Sümeyh nedir, Sümeyh ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Bükülmek üzere hazırlanmış kabuklu yer fıstığı şeklinde 15 - 20 cm. uzunluğunda yün tomarı.

Sümeyh anlamı, tanımı

Süme : Boyu boşu düzgün, ince, güzel ve yakışıklı kimse. Biçim. Taranmış yumak biçiminde yün. Kafa, baş. Yumurta biçiminde yün yumağı. (Yenikent Aksaray Niğde). Giresun şehrinde, Bulancak belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi

Yer fıstığı : Baklagillerden, çiçekleri döllendikten sonra toprağa gömülerek meyve veren bir tarım bitkisi, araşit (Arachis hypogaea). Bu bitkinin çerez olarak yenilen, yağı da çıkarılan tohumu.

Bükülmek : Bükme işine konu olmak, katlanmak. Yönelmek. Eğilmek. İplik eğrilmek.

Kabuklu : Kabuğu olan.

Bükülme : Bükülmek işi.

Tomarı : Tamamı, tümü. Tümü, hepsi.

Uzunlu : Kilis ilinde, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Samsun şehrinde, Çarşamba ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Yozgat kenti, Boğazlıyan ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Kabuk : Bir şeyin üstünü kaplayan ve onu dış etkilere karşı koruyan, kendiliğinden oluşmuş sertçe bölüm, kışır. Deri üzerinde bir yaranın veya sivilcenin kurumasıyla oluşan sertçe bölüm. Bir sıvı veya gazı dıştan saran, sert katman. Ekmeğin pişme sırasında içinden daha çok sertleşen dış bölümü. Bir hayvanı dıştan örten kitinli, kalkerli, silisli, kemiksi veya boynuzsu örtü, kavkı.

 

Tomar : Dürülerek boru biçimi verilmiş deriler veya kâğıtlar. Topun içini silmekte kullanılan, ucu fırçalı çubuk.

Hazır : Bir iş yapmak için gereken her şeyi tamamlamış olan, anık, amade, müheyya. Belli bir işe yarayacak, kullanılacak bir duruma getirilmiş. Fırsattan yararlanarak. Bir işi yapmak için gereken her şey tamamlanmış olarak. Belirli bir biçimde yapılmış olarak satılan, alıcı bekleyen, ısmarlama karşıtı.

Üzere : Amacıyla. Neredeyse. Şartıyla. Gibi.

Şekli : Havuç. Biçimle ilgili, biçimsel, formel.

Toma : Tombul, toparlak, tıknaz. Kuyruksuz tavuk. Domates.

Üzer : Kaymak, süt, yoğurt yüzü. Ürem, faiz. Değiş tokuş sırasında üste alınan para. Can sıkıcı. Üst. Kaymak. Faiz. Can sıkıcı, üzücü.

Bükü : Büyü. Örülmüş kamış tornan. Eski paçavradan yapılan dokuma. (Bozüyük Bilecik).

Şekl : Kıyafet, görünü.

Uzun : İki ucu arasında fazla uzaklık olan, kısa karşıtı. Ayrıntılı olarak, derinlemesine. Başlangıcı ile bitimi arasında fazla zaman aralığı olan, çok süren. Ayrıntılı.

Yer : Bir şeyin, bir kimsenin kapladığı veya kaplayabileceği boşluk, mahal, mekân. Yerküre. Gezinilen, ayakla basılan taban. Önem. Ekime elverişli toprak parçası, arazi. Görev, makam. Durum, konum, vaziyet. Ülke. Durum, konum. İz. Üzerine yapı kurulmaya elverişli arazi, arsa. Otel, motel vb.nde kalınacak oda. Bulunulan, yaşanılan, oturulan bölge. Bir olayın geçtiği veya geçeceği bölüm, alan, mahal.

Yün : Koyun tüyü. Bu tüyden yapılmış.

Cm : Küriyum elementinin simgesi.

Diğer dillerde Sülün anlamı nedir?

İngilizce'de Sülün ne demek ? : pheasant