Reze nedir, Reze ne demek

Reze; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"Reze" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Kapının reze tarafına yakın yerinde bir parmak kalınlığında bir çatlak gözüme ilişti." - P. Safa
  • "Gece yağan yağmurdan rezeler şişmiş mi şişmiştir." - S. Birsel

Yerel Türkçe anlamı:

Kapı menteşesi.

Reze tanımı, anlamı:

Rezede : Muhabbet çiçeğigillerden, 1,5 metre yüksekliğinde, tohumlarından kandil yağı, çiçeklerinden sarı boya çıkarılan otsu bir bitki, rezede çiçeği (Reseda luteola).

Rezede çiçeği : Rezede.

Rezeksiyon : Sağlam kısımları korumak ve gerekiyorsa o kısımların bağlantısını yeniden kurmak suretiyle bir organın bir parçasını kesip çıkarmak için yapılmış olan cerrahi müdahale.

Rezeleme : Rezelemek işi.

Rezelemek : Reze ile kapamak.

Rezene : Maydanozgillerden, 1-1,5 metre yüksekliğinde, sarı çiçekli, yaprakları iplik biçiminde parçalı, hoş kokulu, baharatlı meyveleri anason gibi yemeklerde ve bazı içkilerde tat verici olarak kullanılan, hekimlikte gaz söktürücü olarak yararlanılan çok yıllık otsu bir bitki (Foeniculum vulgare).

Rezerv : Yedek, ihtiyat. Yatağında veya havzasında bulunduğu hesaplanan, henüz işletilmemiş kömür, demir, petrol vb. Saklanmış, biriktirilmiş şey. Çekince.

 

Rezervasyon : Ayırtma.

Rezervuar : Tuvaletlerde kullanılmaya yarayan su deposu.

Deniz rezenesi : Maydanozgillerden, deniz kumsallarında bol olarak yetişen, güzel kokulu bir bitki, denizibiği (Crithmum maritimum).

Su rezenesi : Su baldıranı.

Menteşe : Kapı, pencere, mobilya kapakları vb. açılır kapanır şeylerde kullanılan, bir mille birbirine tutturulmuş, biri sabit, öbürü hareketli iki parçadan oluşmuş metal parça, reze.

Kapı : Gelir, geçim, kısmet sağlayan yer, kaynak veya imkân. Gidere yol açan gereksinim. Bir yere girip çıkarken geçilen ve açılıp kapanma düzeni olan duvar veya bölme açıklığı. Sadece bir konuda yoğunlaşmış bilgilerin yer aldığı Genel Ağ sayfası, portal. Tavla oyununda iki pul üst üste getirilerek karşı oyuncunun o haneyi kullanmasına engel olunan yer. Ev gezmesi için gidilen yer. Devlet dairesi. Osmanlı Devleti'nde resmî görev yeri. Bu açıklıktaki açılıp kapanan kanat.

Kapama : Metres. Kapamak işi. Üst baş, giyecek takımı. Taze soğan ve marulla pişirilmiş kuzu eti yemeği.

Başparmak : El ve ayakta bulunan en kalın parmak, badem parmak.

Düzen : Bez dokuma tezgâhı. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Alet edevat takımı. Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Dolap, hile. Yerleştirme, tertip. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim.

 

Rezelet : < Ar. rezâlet: rezalet

Rezerpin : Bir Hint bitkisi olan Rauwolfia serpentina’nın köklerinden elde, ağızdan verilmesinden sonra az oranda adrenerjik sinir uçlarında birikirken çoğunluğu ilk 24 saat içinde atılan, beyin ve adrenal bez dâhil bazı organ ve dokulardaki nöro-efektör kavşaklarda katekolamin ve serotonin depolarının boşalmasına sebep olan, trankilizan etkiye ve prolaktin salgılanmasında artışa neden olan antihipertansif etkili bir alkaloit.

Rezerv fon : Gelecekte yapılacak ödemeler için ihtiyat olarak ayrılan para.

Rezerv para : Sahip olduğu güvenilirlik ve istikrarlılık özellikleri nedeniyle hükümetlerin uluslararası ödemelerde kullanmak üzere tuttukları yabancı para. (reserve money) Emisyon, bankaların mevduatı, zorunlu karşılıklar, bankalar serbest imkânı, fon hesapları ve banka dışı kesimin mevduatı toplamından oluşan parasal büyüklük. krş. parasal taban

Rezerve : Yedek, ihtiyat.

Rezerve kan : Kanın sitrat-glikoz içerisinde toplanması, glikozda muhafaza edilmiş kan.

Rezervuar balon : Anestezi cihazlarında solunan havanın toplandığı balon.

Rezervuar konak : İnsanlarda bulunan parazitlerin identik evrelerini bulunduran ancak çok az belirti gösteren ve bu nedenle insan enfeksiyonları için kaynak teşkil eden canlılar.

Reze ile ilgili Cümleler

  • Rezervasyon olmadan bu restoranda yemek yemek imkansız.
  • Bir rezervasyon yapabilirim.
  • Rezervasyon zaten yapıldı.
  • Bugün için bir rezervasyonum var.
  • Bir rezervasyonun yok muydu?
  • Uçak fazla rezervasyon almış.
  • Rezervasyon yaptırdınız mı?
  • Rezervasyonlar gereklidir.
  • Rezervasyon yaptırmak zorundasın.
  • Bizim için rezervasyonum var.
  • Rezervasyon isteniyor.
  • Önümüzdeki pazartesi günü için rezervasyon yaptırmak istiyorum.
  • Rezervasyon yaptırmıştım.
  • Akşam yemeği için rezervasyonum var.

Diğer dillerde Reze anlamı nedir?

İngilizce'de Reze ne demek? : [Rezé] v. pray, say

n. hinge, pivot

Almanca'da Reze : Angel, Gelenk, Scharnier

Rusça'da Reze : n. щеколда (F), стружка (F)