Proceeded türkçesi Proceeded nedir

Proceeded ile ilgili cümleler

English: The ship proceeded to her destination.
Turkish: Gemi hedefine doğru ilerledi.

English: The boy, upon seeing a butterfly, proceeded to run after it, provoking the anger of his mother, who had ordered him to stay quiet while she gossiped with the lady next door.
Turkish: Çocuk kelebeği gördüğünde, onu kovalamaya girişti, bitişikteki bayanla sohbet ederken ona sessiz kalmasını söyleyen annesini kızdırdı.

English: He proceeded to the next question.
Turkish: O bir sonraki soruya geçti.

English: At first, everything proceeded according to plan.
Turkish: Önce her şey plana göre gitti.

Proceeded ingilizcede ne demek, Proceeded nerede nasıl kullanılır?

Proceed from : Dava açmak.

Proceed to a vote : Oylamaya sunmak.

Proceed : İlerlemek. Davranmak. Doktor ünvanı kazanmak. Çıkmak. Girişmek. Devam etmek. Dava açmak. Dava etmek. Sürmek.

Proceeding : Düzenek. İşlem. Konferans. Yöntem. Bir oturum ve işlem sürecine ilişkin düzenleyici kurallar ya da bir gidiş biçiminin düzeni. Tutanak. İleri gitme. Ç. Gidiş. Dava.

Proceedings : Zabıt. Tutanak. Müzakere. Zabıtname. Toplantı tutanağı. Kovuşturma. Muamele. Kamu kuruluşlarının ya da özel kuruluşların toplantılarındaki tartışmaları olduğu gibi saptayan yayın. Harekat. Tutanaklar.

 

Judicial proceedings : Adli muameleler.

Filiation proceeding : Babalık tayini işlemleri.

Proceeds : İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Giderlerin tümü çıkarıldıktan sonra sağlanan para. tecim belgiti indiriminden sonraki katkısız kalıntı. bir işlemden elde olunan sonuç. Bir üretim etkinliği sonunda yaratılan malların parasal değerleri. krş. gelir. Gelir. Kazanç. Getiri. Peşin değer. Verim. Hasılat. Hasıla.

Bankruptcy proceedings : Batkı işlemi. İflas usulü. Batkılama istemini geçerli kılan işlem. İflas işlemleri.

Judicial proceeding : Adli muamele. Adli kovuşturma. Adli takibat. Yargılama usulleri. Kanuni kovuşturma.

İngilizce Proceeded Türkçe anlamı, Proceeded eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Proceeded ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Attended : Kulak vermek. Bakmak. Hizmet etmek. Katılmak. Hazır bulunmak. Beraberinde getirmek. Dinlemek. Eşlik etmek. Dikkatini vermek.

Attack : Hamle yapmak. Hücum etmek. Dil uzatmak. Doğrudan doğruya sayı kazanmak amacıyla yapılan hamle. Koyulmak. Yakalanmak. Hücum. Taarruz etmek. Tutulmak. Saldırı.

Attempt : Kalkmak. Çalışmak. Yeltenmek. Teşebbüs etmek. Kalkışma. Girişimde bulunmak. Girişim. Teşebbüs. Denemek.

Develops : Açınım yapmak. Açıklamak. Banyo etmek. Gelişmek. Ün kazanmak. Tab etmek. Şekillendirmek. Yükselmek (ateş). İlgi göstermek.

Bring a lawsuit : Mahkeme açmak.

Go ahead : Yenilikçi. Devam et. Açıkgöz. Öne geçmek. Önde gitmek. İlk adımı atmak. Girgin. Gelişmek. İzin.

 

Behaving : Hareket etmek. Görgülü davranmak. Terbiyesini takınmak. Terbiyeli olmak. Çalışmak (mühendislik terimi).

Plead : İstirham etmek. Minnet etmek. Avukatlığını yapmak. Açıklamak. Savunma yapmak. Yalvarmak. Rica etmek. Duyurmak.

Trace : Ortaya çkmak. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. İzlemek. Tasarlamak. İz. İzinden gitmek. Üzerine şeffaf bir kağıt koyup kopyasını çıkarmak. Dayanmak. İşaret. Kopya etmek.

Proceeded synonyms : locomote, go forward, sue, address oneself to, attacked, buckle down to, carrying forward, progressive, conduct oneself, onward, comport, roar, develop, cover ground, steamroller, booming, commence, deal, complain, advance, flourished, enter an action, commences, progressives, work, comports, continueing, uphold, venture, claim, charge with, attacks, continues.

Proceeded zıt anlamlı kelimeler, Proceeded kelime anlamı

Stay in place : Yerinde kalmak.

Refrain : Kendini tutmak. Kaçınmak. Frenlemek. Çekinmek. Geri durmak. Alıkoymak. Sakınmak. Nakarat.