Sürgüç nedir, Sürgüç ne demek
Sürgüç; Yerleşim Merkezi olarak kullanılan bir kelimedir.
Yerel Türkçe'deki anlamı:
Eski okullarda yazıları izlemek için çocukların kullandığı mukavva parçası ya da çubuk.
Damlardan kar süpürmeye yarayan tahta araç.
1.Bulaşık bezi, paçavra. 2.Sacda pişirilen ekmeği yağlamakta kullanılan bez.
Kibrit : Sürgücümüz bitmiş.
1.Pis, tembel kadın. 2.Çok gezen kadın.
Bulaşık bezi.
Elbezi.
Toprak testilerin ağzına kapatılan ayrıkotu kökleri.
Gezilecek Görülecek bir yer olarak anlamı:
Konya ilinde, Çumra ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
Tunceli ili, Dere nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
Teknik terim anlamı:
Saçta pişirilen ekmeğin saça yapışmasını önlemek amacıyla saçın üzerine yağ sürmek için kullanılan bez. (Ayancık Sinop).
Paspas bezi.
Sürgüç tanımı, anlamı
Sürgü : Kapının kapanması için arkasına yatay olarak yerleştirilen demir veya ağaç kol, tırkaz, sürme. Sürülmüş tarlayı bastırmak ve düzeltmek için kullanılan, taştan veya ağaç kütüğünden tarım aracı, tapan. Sıvayı bastırıp düzeltmek için kullanılan büyük mala. Çoğu kez bölümlere ayrılmış bir çubuk üzerinde veya bir cetvelin, bir kumpasın ortasına açılmış bir oluk içinde kayabilen sivri uç veya küçük lama. Hastanın büyük ve küçük abdestini yapabilmesi için altına sürülen kap
Sürgüçlemek : Ekmeğin yapışmasını önlemek amacıyla saça yağ sürmek. (Ayancık Sinop).
Bulaşık bezi : Bulaşıkları yıkamak için kullanılan bez.
Yağlamak : Yağ sürmek. Dalkavukça övmek, yağ çekmek. Sürtünen iki yüzey arasına, kaymayı kolaylaştırmak için yağlı bir madde sürmek.
Yerleşim : Yerleşme, iskân.
Üzerine : Üstüne. -den daha üstün. -den dolayı. -den sonra. Hakkında.
Yapışma : Yapışmak işi. Boyanın uygulandığı yüzeye tamamen kuruduktan sonraki tutunma derecesi.
İzlemek : Birinin veya bir şeyin arkasından gitmek, takip etmek. Belirli bir tutum, davranış veya düşünceyi benimsemek. Belirli bir yönde gitmek. Eğlenmek, görmek, öğrenmek için bakmak, seyretmek. Gözlemek, incelemek. Zaman, süre, sıra vb. bakımından gelmek, arkasından gelmek, arkasında olmak. Bir olayın gelişimini gözden geçirmek. Bir şeye uymak, bağlı olmak. Herhangi bir olayla ilgilenmek.
Süpürme : Süpürmek işi.
Paçavra : Eskimiş bez veya kumaş parçası, çaput. Değersiz ve iğrenç şey veya kimse.
Önlemek : Bir şeyin olmasına veya yapılmasına engel olmak. Ortaya çıkan veya çıkacağı düşünülen bir tehlikeyi durdurmak, önüne geçmek.
Mukavva : Kalın karton.
Bulaşık : Yiyecek veya içecekle kirletilmiş mutfak eşyası veya kap kacak. Kirli. İz, etki, kalıntı. Yapışkan, sulu. Düzensiz, karışık.
Yağlama : Yağlamak işi. Küçük tabak büyüklüğünde açılan yufkaların tavada pişirilmesinden sonra aralarına kıymalı iç konulup üzerine sarımsaklı yoğurt dökülerek hazırlanan bir yemek.
Tunceli : Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri.
Sürgücü : Mardin ilinde, Sürgücü bucağına bağlı bir bölge.
Ayancık : Sinop iline bağlı ilçelerden biri.
Yazılar : Samsun kenti, Tekkeköy ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Tembel : İş görmeyi, çalışmayı sevmeyen, çaba göstermekten, sıkıntıdan kaçan (kimse), üşengeç. Fonksiyonunu yerine getirmede yavaşlık gösteren (organ).
Kibrit : Bir ucu sürtünme sonucu yanabilecek birleşimde olan küçük tahta veya karton parçası. Kükürt. İçinde bu parçaları bulunduran küçük kutu.
Diğer dillerde Sürgü yayma kaması anlamı nedir?
İngilizce'de Sürgü yayma kaması ne demek ? : disc spreader

Bu kısımda Sürgüç nedir? Sürgüç ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Sürgüç tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Sürgüç hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.