Pristine türkçesi Pristine nedir

  • Yeni veya neredeyse yeni ve iyi bir durumda.
  • Evvelki.
  • Bozulmamış.
  • İlk.
  • Bakir.
  • Eskiden kalma.
  • Eski zamana ait.
  • Saf.
  • Asıl.
  • Eski.
  • El değmemiş.
  • Önceki.

Pristine ingilizcede ne demek, Pristine nerede nasıl kullanılır?

Repristinate : Eski haline getirmek.

Parti pris : Peşin hüküm.

Prise : Zorlayıp açmak. Manivela ile kaldırmak. Manivela. Manivela ile zorlamak. Manivela ile açmak. Kaldıraçla kaldırmak.

Prise list : Bir işletme ya da tecimevinin malları ederleri ve bunlara ilişkin bazı açıklamaları kapsamak üzere bastırarak alıcılarına dağıttıkları çizelge. Eder çizelgesi.

Prised : Değerli. Kaldıraçla kaldırmak. Manivela ile zorlamak. Değer verilen.

Prismatic : Prizmatik. Prizmamsı. En az altı düzlemsel yüzeyi olan üçgen kesitli saydam biçikle ilgili. Biçiksel. Prizma şeklinde.

Prismatic surface : Biçmesel yüzey. Prizmatik yüzey.

Prises de fer : Savutların birbiriyle bağlantısını kesmeden uygulanan saldırılar. Bağlantılı saldırılar.

Prismatoid : Prizmatoid. Biçmemsi.

Prises : Manivela ile zorlamak. Kaldıraçla kaldırmak.

İngilizce Pristine Türkçe anlamı, Pristine eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pristine ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Prior : Manastır başrahibi. Mukaddem. Kıdemli. Evvel. Önce. Daha önemli. Öncelikli.

 

Chaster : Yalın. İffetli. Temiz. Erdemli. Nezih. Basit. Lekesiz. İlletli.

Primitive : Primitif. İlkel. Pirimitif. Kaba. Basit. Yapmacıksız ve kendi kendini yetiştirmiş ressam. İlk, ilkel, özgün.

Time honoured : Gelenekselleşmiş. Eski ve geçerli.

Pre : Önce. Öncesi. Önceden. Ön.

Cleanest : Ak. Lekesiz. Yazısız. Temiz. Arı. Yasal. Katışıksız. Ruhsatlı. Kusursuz.

Inviolate : Kutsal. Çiğnenmemiş.

Elementary : Öğesel. Öz. Temel. Başlangıç. Elemanter. İlkel. Kolay. Doğa güçleri ile ilgili. Basit.

The former : Geçen. Öncel. İlk söylenen. Kalıpçı. Evvelsi. İlk bahsedilen. Gövde uçak.

Corny : Bayat. Modası geçmiş. Aptal. Tahıl. Klişe. Tanecikli. Nasırlı. Ele geçirmek. Çok kullanılan.

Pristine synonyms : array, antecedental, clearest, authentic, brand new, fore, untouched, initiatory, uncorrupted, sound, ancient, intact, precursor, virginal, aforegoing, time honored, axenic, auld, archaic, onetime, unaffected, aboriginal, cut and dried, undistorted, chronics, the previous, anterior, basilary, fores, maidenhead, country bumpkin, archaeo, virgin.

Pristine zıt anlamlı kelimeler, Pristine kelime anlamı

Impure : İffetsiz. Açık saçık. Kirli. Abdestsiz. Arı olmayan. Katışık. Pis. Hileli. Murdar. Karışık.

Dirty : Batırmak. Pislenmek. Pislemek. Bozuk. Ahlaksız. Muzur. İğrenç. Kirlenmek. Pis. Aşağılık.

Pristine ingilizce tanımı, definition of Pristine

Pristine kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Pristine vigor. As, the pristine state of innocence. Original. Primeval. Primitive. Belonging to the earliest period or state. The pristine manners of a people.