Potansiyometre nedir, Potansiyometre ne demek
Potansiyometre; Kimya alanında kullanılan bir kelimedir.
Kimya'da terim anlamı:
Düşük dirençli olan ve potansiyel farkını duyarlı olarak okumaya yarayan cihaz.
Potansiyometre hakkında bilgiler
Potansiyometre, dışardan fiziksel müdehaleler ile değeri değiştirilebilen dirençlerdir. Potansiyometrelerin daha güçlülerine daha yüksek akım değerine sahip devrelerde kullanılanlarına da reosta denir. Potansiyometrelerin daha çok karbon veya karbon içerikli direnç elemanlarından yapılmasına rağmen, reostalar ise krom-nikel direnç tellerinden yapılmaktadırlar. Potansiyometreler devrelerde akımı sınırlamak ya da gerilimi bölmek amacıyla kullanılırlar.
Potansiyometre anlamı, kısaca tanımı
Pota : İçinde maden eritilen kap. Basketbolda düşey bir levhaya monte edilmiş yatay çember ile ağdan meydana gelen düzenek
Potansiyel farkı : Gerilim.
Potansiyel : Gizli kalmış, henüz varlığı ortaya çıkmamış olan, gizil. Gizil güç. Gelecekte oluşması, gelişmesi mümkün olan. Kullanılmaya hazır (güç, yetenek).
Sınırlamak : Sınırını çizmek, sınırını belirtmek veya belirlemek. Belli bir sınır içinde bırakmak, belirlemek.
Sınırlama : Sınırlamak işi.
Değiştiri : Bir öbek nesnenin ya da bir dizi niceliğin oluşturdukları düzenlenimdeki öğelerinin birbirlerinin yerlerini alarak yeni düzenlenimler oluşturması, örneğin 1, 2, 3, sayılarının altı değiştirisi vardır.
İçerikli : Herhangi bir niteliği, özelliği içeren, muhtevalı.
Dirençli : Direnci olan.
Fiziksel : Fizikle ilgili olan. Genel olarak doğaya, maddeye, nesnelere ilişkin olan, fiziki.
Yapılmak : Yapma işine konu olmak. Gerçekleştirilmek, ortaya çıkarılmak.
Duyarlı : Dış etkenlere karşı duyarlığı olan, duygun, hassas.
Gerilim : Gerginlik, tansiyon. Konuşmada bir sesin ortaya çıkması için ses kirişlerinin gerginleşmesi. Bir iletkenin uçları arasındaki gizil güç farkı, potansiyel farkı, voltaj. Çeşitli yollara başvurularak filmde yaratılan sıkıntılı, gergin hava, tansiyon. İhtiyaçların karşılanamadığı veya bir hedefe yönelmiş davranışlar engellendiğinde ortaya çıkan coşkulu durum. İki ucundan ters yanlara çekilen bir telin her noktasında, o iki güce karşı koyan güç, tevettür.
Yapılma : Yapılmak işi. Yapılmış.
Karbon : Atom numarası 6, atom ağırlığı 12 olan, doğada elmas, grafit gibi billurlaşmış veya maden kömürü, linyit, antrasit gibi şekilsiz olarak bulunan, canlı varlıkların aslını oluşturan ve yandıktan sonra kömür durumuna geçen element (simgesi C).
İçerik : Bir şeyin içinde bulunanların bütünü, muhteva, mazruf. Herhangi bir ruhsal süreç ya da düşünsel işlevi oluşturan ögelerin bütünü. Bir kelimenin veya kavramın anlamı. Sözlü veya yazılı anlatımda verilmek istenen öz, düşünce, duygu ve imgelerin bütünü. Bir cümle veya yargıda açıkça söylenmemekle birlikte var olduğu anlaşılabilen, zımni.
Yüksek : Altı ile üstü arasındaki uzaklık çok olan, alçak karşıtı. Yukarıda, üst tarafta olan yer. Toplum içinde para, ün vb. bakımından üstünlüğü olan. Normal değerlerin üstünde olan. Belirli bir yere göre daha yukarıda bulunan. Güçlü, şiddetli. Derece ya da makamı bakımından üstün. Erdemli, faziletli. Etkili.
Eleman : Öge. Bir toplulukta çalışan insanların her biri. Kümeye ait varlıklardan her biri.
Değeri : Kıymet, paha.
Reosta : Elektrik akımının şiddetini azaltıp çoğaltmaya yarayan araç, dimmer.
Rağmen : Karşın.
Diğer dillerde Potansiyometre anlamı nedir?
İngilizce'de Potansiyometre ne demek ? : potentiometer

Bu kısımda Potansiyometre nedir? Potansiyometre ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Potansiyometre tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Potansiyometre hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.