Rivets türkçesi Rivets nedir

Rivets ingilizcede ne demek, Rivets nerede nasıl kullanılır?

Blue rivets : Mavi perçinler.

Privets : Kurtbağrı.

Trivets : Sac ayağı. Saç ayağı. Nihale. Ayaklı destek. Sacayak. Sacayağı.

Rivet head : Perçin başı. Perçin kafası.

Bevelled rivet : Konik perçin. Konik perçin.

Tack rivet : Tutturma perçini. Geçici perçin.

Riveters : Perçinleyen kimse veya makina. Perçin çekici. Perçinleme makinesi. Perçinci. Perçinleyici. Nesneleri perçin kullanarak birbirine bağlayan kimse veya makina.

Brake lining rivet : Durduraç taban perçini. Durduraç tabanını pabuca tutturmaya yarayan perçin çivisi. Fren balatası perçini.

Copper rivet : Bakır perçin. Tutturmak için olan bakır cıvatalar.

Rivet : Kenet mili. Perçinlemek. Bir noktaya dikmek. Sıkıca bağlamak. Konsantre olmak. Perçin. Perçinle tutturmak. Dikmek (göz). Perçin cıvatası. Bağlamak.

İngilizce Rivets Türkçe anlamı, Rivets eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Rivets ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pore over : Dalmak. İncelemek. Kendini vermek. Tetkik etmek. Derin derin düşünmek. Gözünü dikmek.

Assigns : Vermek. Atamak. Feragat edilen. Göreve seçmek. Saptamak. Devretmek. Belirlemek. Devredilen. Tahsis etmek.

 

Recall : Çağrıştırmak. Geri almak. Bir görüşmecinin bilgi almak üzere evde ya da yerinde bulamadığı kişilerle görüşebilmek amacıyla ele geçirilemeyen örnekleri genellikle en çok üç kez olmak üzere araması. Anımsamak. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Hatırlamak. Uyandırmak (duygu). Azil. Görevden alma. Yeniden aramak.

Centralise : Merkezleşmek. Merkeze bağlamak. Tek bir otoritenin altına girmek (devlet, vb.). Yoğunlaşmak. Merkezde toplamak. Merkezleştirmek. Merkezileşmek. Merkez noktasına doğru çekmek. Merkezileştirilmek.

Pin : Broş. Tutturmak. İğne. İliştirmek. Yüklemek (suç). Kapmak. Sıkıştırmak. İğnelemek. Dip gömleği üzerinde bulunan ve duyun (lamba taşıyıcının) ve özellikle süngü duyların içindeki kertiğe giren ufak metal çıkıntı. bk. süngü dip. Saplama.

Waterfall : Şelale. Danışman. Çağlayan. Akarsuların yataklarındaki eğim kesikliklerinde oluşan doğal su düşüşü, bk. büyük çağlayan. Çavlan.

Watercourse : Yatak. Nehir yatağı. Dere. Suyolu. Akarsu çığırı. Akarsu ya da kanal. (ark veya kanal gibi üstü açık) suyolu. Akarsuyun kaynaktan ağza değin içinde aktığı, ağza doğru eğimli, dar; ancak, çok uzun oluk biçimli yol. Ana suyolu.

Focus attention : Dikkatini -'e yöneltmek. Dikkatini odaklamak. Dikkatini toplamak. Dikkatini bir yöne vermek.

Pore : Güneş yüzeyinde görülen küçük, yuvarlak, kara lekelerden her biri. bunlardan kimi söner, kimi de gelişerek güneş lekelerini doğurur. Por. Biyoloji, gitar, uzay, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ağaç türüne göre büyüklüğü değişebilen, işlenmiş kereste üzerindeki küçük girintiler. Çekirdek kılıfı üzerinde sitoplazma ile nükleoplazma arasında ilişkiyi sağlayan, sekiz çevresel granül ile bir merkezi tıkaca sahip özelleşmiş delik yapısı; halkasal lamellerdeki benzer yapılar. böcek yumurtası kabuğunda solunuma yarayan delik şeklindeki yapı. 3.biyolojik yapılardaki, çeşitli görevleri olan farklı çaplardaki delikler. Derin düşünmek. İyice düşünmek. Dalmak. Gözünü dikmek. Düşünüp taşınmak.

 

Assign : Ayırmak. Vermek. İş vermek. Havale etmek. Hamletmek. Atamak. Devretmek. Bir işe koymak. Saptamak.

Rivets synonyms : cerebrate, clenches, estuary, rest on, centralising, focalise, clinch, cogitate, focalises, astrict, clench, clinched, affiliate, clinches, affix, fasten with a rivet, attribute to, plunge, listen, clinching, rapid, attribute, hear, attaching, stream, engulf, engross, steep, centre, rivet, absorb, accessing, soak up.

Rivets zıt anlamlı kelimeler, Rivets kelime anlamı

Unfasten : Açılmak. Gevşetmek. Koyuvermek. Çözülmek. Çözmek. Açmak. Gevşemek.