Plagula nedir, Plagula ne demek

Plagula; Biyoloji alanında kullanılan bir terimdir.

Biyoloji'deki anlamı:

Örümceklerde, pediseli koruyan ventral dış iskelet safihası.

Plagula kısaca anlamı, tanımı

Dış iskelet : Bazı süngerlerde, eklem bacaklılarda epidermis üzerine salgılanan sert destek dokusu. Ekzoiskelet. Bazı süngerlerde, eklem bacaklılarda epidermis üzerine salgılanan sert destek dokusu, ekzoiskelet

Örümcekler : Örümceklerle akrepleri içine alan bir eklem bacaklılar takımı.

İskelet : İnsan ve hayvan bedeninin kemik çatısı, teşrih. Kuru, çıplak. Bir şeyi oluşturan temel çatı. Yumuşak bölümleri dökülmüş, ölü bir vücudun kemiklerinin bütünü. Bir eserin genel planı. Çok zayıf.

Pedisel : Çiçek, meyve ya da sporangiyumun küçük, kısa sapı. 2.Sabit bir organizmanın ya da bir organın sapı. 3.Denizkestaneleri, denizyıldızları ve yılanyıldızlarının dış yüzeyine serpilmiş kıskaç biçiminde, saplı veya sapsız, özel kaslarla açılıp kapanan ve vücudu temiz tutma ve korumaya yarayan yapı. Birçok zar kanatlıda kemer oluşturan narin yapılı ikinci karın segmenti, petiol. Denizkestanelerinin, deniz-yıldızlarının ve bazı yılanyıldızlarının dış yüzeyine serpilmiş kıskaç biçiminde, saplı ya da sapsız küçük yapılar. Özel kaslarla açılıp kapanırlar. Vücutlarını temizlemeye ve korumaya yararlar.

 

Örümcek : Örümcekler takımından, ince bir ağ örerek küçük böcekleri avlayan eklemli bir hayvan (Aranea). Bu hayvanın ördüğü ağ. Yürüteç.

Ventral : [Bakınız: alt yüzey]. Karınla ilgili. Vücudun karın tarafına yakın, karın tarafında bulunan, alt. [Bakınız: karın].

İskele : Deniz taşıtlarının yanaştığı, çoğu tahta ve betondan yapılmış, denize doğru uzanan yer. Kıyıya yanaşan deniz aracına doğru uzatılan eğreti küçük köprü veya gemiye çıkmayı sağlayan merdiven. Vapur uğrağı olan şehir veya kasaba. İçerilerde bulunan bir yerin kendine en yakın olan deniz taşıtı uğrağı veya demir yolu durağı. Işıkların yerleştirilmesi, ışıkçıların dolaşabilmesi için stüdyolarda tavana yakın yerde duvarı çepeçevre saran çıkıntı. Geminin sol yanı. Yapıların dışında sıvama, boyama veya onarım için keresteden kat kat kurulan, çalışma sırasında üstüne çıkılan çatkı.

Safiha : İnce, yassı ve geniş metal nesne, levha.

Örümce : Örümcek.

İskel : Balta, çift demiri gibi şeyleri çelikleme işi.

Pedis : Ayak.

Pedi : Açıkgöz, çıkarcı. Dadı. Tarım işlerinde kullanılan hayvanlara bakan adam, yanaşma.

Safi : Katıksız, duru, temiz. Net. (sa:'fi) Yalnız olarak, yalnız, sadece.

Koru : Bakımlı küçük orman.

Örüm : Sürünün gece veya sabaha karşı otlaması.

Dış : Herhangi bir cisim veya alanın sınırları içinde bulunmayan yer, hariç, iç karşıtı. Görülen, içte bulunmayan yüzey. Bazı top oyunlarında karşı takım oyuncularının vuruşuyla topun kalenin bulunduğu taraftan dışarı çıkması, aut. Yabancı ülkelerle ilgili. Bireyin ötesinde bir varlığı olan. Açık havada geçen sahneleri içine alan çekim. Bir kimsenin görünüşü, durum ve davranışları. Somut kavramlarda iki veya ikiden çok şeyde merkeze daha uzak olan. Bir konunun kapsamına girmeyen şey.

Diğer dillerde Plagula anlamı nedir?

İngilizce'de Plagula ne demek ? : plagula