Prevents türkçesi Prevents nedir
- Kösteklemek.
- Menetmek.
- Alıkoymak.
- Önden gitmek.
- Mani olmak.
- Önlemek.
- Engel olmak.
- Önüne geçmek.
- Engel oluşturmak.
- Yol göstermek.
- Engellemek.
Prevents ile ilgili cümleler
English: Air pollution prevents some plants from growing well.
Turkish: Hava kirliliği bazı bitkilerin büyümesini önler.
English: A heath is often created or expanded by fire, which prevents the growth of trees.
Turkish: Ağaçların büyümesini engelleyen bir fundalık sık sık yangın tarafından oluşturulur ya da genişletilir.
English: An example of genetic modification is the injection of fish genes into strawberries and tomatoes, a process which prevents these fruits from freezing.
Turkish: Genetik modifikasyonun bir örneği balık genlerinin çilek ve domatese enjeksiyonudur, bu meyvelerin donmasını engelleyen bir süreç.
English: Careful driving prevents accidents.
Turkish: Dikkatli sürmek kazaları önler.
English: A lawyer is a person who prevents someone else from getting your money.
Turkish: Bir avukat başka birinin paranı almasını önleyen bir kişidir.
Prevents ingilizcede ne demek, Prevents nerede nasıl kullanılır?
Prevent changes : Değişiklikleri engelle.
Prevent of publication : Yayımın yasaklanması. Kamu yararı bakımından ya da başka nedenlerle yayımın yasaklanması, durdurulması.
Prevent the development of industry : Yapımın gelişmesini önlemek. Bulgu belgelerinin yarattığı tekel yüzünden, yapımın gelişmesini önlemek.
Prevent : Önlemek. Alıkoymak. Engel oluşturmak. Yol göstermek. Önden gitmek. Engellemek. Engel olmak. Kösteklemek. Mani olmak. Menetmek.
Preventability : Önlenebilirlik.
Prevention area : Gecekondu yapımını önlemek amacıyla, konutsuz yurttaşlara verilmek üzere, kent yönetimince konut yapımına elverişli duruma getirilen kent topraklarının bulunduğu kent kesimi. Önleme bölgesi.
Preventing : Yol göstermek. Önleyen. Önden gitmek. Önüne geçmek. Engel olmak. Engelleyen. Menetmek. Önlemek.
Preventions : Önleyici tedbir. Engel olma. Koruma. Menetme. Önlem. Önleme. Engelleme. Korunma. Engel. Önüne geçme.
Prevented : Önden gitmek. Menetmek. Yol göstermek. Engel olmak. Önüne geçmek. Önlenen. Önlenmiş. Önlemek.
Prevention : Önlem, herhangi bir şeyin oluşma sıklığını önleme. Önleyici tedbir. Önlem. Prevensiyon. Önleme. Engel. Koruma. Önüne geçme. Engelleme. Engel olma.
İngilizce Prevents Türkçe anlamı, Prevents eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Prevents ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Get ahead of somebody : İleri olmak.
Fend off : Atlatmak. Savuşturmak. Defetmek. Kovmak. Uzaklaştırmak.
Circumvent : Savmak. Açığını yakalamak. Kaçınmak. Bozmak. Çevresini sarmak. Tekerine çomak sokmak. Alt etmek. Tuzağa düşürmek. -den kaçmak.
Clamp : Kıskaç. Kenetlemek. Klemp. Bir aygıtı bir yere sağlamca tutturmak için kullanılan gereç. bir gaz ya da sıvı akışını, bunların içinden geçtiği lastik boruları sıkıştırarak kabaca denetleyebilen gereç. Mengeneyle sıkıştırmak. Yığın. Germek. Mengene. Ambar (yeraltı). Kenet.
Throw a spanner in the works : Faaliyetin durmasına sebep olmak. İşi bozmak. Vitesleri durdurmak. Dişlileri durdurmak. Pişmiş aşa su katmak. İçine etmek. Tekere çomak sokmak. İşleri kösteklemek. İşlerin içine ingiliz anahratı atmak.
Beacon : Yol gösteren sinyal. Trafik lambası. Uyarı ışığı. İşaretlemek. İşaret koymak. Deniz feneri. İşaret ışığı. Alandaki işaret ışıkları. İşaret.
Hamstrings : Dirsek kirişi. Topal etmek. Aksatmak. Baltalamak. Sakatlamak. Dizardı kirişi. Topuk kirişini keserek sakatlamak. Dizardı kirişini koparmak veya kesmek. Diz arkasındaki kiriş.
Give somebody the wall : Aşağılamak. Küçük düşürmek. Yol vermek.
Avoids : Sakınmak. Korunmak. Uzak durmak. İptal etmek. Savuşturmak. Kaçınmak.
Clogged : Engel olunmuş. Tıkalı (yol). Dolmak. Pıhtılaşmak. Doldurmak. Tıkamak. Sıkıntı vermek. Tıkanmak.
Prevents synonyms : make unnecessary, forefend, deters, abduct, averting, avert, fronted, prevented, interdictions, detaining, halt, foreclose, blockade, constrains, front, precluding, hinder, cross, baulked, deter, detains, existing, guides, obstructs, averted, obviate, forestall, baulking, debars, prevent, ward off, outrides, bodycheck.
Prevents zıt anlamlı kelimeler, Prevents kelime anlamı
Past : -den sonra. Geçmişte kalan. Yanından geçerek. Eski. Dilb.geçmiş. Geçkin. Geçmiş. Dün. Bitmiş. Öte.
Future : Fiilin gösterdiği oluş, kılış ve durumun geleceğe bağlı olduğunu belirten zaman. bk. gelecek zaman kipi. İstikbal. İlerki. Gelecek zaman kipi. Yarın. Vadeli. Gelecek. İleriki. İlerideki. İleri.
Attack : Aşındırmak. Saldırmak. Hamle yapmak. Taarruz etmek. Tenis, futbol, eskrim, masa tenisi, voleybol alanlarında kullanılır. Üstüne varmak. Tecavüz etmek. Tutulmak. Saldırı. Girişmek.
Prevents antonyms : let, admit.

Bu kısımda Prevents kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Prevents ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Prevents anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Prevents ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.