inorganik maddeler bulunan.
Kamçılı : Kamçısı olan. Zor kullanan.
Bulunma : Bulunmak işi.
Patlama : Patlamak işi. Birdenbire gelişme, çoğalma.
Organik : Doğal yolla yapılan. Bir görevi yerine getirmekle yükümlü kuruluşla ilgili olan. Organlarla ilgili, uzvi. Canlı, güçlü (ilişki).
Altında : Sahnenin seyirciye yakın kesimi. bk. sahne aşağısı.
Diğer dillerde Pelikula anlamı nedir?
İngilizce'de Pelikula ne demek ? : pellicle

Bu kısımda Pelikula nedir? Pelikula ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Pelikula tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Pelikula hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.