Resolver türkçesi Resolver nedir

Resolver ingilizcede ne demek, Resolver nerede nasıl kullanılır?

Resolvers : Çözücü.

Resolve a problem : Sorun çözmek.

Resolve on : Kafasına koymak. Karar vermek.

Resolve replication conflicts : Yineleme çakışmalarını çöz.

Resolve unknown geographic data : Bilinmeyen coğrafya verisini çöz.

Firm resolve : Kararlı niyet. Sarsılmaz karar.

Resolvent : Rezolütif. Halleden. Çözümleyen. Çözücü madde. Çözücü veya eritici madde. Çözen. Çözücü. Çözücü (madde).

Resolve unknown geographic data error : Bilinmeyen coğrafya verisi hatasını çöz.

Resolvent set : Çözen kümesi.

Resolve : Analizini yapmak. Eritmek. Çözmek. Niyet. Çözümlemek. Ayrıştırmak. Erimek. Azimlilik. Karara bağlamak.

İngilizce Resolver Türkçe anlamı, Resolver eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Resolver ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Warpers : Saptırıcı. Çözgü makinesi. Bozucu. Saptıran. Yün çözme tezgahı. Bükücü. Çözgücü. Bozan. Büken.

Get : Anlamak. Sızmak. İlgilenmek. Gidip almak. İdrak etmek. Yalanını çıkarmak. Ulaşmak. Başına gelmek. -tırmak. Uğraşmak.

Unwinder : Çözücü (sarılı bir şeyi).

Catalase : Hidrojen peroksidi oksijen ve suya ayrıştıran, hem hayvan hem de bitki hücrelerinde bulunan enzim. Hidrojen peroksidin su ve oksijene ayrılmasını sağlayan enzim. Katalaz. Hidrojen peroksiti bozan enzim. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Hidrojen peroksiti suya ve oksijen molekülüne parçalayan ve oksijen alıcısı gerektirmeyen bir enzim. Katalaz enzimi.

 

Adjust : Ayar çekmek. Parlamak. Ayarlama. Alışmak. Uydurmak. Alıştırmak. Uyum göstermek. Düzeltmek. Uymak. Standartlaştırma.

Terminate : Sınır koymak. Bitirmek. Sonlandırmak. Sona ermek. Sona erdirmek. Sınırlamak. Sonlamak. Bitmek. Son vermek.

Warper : Yün çözme tezgahı. Çözgücü. Bozan. Çözgü makinesi. Saptıran. Saptırıcı. Bozucu. Bükücü. Büken.

Settle : Dibe oturmak. Çökelmek. Yatışmak. Kararlaştırmak. Tünemek. Berraklaşmak. Belirlemek. Yetinmek. Çökmek. Yerleştirmek.

End : Son. Erek. Son kısım. Son vermek. Uç çekit. Sona ermek. Son çekit. Bitmek. Sonuç.

Resolver synonyms : resolvers, diluents, solvent, retrieve, acquire, decide, dissolvent, unwinders, diluent, access, regain, solver, judge, demodulator, resolvent, solvers, adjudicate, dissolver, find.

Resolver zıt anlamlı kelimeler, Resolver kelime anlamı

Begin : Başlatmak. Girişmek. Atılmak. Doğmak. Koyulmak. Çığır açmak. Adım atmak. Start almak. Meydana gelmek. Önayak olmak.

Disagree : Anlaşamamak. Bozuşmak. Yaramamak. Çelişmek. Aynı fikirde olmamak. Sürtüşmek. Aynı düşüncede olmamak. Uyuşmamak. Uymamak. Dokunmak.

Resolver ingilizce tanımı, definition of Resolver

Resolver kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : That which decomposes, or dissolves.