Sürecek nedir, Sürecek ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Eski okullarda yazıları izlemek için çocukların kullandığı mukavva parçası ya da çubuk.

Damlardan kar süpürmeye yarayan tahta araç.

Ağaçtan yapılmış kapı mandalı.

Çocuğu yürümeye alıştırmaya yarayan, tahtadan yapılmış tekerlekli bir çeşit araba, yürüteç.

Kapı sürgüsü.

Teknik terim anlamı:

Damların üzerine biriken karları temizlemekte kullanılan, sap kısmına dik olarak geçirilmiş uzun bir tahta parça bulunan araç. (Emeğil Pınarbaşı Kayseri).

Sürecek ile ilgili Cümleler

  • Sizi ikna etmek ne kadar sürecek?
  • Bu yaklaşık bir saat sürecek.
  • Bu raporu yazmayı bitirmek en az bir saat daha sürecek.
  • O iş en az on gün sürecek.
  • Gezi en az sekiz saat sürecek.
  • Operasyon ne kadar sürecek?
  • Bu ödev çok uzun sürecek.
  • O sürecek.
  • Onun ödevi uzun bir zaman sürecek.
  • Gelecekte arabalar kendilerini sürecekler.

Sürecek kısaca anlamı, tanımı

Süre : Bir olayın başı ile sonu arasında geçen zaman parçası, zaman aralığı, zaman bölümü, müddet. Gelin giysisi yapılan bir çeşit kumaş : Sürenin arşınını iki kaymeye aldım. 1.Yüreklilik, yiğitlik. 2.Dayanıklılık : Şu adamın süresi yok. Arapça kökenli sûre: sure. Bir sesin çıkarılmasına verilen zaman. müddet. Tecimsel belgitlerin sayışımlarındaki paraların ödenmeleri için saptanan gün. Bir işin yapılması ya da bir borcun ödenmesi için gösterilen süre. [Bakınız: gösterim süresi]. [Bakınız: yayın süresi]

 

Kapı mandalı : Kapının kapalı tutulmasına yarayan demir veya tahtadan araç.

Tekerlekli : Tekerleği olan, tekerli.

Temizlemek : Arıtmak. Öldürmek, yok etmek. Bitirmek, tüketmek. Sakıncalı, pürüzlü bir işi olumlu sonuçlandırmak. Kumar oyunlarında öbür oyuncuların bütün paralarını almak. Bir yaranın, bir dokunun sağlam olmayan bölümlerini neşter veya bıçakla kesmek.

Temizleme : Temizlemek işi. Yüzeylere yapışmış leke ve kirlerin giderilmesi, çözelti veya asıltı durumuna getirilmesi olayı.

Pınarbaşı : Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri. Kayseri iline bağlı ilçelerden biri.

Alıştırma : Alıştırmak işi. Vücudun gücünü ve dayanıklılığını artırmak için yapılmış olan uygulama, hazırlık çalışması, idman, egzersiz, antrenman. Bir beceriyi, bilgiyi kazanmak için yapılmış olan tekrar, temrin, talim, egzersiz. Bir araç motorundan tam verim elde edilebilmesi için ilk dönemlerinde yüksek devirde düşük hızda çalıştırılması, rodaj.

Tekerlek : Merkezde bulunan, bir eksenin çevresinde dönebilen çember, teker. Bu biçimde olan.

Kayseri : Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.

Üzerine : Üstüne. -den daha üstün. -den dolayı. -den sonra. Hakkında.

Yürüteç : Yeni yürümeye başlayan çocukların çabuk yürümelerini sağlayan araç, örümcek, yürüten. Yürüme sorunu olan kimselerin kullandığı araç, yürüten.

Mukavva : Kalın karton.

Yazılar : Samsun kenti, Tekkeköy ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

 

Süpürme : Süpürmek işi.

İzlemek : Birinin veya bir şeyin arkasından gitmek, takip etmek. Belirli bir tutum, davranış veya düşünceyi benimsemek. Belirli bir yönde gitmek. Eğlenmek, görmek, öğrenmek için bakmak, seyretmek. Gözlemek, incelemek. Zaman, süre, sıra vb. bakımından gelmek, arkasından gelmek, arkasında olmak. Bir olayın gelişimini gözden geçirmek. Bir şeye uymak, bağlı olmak. Herhangi bir olayla ilgilenmek.

Kayser : Roma ve Bizans imparatorlarına verilen san.

Mandal : Kapı vb. şeyleri kapalı tutmaya yarayan, döner tahta veya metal parça. Ut, kanun, keman vb. çalgıların tellerini geren düğme. Evlek. İpe serilen çamaşırı tutturmak için kullanılan yaylı kıskaç.

İzleme : İzlemek işi, takip.

Emeğil : Kayseri şehrinde, Pınarbaşı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Geçiri : Vaktini geçirerek.

Diğer dillerde Sürebölüm anlamı nedir?

İngilizce'de Sürebölüm ne demek ? : time-sharing