Prokaryot nedir, Prokaryot ne demek

Prokaryot; Veteriner alanında kullanılan bir sözcüktür.

Veterinerlikte sözlük anlamı:

Küçük ve basit yapılı hücreler olup DNA veya RNA materyali bir zarla çevrili çekirdek içerisinde olmayan canlıları içine alan bir alem, Prokaryota.

Prokaryot anlamı, tanımı

Prokaryota : [Bakınız: prokaryotlar]. Prokaryotlar

Prokaryotik protist : Gerçek bir çekirdeği olmayan organizmaların bulunduğu aşağı protistler.

Prokaryotlar : Küçük ve basit yapılı hücreler olup DNA ya da RNA materyali bir zarla çevrili çekirdek içinde olmayan canlıları içine alan bir âlem. Prokaryota. Çekirdekleri bir zarla çevrili olmayan ve çekirdek materyali stoplazma içerisinde dağınık olan, küçük ve basit yapılı canlıları içine alan bir âlem, Prokaryota.

Materyal : Gereç. Yazılı, sözlü, görüntülü, kaydedilmiş her türlü belge.

Çekirdek : Etli meyvelerin içinde bir veya birden çok bulunan, çoğu sert bir kabukla kaplı tohum. Yenmek için satılan ayçiçeği tohumu. Ağaçlarda soyulmayan bölüm. Bir hücrenin merkezini oluşturan cisimcik. Atom çekirdeği. Kuyumculukta kullanılan ve 5 cgr'a eşit olan ağırlık ölçüsü. Bir şeyin temelini oluşturan.

Bir alem : Kendine özgü bir niteliği olan.

Çevrili : Çevrilmiş, kuşatılmış. Dönük.

Olmaya : Yapılmamış ola, görülmemiş ola.

 

Yapılı : Yapısı herhangi bir nitelikte olan. Vücudu gelişmiş, iri.

Çevril : Çevrime ya da çevrimsel devime ilişkin. Kayseri şehrinde, Erkilet bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

İçeri : İç yan, iç bölüm, dışarı karşıtı. İç yüzeyde, iç bölümde olan. Hapishane. İç, iç yüzey. Gönül, yürek. İç yana, iç yana doğru.

İçine : İçin edatı.

Küçük : Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı. Geri aşamada. Değersiz, önemsiz. Niceliği az olan. Makam, rütbe, derece bakımından daha aşağı olan kimse. Yaşı daha az olan. Niteliği aşağı olan, bayağı. Kısık, parlak olmayan (ses). Küçük abdest.

Canlı : Canı olan, diri, yaşayan. Hareketli, hayat dolu, dinamik. Güçlü, etkili. Yaşayıp yer değiştirebilen yaratık, hayvan. Dikkat çekici, göz alıcı, parlak (renk), ateş parçası. Canlı yayın. Hareketli, hayat dolu, dinamik bir biçimde.

Hücre : İnce bir zar içindeki protoplazma ve çekirdekten oluşmuş, bir organizmanın yapı ve görev bakımlarından en küçük birimi, göze. Tutukluların veya hükümlülerin yalnız olarak kapatıldıkları küçük oda. Küçük oda. Siyasi bir inançla gizli olarak çalışan bir örgütün genellikle aynı yerde çalışanlarının oluşturduğu topluluk.

Çevri : Bir söz veya davranışı görünür anlamından başka bir anlamda kabul etme, tevil. Girdap.

Basit : Yapılması veya anlaşılması kolay olan, karışık olmayan, bayağı. Bilgi ve görgüsü sınırlı olan, bayağı, görgüsüz. Süssüz, gösterişsiz. Kolay. Her zaman rastlanan, özelliği olmayan, olağan.

Alem : Bayrak. Minare, kubbe, sancak direği vb. yüksek şeylerin tepesinde bulunan, madenden yapılmış ay yıldız veya lale biçiminde süs, ayça. Simge.

Küçü : Dokuma tezgâhlarında arış ipliklerini açıp kapayan tarak. Gücü (dokuma aygıtında). Dokumacılıkta arış ipliklerini aralayan iplik tarak.

Diğer dillerde Prokaryot anlamı nedir?

İngilizce'de Prokaryot ne demek ? : procaryote