Sürtünüm nedir, Sürtünüm ne demek

Sürtünüm; Fizik alanında kullanılan bir sözcüktür.

Fiziksel anlamı:

Bir yüzeyin başka bir yüzey üzerinde devinebilmesi için yenilmesi gereken direnç.

Sürtünüm tanımı, anlamı

Sürtünüm açısı : Bir eğik düzlem üzerinde kayabilen bir cismin tam kaymaya başladığı eğim açısı. Bu açının teğetliği (tanjantı) sürtünüm çarpanına eşittir

Sürtünüm çarpanı : Bir cismi bir yüzey üzerinde devinime geçirmek için gerekli kuvvetin yüzeye dik tepki kuvvetine oranı.

Sürtünüm ışılışı : Kökeni, atom ya da moleküllerin, kristal ağlarının kırılmaları ile uyarılması olan ışılışı.

Sürtünümle elektriklenme : İki değişik yalıtkanın birbirine sürtünmesiyle yalıtkanlar üzerinde karşıt imli yükler oluşturma.

Sürtünümlü ışıldama : Kamış şekeri gibi kimi buzsullar ezildiğinde gözlenen ışıldama.

Sürtünümönler alaşım : Kaymalı yataklarda dingili taşıyan yüzeyde kullanılan, sürtünme katsayısı düşük, ana öğesi kalay ya da kurşun olan alaşım.

Devinebilme : Devinebilmek işi.

Üzerinde : Üstünde. ile ilgili, üzerine.

Yenilme : Yenilmek işi.

Direnç : Dayanma, karşı koyma gücü, mukavemet. Bir nesnenin elektrik akımına karşı dayanma özelliği, mukavemet, rezistans. Bir çevrime istenilen değerde ek direnç katmak için kullanılan düzen, mukavemet, rezistans.

 

Devin : Hareket, kımıldanış. Çaba, gayret.

Başka : Bilinenden ayrı, değişik, farklı, özge. Nitelik yönünden alışılmışın dışında bir üstünlüğü olan. "Ayrıca, üstelik, bir yana" anlamlarında -den başka biçiminde kullanılan bir söz.

Yüzey : Bir cismi uzaydan ayıran dış ve yaygın bölüm, satıh, yüz (II).

Üzeri : Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı. Bazı tamlamalarda zaman bildiren bir söz. Vücut, beden. Artan, geriye kalan bölüm. Bir şeyin dış yüzü, yüzey.

Yenil : Hafif.

Diren : Dirgen.

Gerek : İcap. Gerçekleşmesi zorunlu olarak beklenen, lazım.

Gere : Meyve dallarını eğmek ya da davarları yakalamak için kullanılan ucu çengelli uzun sırık. Geniş. Ağız kavgası, çekişme.

Üzer : Kaymak, süt, yoğurt yüzü. Ürem, faiz. Değiş tokuş sırasında üste alınan para. Can sıkıcı. Üst. Kaymak. Faiz. Can sıkıcı, üzücü.

Yeni : Kullanılmamış veya az kullanılmış olan, eski karşıtı. Tanınmayan, bilinmeyen. O güne kadar söylenmemiş, görülmemiş, gösterilmemiş, düşünülmemiş olan. Biraz önce, çok zaman geçmeden. Daha öncekilerden farklı olan. Eskisinin yerine gelen. En son edinilen. İşe henüz başlamış. Oluş veya çıkışından beri çok zaman geçmemiş olan.

Diğer dillerde Sürtünüm anlamı nedir?

İngilizce'de Sürtünüm ne demek ? : friction