Pirüvat kinaz nedir, Pirüvat kinaz ne demek
Pirüvat kinaz; Veteriner alanında kullanılan bir kelimedir.
Veterinerlikte sözlük anlamı:
Glikoliziste fosfoenolpirüvattan yüksek enerjili fosfatı ADPye aktararak ATP ve pirüvat oluşturan reaksiyonu katalizleyen transferaz sınıfından bir enzim. Glikolitik yolun çalışma hızını düzenleyen enzimlerden biri.
Pirüvat kinaz anlamı, kısaca tanımı
Kinaz : ATP'den bir fosfor grubunu alıcıya taşıyan herhangi bir enzim. Hekzokinaz gibi, fosfat transfer eden enzim grubunun son eki. Aktif bir enzim içine bir zymogon transfer eden veya aktive eden, canlı dokuda bir madde. Proenzimi aktive ederek onun enzim hâlinde görev yapmasını sağlayan madde. ATPden bir fosfor grubunu alıcıya taşıyan herhangi bir enzim
Pirüvat : Piruvik asidin tuz, ester veya anyon formu. Aerob ve anaerob glikoliziste ortak ara ürün.
Glikolizis : Sitoplazmada glikozun piruvik aside veya laktik aside kadar parçalanması ve ATP meydana gelmesi reaksiyonları, Embden-Meyerhof yolu.
Düzenleyen : Bir karşılaşmayı planlayan ve gereklerini yerine getiren kişi.
Transferaz : Bir atom grubunun bir molekülden diğer moleküle aktarılmasını katalizleyen herhangi bir enzim. Bir atom grubunun bir molekülden diğerine aktarılmasını katalizleyen enzim. Bir kimyasal grubu bir bileşikten diğerine taşıyan enzimler. Bir kimyasal grubu bir vericiden bir alıcıya taşıyan enzimler.
Reaksiyon : Tepki. Tepkime. Yanıt.
Transfer : Bir şeyi bir yerden alıp başka bir yere götürme. Alma. Aktarma.
Glikoliz : Sitoplazmada, glikozun pirüvik aside (aerobik solunum) ya da laktik aside (anaerobik solunum) kadar parçalanması ve ATP meydana gelmesi reaksiyonları. Glikozun enzimatik tepki sonucu daha basit bileşiklere parçalanması, özellikle glikozun dokularda enerji oluşturmak üzere laktik asit veya pirüvik asite yıkılması. Glükozun hidroliz yolu ile parçalanması.
Çalışma : Çalışmak işi, emek, say. Bilimsel ve sanatsal amaçlı ürün. Bünyesindeki suyun azalması veya çoğalması sonucu ağacın biçim ve boyutlarının değişmesi. Bir yapı elemanının yük altında biçim değiştirmesi, az veya çok zorlanması.
Kataliz : Bir maddenin kimyasal bir tepkimede hiçbir değişmeye uğramadan tepkimenin olmasını veya hızının değişmesini sağlayan etkisi.
Yüksek : Altı ile üstü arasındaki uzaklık çok olan, alçak karşıtı. Yukarıda, üst tarafta olan yer. Toplum içinde para, ün vb. bakımından üstünlüğü olan. Normal değerlerin üstünde olan. Belirli bir yere göre daha yukarıda bulunan. Güçlü, şiddetli. Derece ya da makamı bakımından üstün. Erdemli, faziletli. Etkili.
Enerji : Maddede var olan ve ısı, ışık biçiminde ortaya çıkan güç, erke. Manevi güç. Organların çalışabilmesi ve vücut ısısının sürdürülebilmesini sağlayan besin ögelerinin oluşturduğu güç.
Glikol : Çok dayanıklı filmlerin ve bazı sentetik kumaşların yapımında kullanılan, birleşiminde iki alkol grubu bulunan madde, dialkol (CH2 OH-CH2 OH).
Fosfat : Yapay gübre ve bazı ilaçların yapımında kullanılan fosforik asidin tuzu veya esteri.
Katal : SI birim sisteminde enzim aktivitesi birimi 1 saniyede 1 mol substradı ürüne dönüştüren enzim aktivitesi 1 kataldır. Bir saniyede bir mol substratı ürüne dönüştüren enzim etkinliği, kat.
Trans : Medyumların ruhla ilişki kurdukları zaman girdikleri özel hipnoz durumu. Kendinden geçme, içinde bulunduğu ortamdan başka bir dünyaya veya havaya geçme.
Sınıf : Öğrencilerin yıllık öğrenime göre ayrıldıkları bölümlerden her biri. Takımlardan oluşan birlik, dalların alt bölümü. Çeşitli amaçlarla oluşmuş kümeler. Derslik. Belli ortak belirtileri olan tek tek nesneler öbeği. Önemlerine, niteliklerine göre kişi veya nesnelerin yerleştirildiği kategorilerden her biri. Bir toplumda, aynı görevi yapan, aynı yararı sağlayan, aynı şartlarda yaşayan büyük insan grubu, klas.
Aktar : Baharat veya güzel kokular satan kimse veya dükkân. İğne, iplik, baharat, zarf, kâğıt, tütün vb. satılan dükkân.
Düzen : Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Dolap, hile. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Bez dokuma tezgâhı. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Yerleştirme, tertip. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Alet edevat takımı.
Diğer dillerde Pirüvat kinaz anlamı nedir?
İngilizce'de Pirüvat kinaz ne demek ? : pyruvate kinase

Bu kısımda Pirüvat kinaz nedir? Pirüvat kinaz ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Pirüvat kinaz tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Pirüvat kinaz hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.