Sütun altlığı nedir, Sütun altlığı ne demek

Sütun altlığı; Güzel Sanatlar alanında kullanılan bir sözcüktür.

Güzel Sanatlar'daki anlamı:

(Mimarlık) Bir sütunun üzerine oturduğu kare prizma ya da silindir biçimli taban. a. bk. sütun bileziği, ayak.

Sütun altlığı anlamı, tanımı

Altlı : Altı olan

Sütun : Herhangi bir maddeden yapılan, zaman zaman üstünde çıkıntılı bir bölüm olan, genel olarak bir altlığa, bazen doğrudan doğruya yere dayalı silindir biçiminde düşey destek, kolon. Oldukça yükseğe çıkan ve silindire benzeyen şey. Alt alta sıralanmış şeyler dizisi. Gazete, dergi, kitap vb. yazılı şeylerde, sayfanın yukarıdan aşağıya doğru ayrılmış olduğu dar bölümlerden her biri, kolon. Bir tablo veya grafikte düşey durumdaki yüzey.

Sütun bileziği : (Mimarlık) Bir sütunun gövdesi üzerine, sütunu çepeçevre dolanacak biçimde takılan hafif çıkıntılı madenden çember, kuşak.

Silindir : Alt ve üst tabanları birbirine eşit dairelerden oluşan bir nesnenin eksenini dikey olarak kesen, birbirine paralel iki yüzeyin sınırladığı cisim, üstüvane. Motorlu taşıtların motorunda pistona güçlü bir itiş sağlamak için gaz karışımının yandığı veya patladığı yer. Metalleri inceltme, kumaşları parlatma, kâğıt üzerine baskı yapma vb. işler için sanayide kullanılan merdane, silindir makinesi. Silindir şapka. Yol yapımında toprağı sıkıştırarak düzleştirmek için kullanılan genel olarak motorlu araç.

 

Mimarlık : Mimar olma durumu, mimarın işi ve mesleği. Belirli ölçü ve kurallara göre yapılar yapma sanatı, mimari.

Biçimli : Herhangi bir biçimde olan. Uygun olarak, yakışacak bir biçimde. Düzgün. Biçimi güzel olan, mevzun.

Üzerine : Üstüne. -den daha üstün. -den dolayı. -den sonra. Hakkında.

Prizma : Işınları saptıran ve ayrıştıran, saydam maddeden yapılmış üçgen cisim. Alt ve üst tabanları birbirine paralel ve eşit iki çokgenden, yanal yüzeyleri de eşit ve paralel doğrulardan oluşan çok düzlemli cisim, menşur, biçme.

Taban : Ayağın alt yüzü, aya. Üstü kapalı bir yerin gezinilen, ayakla basılan yüzü, tavan karşıtı. Bir cismin veya bir biçimin yüksekliğini ölçmek için aşağıdan yukarıya doğru başlama noktası olarak alınan yüzey veya çizgi, kaide. Bir toplumu, bir kuruluşu oluşturan, yönetime katılmadan etkili olan kitle. Yaradılıştan. Ayakkabının alt bölümü. Üslü sayılarda kuvveti alınan sayı: 53 anlatımında 3 rakamı üstür, 5 ise tabandır. Tarlanın düz ve verimli kesimi. Bir ırmağın en derin olan orta yeri. Huy bakımından. Temel. Dikey duran direk, çubuk, seren vb.nin alt bölümü. Kılıç vb. yapımında kullanılan iyi cins demir. Kaide. Bir şeyin en alt bölümü. Değerlendirmede en alt derece.

Ya da : Seçeneği, çeşitliliği veya tercihi belirten bir söz.

Bilez : Zıpzıp, bilye.

Üzeri : Bir şeyin yukarı, göğe doğru olan yanı. Bazı tamlamalarda zaman bildiren bir söz. Vücut, beden. Artan, geriye kalan bölüm. Bir şeyin dış yüzü, yüzey.

 

Mimar : Yapıların planını yapıp bunların gerçekleşmesini sağlayan kimse.

Biçim : Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.

Biçi : Erkek çocuk.

Bile : Da, de, dahi. Birlikte. Üstelik.

Üzer : Kaymak, süt, yoğurt yüzü. Ürem, faiz. Değiş tokuş sırasında üste alınan para. Can sıkıcı. Üst. Kaymak. Faiz. Can sıkıcı, üzücü.

Sili : Kilim, yünden dokunmuş yaygı. Arı, temiz. İffetli.

Kare : Kenarları ve açıları birbirine eşit olan dörtgen, dördül, murabba. İskambil oyunlarında aynı türden dört kâğıdın bir araya gelmesi. Bu biçimde olan.

Diğer dillerde Sütun altlığı anlamı nedir?

İngilizce'de Sütun altlığı ne demek ? : basis