Proksimal renal tubular acidosis türkçesi Proksimal renal tubular acidosis nedir

  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Süzülmüş bikarbonatın proksimal tubuluslar tarafından geri emilmesinin gerçekleşmemesi nedeniyle oluşan kanın asitli hali. genellikle kendiliğinden düzelir ve klinik bulgu oluşturmaz.
  • Proksimal renal tubuler asidozis.

Proksimal renal tubular acidosis ingilizcede ne demek, Proksimal renal tubular acidosis nerede nasıl kullanılır?

Renal : Böbreklere ait. Böbreğe ait. Böbrek (ile ilgili). Böbreksel. Renal. Böbrek. Böbrekle ilgili, böbreğe ait olan, nefrik. Böbrek adenomu.

Tubular : Boru şeklindeki. Borumsu. Boru biçiminde. Borulu. Rusya'da yaşayan etnik bir grup. Borudan. Boru şeklinde. Boru sesi gibi. Borulardan oluşmuş. Boru biçimli.

Acidosis : Suların aşırı asitli olması durumu. asitli suların balıklarda hastalık oluşturması durumu. kandaki asit-baz dengesini düzenleyen mekanizmaların bozulması sonucu vücut sıvı ve dokularında aşırı asidite artışı. Vücut dokularında ve kanda hidrojen iyonunun artması veya alkali depolarının azalması sonucu vücudun hidrojen iyonu tamponlama yeteneğinin azaldığı ve kan ph’sının normal değerin altına düştüğü metabolik bir bozukluk. Kanda aşırı asit oranı. Kandaki normal dışı olan yüksek asit seviyesi. Asidoz. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Asit zehirlenmesi. Şeker hastalığı ya da herhangi bir sebeple kan ph'sının düşmesi.

 

Renal tubular acidosis : Böbrek tubulus asidozisi. Böbreklerdeki görev bozuklukları sonucu, bikarbonatın emiliminde veya asitlerin atılmasındaki hataya bağlı olarak alkali idrar üretimi, renal tübüler asidozis. Renal tubuler asidoz.

İngilizce Proksimal renal tubular acidosis Türkçe anlamı, Proksimal renal tubular acidosis eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Proksimal renal tubular acidosis ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abdominal palpation : Abdominal palpasyon. Karın bölgesinin elle muayenesi. Avuç içi, parmak veya yumrukla çok hafif basınç uygulayarak karın bölgesindeki değişikliklerin niteliğini anlamak için yapılan muayene, abdominal palpasyon.

Abattoir : Mezbaha. Salhane. Kesimevi. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi.

Abdominal pain : Abdominal ağrı. Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Karın ağrısı.

Abamectin : Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç. Abamektin.

Abaxial : Eksenden uzak, eksen dışı. Aks kemiği dışında. Eksendışı. Eksen dışı. Eksenden uzak. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Abaksiyal.

Abdominal ovariectomy : Abdominal ovaryektomi. Laparotomi yoluyla gerçekleştirilen kısırlaştırma.

 

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.

A crochordon : Akrokordon. Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

Proksimal renal tubular acidosis synonyms : a c syndrom, abdominal fat necrosis, a amplitude mod, a c deformity, abdominal distention, abdomen.